01 Aralık 2009 Salı

Trabzon'da 4. Güneş dönemi


Trabzonspor, prensipte anlaşmaya vardığı Şenol Güneş ile resmi sözleşme imzaladı.

Teknik direktör Hugo Broos ile yollarını ayıran Trabzonspor, prensipte anlaşmaya vardığı Şenol Güneş ile resmi sözleşme imzaladı.

Bu sabah saatlerinde Trabzon'a gelen teknik direktör Şenol Güneş, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde düzenlenen geniş katılımlı imza töreniyle, 3,5 yıllık sözleşmeye imza attı.

İmza törenine, Trabzon Valisi Recep Kızılcık, Trabzon Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçoğlu, Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, sivil toplum örgütleri temsilcileri, Trabzonspor eski başkanlarından Salih Erdem, Ahmet Celal Ataman, Özkan Sümer, Divan Kurulu Başkanı Ali Özbak ve diğer kurul yetkilileri, yeni ve eski yöneticiler olmak üzere çok sayıda kişi katıldı.

Kulüp başkanı Sadri Şener, imza töreninde, ''Milli takımı dünya üçüncüsü yapmış Şenol Güneş hocamız tekrar kulübümüze hoşgeldiniz'' diyerek başladığı konuşmasında, şunları söyledi:

''Şenol hoca ile hiçbir zaman gönül bağlarımız kopmamıştı. Her zaman gönlümüz kendisiyle beraberdi. Geçirdiğimiz pek de iyi olmayan bir dönemden sonra kendisi ile Kore'de anlaşmasının bitmesi hasebi ile anlaşmaya vardık. Oldukça rahat anlaştık. Kulübün içinde büyüyen, görev yapan biri kendisi. Teşekkür ediyoruz. Kulübümüzde tam yetkili olarak çalışacaktır. Kendisine her türlü desteği vereceğimiz gibi sizden de bu desteği beklemekteyiz.''

Şener, imza töreninde geniş katılımın fazla olmasının, Şenol Güneş'in arkasında duruşu sergilemek açısından önemli olduğunu belirterek, ''Şenol hocamıza hoşgeldin diyor, bundan sonra hep beraber başarılar yaşayacağımızı umut ediyorum'' dedi.

-4. DÖNEMİ-

Şenol Güneş, teknik direktörlük hayatında Trabzonspor ile dördüncü kez sözleşme imzaladı. Bordo-mavili takımın teknik adamı, 1988-89 döneminde Werner Biscup, 1993-94 döneminde George Leekens, 2004-2005 sezonunda da Ziya Doğan'ın yerine göreve gelmişti.

Trabzonspor'da kaleci olarak forma giydiği yıllarda 6 şampiyonluk yaşayan Şenol Güneş, 1998-99 sezonunda Trabzonspor, 1989-92 yıllarında Boluspor, 1992-1993 sezonunda İstanbulspor, 1993-1997 sezonunda Trabzonspor, 1997-98 sezonunda Antalyaspor, 1998-99 sezonunda Sakaryaspor'da görev yapmıştı.

Güneş, 2000 yılında göreve getirildiği (A) Milli Futbol Takımı'nda, 2002 yılında Dünya üçüncülüğü başarısı yaşadı. 6 Mart 2004'te milli takımdaki görevinden ayrılan Güneş, 2004-2006 yılları arası Trabzonspor'u tekrar çalıştırdı.

FC Seoul takımında 2 yıldır görev yapan deneyimli teknik adamın, Güney Kore Kulübü ile sözleşmesi geçen ay sonunda sona ermişti.

Uzun süredir şampiyon olamayan Trabzonspor, Şenol Güneş'in teknik direktörlüğünde, 1995-96 sezonunda bu özleme son vermeye çok yaklaşmıştı.

A.A. .Google

Şok eden seks kanunları


Dünyanın pek çok ülkesinde, cinsel hayatla ilgili şok edici yasaklar var ..

İşte 'pes doğrusu!' dedirten şaşırtıcı seks yasaklarının listesi...

MOTOSİKLETTE OLMAZ!

seks yasaları LONDRA: İngiltere'nin başkentinde, motosiklet üzerinde seks yapılamıyor! Hareket halindeki motosiklette sevişmek zaten imkansız ama Londralı çiftler, park halindeki araçlarının üzerinde bile birlikte olamıyor!

TEŞHİRCİLİK DERT DEĞİL


MANCHESTER: İngiltere'nin Manchester şehrinde erkeklerin, süpermarket ve alışveriş merkezleri dışında teşhircilik yapmaları yasak! Erkekler bu iki mekanda, isterlerse, çırılçıplak bile dolaşabilirler.

SATRANÇ OYNANMAZ!


ESTONYA: Yolunuz başkent Tallinn'e düşer de, canınız seks yaparken satranç oynamak isterse; bu sevdadan vazgeçin. Çünkü bu ülkedeki seks yasakları arasında sevişirken oyun oynamak baş sırada yer alıyor.

BİRDEN FAZLA EŞ YOK


MACARİSTAN: Macaristan'da birden fazla kadınla evlilik yasak. Bu ülkede eğer bir erkek, iki kadınla evlenmeye kalkışırsa, ikisiyle birden yaşamaya mahkum ediliyor. Çünkü Macar Hukuku, bunun yeterince büyük bir ceza olacağını düşünüyor!

ÇİRKİN, GÜNEŞ GÖREMEZ

İTALYA: İtalya'nın Tropea şehrindeki bir kadın, eğer 'şişman, çirkin ya da genel olarak çekicilikten uzak' ise; plajda çıplak güneşlenmesi yasak.

EŞCİNSELLERE HAPİS VAR

FAS: Fas'ta bir insanın hemcinsiyle ilişkiye girmesi, para cezasından başlayıp üç yıl hapse kadar uzanan geniş bir yelpazede karşılık buluyor.

YANAKTAN ÖPÜŞÜLMEZ

BAE (Birleşik Arap Emirlikleri): Bu ülkede, yanağa kondurulan bir öpücük bile kanuna aykırı hareket etmek anlamına geliyor. Çünkü bunun toplum için zararlı bir davranış olduğu düşünülüyor.

PORNO İZLEYEMİYORLAR

İSRAİL: İsrail'de 2002 yılında yeni bir yasa yürürlüğe girdi ve bu yasayla, kablo ya da uydu kanallarında porno film izlemek yasaklandı. Cezası ise üç yıla kadar hapis!

BEKARET MARİFET DEĞİL!

GUAM: Pek çok ülkenin aksine Guam'da kızların bakire evlenmeleri yasak! Profesyonel bekaret bozucular, genç kızların bu sorununu derhal çözüyor ve onları evlilik hayatına birer kadın olarak yolluyor.

İnternette 'bilgi' tehlikesi!


Microsoft, "Bir kez internete yüklenen bilgi her zaman orada kalır" uyarısı yaptı.

Microsoft Güvenli Bilişim Stratejileri Direktörü Jacqueline F. Beauchere, bir kez internete yüklenen bilgilerin her zaman orada kaldığına işaret ederek, ''Bir kere online olan, her zaman online kalır. Bu yüzden online olarak yüklediğiniz şeylerin içeriğinin ne olduğunun bilincine varın'' dedi.

Microsoft'un online güvenlik ve özellikle çocukların güvenliği konusunda çalışmalarına ilişkin olarak AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Beauchere, çocuklara ve yetişkinlere yönelik online güvenlik sorunlarını 3 başlık altında değerlendirdiklerini belirterek, bu başlıkları, içerik, iletişim ve ticaretten kaynaklanan riskler olarak sıraladı.

İçerik sorunlarının doğru olmayan bilgiler, kuşkulu materyaller, nefret içeren söylemlerden kaynaklanabildiğini kaydeden Beauchere, özellikle çocukların, sonuçlarının ne olacağını düşünmeden internete yükledikleri resim, video ve benzeri içerikler dolayısıyla ''online itibar'' sorunları yaşayabildiğine dikkati çekti.

Beauchere, online itibar sorununa ilişkin şunları kaydetti:

''Örneğin internette yer alan bir videoda bir çocuk bir başka çocuğu dövüyor. Çocuklar bunun gelecekte kendileri için sorun olabileceğini fark etmiyorlar. ABD'de başlatacağımız bir çalışma ile üniversitelere kabulleri gerçekleştiren görevliler, bu süreçte öğrencilerin çocukluklarında yüklenmiş bu tür kuşku uyandıracak ya da sorunlu materyalleri görmek üzere araştırmalar yapıyorlar mı diye bakacağız. Bu yüzden çocuklara her zaman şunu söylemeye çalışıyoruz; 'Bir kere online olan, her zaman online kalır. Bu yüzden online olarak yüklediğiniz şeylerin içeriğinin ne olduğunun bilincine varın'.''

-''OKULLARDAKİ KABADAYILIK, NETTE DEVAM EDİYOR''-

İletişimden kaynaklanan riskler içinde özellikler çocuklar arasında ''net kabadayılığı'' (cyberbullying) sorunuyla sık sık karşı karşıya kaldıklarını anlatan Beauchere, bu yolla okullarda, oyun bahçelerinde, sokaklarda yaşanan şiddetin çocukları evlerine kadar takip ederek, MSN'de, e-maillerde, sosyalleşme sitelerinde devam ettiğini söyledi.

İnternet üzerinden tek bir çocuğa karşı diğer çocukların hep birlikte harekete geçerek hakkında rahatsız edici ve kötü şeyler söylediğini aktaran Beauchere, ''Bu, çok ciddi sorunlara neden olabiliyor. ABD'de çocukların bu net kabadayılığı sonucunda intihar ettikleri durumlar yaşandı. ABD'li ergenlerin yüzde 43'ü, geçen bir yıl içerisinde bir tür siber-şiddet ve kabadayılıkla karşı karşıya kaldığını söylüyor'' şeklinde konuştu.

Gençlerin, yetişkinlere göre teknoloji ile çok daha yakın bir ilişki kurduğunu, ailelerin yeterince bilgili olmamaları nedeniyle çocuklara müdahale edemediğini ifade eden Beauchere, ailelerin çocukla internet arasındaki ilişkiye müdahil olması gerektiğini vurguladı.

-''GÜNLÜK E-POSTALARIN YÜZDE 97'Sİ SPAM''-

Beauchere, ticaret konusunda ise spam mailler nedeniyle yaşanan sıkıntıya işaret ederek, ''Günlük dolaşıma giren e-postaların yüzde 97'sinin spam olduğu tahmin ediliyor. Bloklama teknolojileri sayesinde bütün bu spamleri görmüyoruz. Örneğin Microsoft Hotmail hergün 3,3 milyar spam mesajı blokluyor'' diye konuştu.

2008 yılında siber suçların küresel maliyetinin 1 trilyon doları bulduğunu bildiren Beauchere, aynı yıl içinde 1 milyondan fazla ABD vatandaşının, online kimlik çalınmasının kurbanı olduğunu belirtti.

Beauchere, Microsoft'un güvenlik istihbarat raporuna göre Türkiye'nin kötü amaçlı yazılımlardan (malware) en fazla zarar gören ülkeler sıralamasında dördüncü sırada yer aldığını kaydederek, ''Türkiye'de en çok rastlanan 10 tehdidin tamamı kötü amaçlı yazılımlardan kaynaklanıyor. Yani hepsi kriminal amaçlarla kullanılıyor. Türkiye'deki bu durum başka hiçbir yerde görülmüyor'' dedi.

Kötü amaçlı yazılımlarla potansiyel olarak istenmeyen yazılımlar arasındaki farka işaret eden Beauchere, ikincisinin arkasında legal bir şirket bulunduğunu, ilkinin ise tamamen suç amaçlı olduğunu vurguladı.

-''AİLE KONTROLÜ OLANLARIN SADECE YÜZDE 10'U KULLANIYOR''-

Jacqueline Beauchere, insanlara paylaştıkları bilgiler konusunda çok dikkatli olmaları tavsiyesinde bulunarak, şöyle konuştu:

''Herkesin kişisel bilgi tanımlaması farklı olabilir ama insanlar sizin hakkınızda bilgi kırıntılarını bir araya getirebilir ve kim olduğunuz konusunda yeterli bilgiye sahip olarak kimliğinizi çalabilir, sizin adınıza suç işleyebilir. Bu nedenle insanlara özellikle sosyalleşme sitelerinde çok dikkatli olmalarını söylüyoruz. Gerçek isminizi ya da isminizin tamamını paylaşmayın, fotoğraf yüklerken bu fotoğraflarda bazı bilgilerin yer almamasına dikkat edin. Örneğin bazı çocukların fotoğraflarında okullarının isimlerinin yazdığı tişörtler ya da evlerinin sokağı ve numarası görünebiliyor. Ve son olarak, 'tıklamadan önce düşünün' diyoruz.''

İnternette aile koruma paketlerinin kullanımının önemine dikkati çeken Beauchere, aile kontrolüne erişime sahip ailelerin sorduk, yüzde 10'dan azının bunu kullandığını söyledi.

-''ÇOCUKLAR HEM KURBAN HEM SUÇ İŞLEYEN KONUMDA''-

Çocuklara yönelik en önemli sorunlardan birinin de çocukları istismar etmeye yönelik girişimler olduğunun altını çizen Beauchere, bu konuda çocukların kendilerini bu saldırılara açık hale getirecek riskli davranışlarda bulunduklarını dile getirdi.

Beauchere, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Öte yandan, çocukların çocuklara verdiği zararlar da önemli. Örneğin bir kız çocuğu tahrik edici fotoğraflar çekip erkek arkadaşına yolluyor ve o herkese dağıtıyor. O da kızın itibarı açısından ciddi sorunlara yol açıyor. Bugünlerde çocuklar her şeylerini paylaşıyor. Şifrelerini, kullanıcı bilgilerini vs. Ancak biz 'bu bilgileri en iyi arkadaşlarınızla bile paylaşmayın' uyarısında bulunuyoruz.

Çocuklar kurban olmanın yanı sıra suç işleyen konumda da bulunabiliyor. Net kabadayılığı yapıyorlar, yasal olmayan şekilde internetten içerik indiriyorlar. Online güvenlik dediğimizde çocukları her açıdan düşünmeliyiz. Genelde kurban olarak bahsediyoruz ama aynı zamanda suçu işleyen de olabiliyorlar.''
GDO'lu gıdaları ve GDO'yu Türkiye'ye sokulmasına izin verenler ve de Türkiye'ye sokanlar,

a) İlk önce dünya topraklarına,
b) İnsanlığa,
c) Türkiye'ye ve o güzelim verimli topraklarına,
d) Çiftçiye,
e) Tüketiciye,
f) GDO'suz kalan diğer bitkilere,
g) İster ot, ister et yiyen diğer uçan-uçamayan, ister çok küçük minicik, ister orta veya büyük olan tüm canlılara,

İhanet içindedirler ve de haindirler. İnsanlıktan nasiplenmemişlerdir.

Arıların bir faydası daha!

Arılar toprağı tutan bitkilerin tozlaşmasına destek oluyor.

Dünyanın en önemli tozlayıcı böceği olarak bilinen arılar toprağı tutan bitkilerin tozlaşmasına destek olarak yayılmasını sağlıyor, bitkisel üretiminin yüzde 75'inde aktif rol oynuyor.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2007 yılında hava şartları nedeniyle 60 bin tonda kalan bal üretiminin 2008 yılında 75 bin ton civarında gerçekleştiğini söyledi.

Türkiye'de yaklaşık 4,5 milyon arılı kovan bulunduğunu dile getiren Yılmaz, bu kovanların 3 milyon 300 binini kayıt altına aldıklarını, diğerleri konusunda da çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Bal üretilmese bile arıların beslenmesi, üretilmesi ve sayılarının artırılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

''Bitkisel üretim arılar sayesinde oluyor. Dünyada en önemli tozlayıcı böcek olan arılar, tozlaşmayı sağlayarak toprağı koruyan otsu ve odunsu bitkilerin yayılmasında önemli rol üstleniyor. Bitkilerin yayılması erozyonu önlüyor. Toprağa tohum düşmeden bitkilerin yayılması ve üretiminin devamı mümkün değil. Endemik bitkiler bile arılar sayesinde korunuyor, gelişiyor. Arıların bir kaç yıl görev yapmadığını düşünün. Endemik bitkiler yok olur, erozyon hızlanır.''

-ABD'DE ÇİFTÇİLER ARICILARA KİRA ÖDÜYOR-

Yılmaz, bu faydasının yanı sıra arıların bitkisel üretimin yüzde 75'inde aktif rol oynadığını belirterek, yurt dışında yapılan araştırmalara göre, insan gıdasını oluşturan bitkilerin önemli bölümünün arıların yaptığı tozlaşmaya ihtiyaç duyduğunu bildirdi.

ABD başta olmak üzere birçok gelişmiş ülkede, tarımsal üretimde arılara büyük önem verildiğini ifade eden Yılmaz, ''ABD'de arıların yeterli dölleme yapmaması nedeniyle 2007 yılında tarımsal üretimde zararın 15 milyar dolar olduğu söyleniyor. Arıların ABD ekonomisine katkısı milyarlarca doları buluyor. Arıların çalışması, dölleme yapabilmesi için yoğun çaba harcanıyor'' dedi.

Yılmaz, ABD'li çiftçilerin arıcılara verdiği kira ücretinin toplam 40 milyon doları bulduğunu belirterek, ''Arıcı gidiyor belirlenen bahçe ve çevresine konaklıyor. Arıcıların gelirinin yüzde 60'ı kiradan geliyor. Bizim ülkemizde bu tersine işliyor. Avrupa ülkeleri ve ABD'de kovan kiralama yöntemi yaygın iken Türkiye'de arıcılar kovuluyor. Asıl üretici arılardır. Bal arıları korumak zorundayız'' diye konuştu.

Yerli arama motoru geliyor


Acarer, yerli arama motorunu 2010 yılında tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, ''yerli arama motoru'' kurulmasına yönelik çalışmaları 2010 yılında tamamlamayı hedeflediklerini ve ''Anaposta Projesi'' kapsamında, her çocuğun doğar doğmaz nüfus cüzdanında yazılı olan bir posta adresine sahip olacağını bildirdi.

AA muhabirine bilgi veren BTK Başkanı Acarer, ''Youtube'' ve ''Google'' başta olmak üzere mevcut tüm arama motorlarının yabancı kaynaklı olduğunu hatırlatarak, ''Bu nedenle, şu andaki internet yoluyla yapılan her türlü haberleşme yabancı ülkelere gidiyor, oralardan geri geliyor. İşin bu açıdan bir güvenlik tarafı var'' dedi.

Mevcut yabancı arama motorlarının Türkiye'nin ihtiyaçlarına cevap vermediğini, ülke hassasiyetlerine zaman zaman duyarsız kaldığını ifade eden Acarer, Türkçe karakterlerden kaynaklanan sıkıntılar da yaşandığını dile getirdi.

Acarer, şunları kaydetti:

''Yerli arama motorunun kurulmasına yönelik çalışmaları 2010 yılında tamamlamayı hedefliyoruz. Çalışmalarımızı, üniversitelerin yanı sıra işletmecilerle birlikte sürdürüyoruz. Yerli arama motorunun Türkiye'nin yanı sıra Türk cumhuriyetleri ile İslam ülkelerinde de çok tutulacağını ve bu ülkelerin bizim arama motorumuza çok daha fazla güveneceğini düşünüyorum.''

-E-POSTA ADRESLERİ NÜFUS CÜZDANINA YAZILACAK-

Yerli arama motoru kurulması çalışmaları kapsamında ''Anaposta Projesi''ni de yürüttüklerini anlatan Acarer, şöyle konuştu:

''Proje kapsamında, 70 milyon vatandaşımızın her birine 10 GB mail kotası olan bir elektronik posta adresi verilebilecek. Her çocuk doğar doğmaz nüfus cüzdanında yazılı olan bir posta adresine sahip olacak. 70 milyon kişinin TC kimlik numarası eşleşmesi seviyesinde kullanılabileceği bir mobil ağ sağlanmış olacaktır. Yahoo, Hotmail, Gmail gibi yabancı ve güvenli olmayan posta adresleri ve ağları kullanılmamış olacak. İslam ülkeleri ile Türk cumhuriyetleri, Türkiye'nin posta altyapısını tercih edeceklerinden, uluslararası büyük bir ağ ve internet haberleşme ortamı sağlanmış olacak.''

Projenin yazılım altyapısının tamamlandığına ve test uygulamalarının başlatıldığına dikkati çeken Acarer, ''Bu ölçekte geliştirilecek bir projenin uygulamaya sunulması ve ulusal bir e-posta altyapısının kurulması, teknik, ekonomik ve soysal açıdan ülkemize büyük prestij ve kazanımlar sağlayacak'' dedi.

-YOUTUBE'DAN TÜRKÇE VERSİYON İSTENDİ-

Youtube internet sitesine erişimin 17 Ocak 2008'de Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesinin kararıyla ''Atatürk'le ilgili özel bir kanun'' nedeniyle engellendiğini hatırlatan Acarer, söz konusu engellemenin kaldırılması için Youtube yetkilileri ile pek çok görüşme yapıldığını söyledi. Görüşmelerden 3'üne Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın da katıldığını ifade eden Acarer, ''Bu görüşmelerde, Türkiye'ye özgü, Türkçe bir versiyon geliştirmesi gibi çok makul öneriler getirildi. Son görüşmenin üzerinden 3 ay geçmesine rağmen, Youtube'dan ses seda çıkmadı. Youtube'un bu konuda adım atmasını, çözüm önerisi getirmesini bekliyoruz'' diye konuştu.

Acarer, Youtube'un 22 ülke için o ülkelerin dilinde özel versiyonlar geliştirdiğini de kaydetti.

İşçiyken Nijerya'da kral oldu


İngiltere'den ülkesine döndü hayatı değişti...

İngiltere’nin Derby Kenti’nde havaalanında işçi olarak çalışan Christopher Ejiofor, iç savaş yüzünden kaçtığı ülkesi Nijerya’ya dönünce kral oldu.

EAST Midlands Havaalanı’nda güvenlik müfettişi olarak çalışan Christopher Ejiofor, üç yıl süren iç savaştan sonra 1970’de kaçtığı ülkesine dönünce seçimle Igwe Eyaleti’nin kralı oldu. 63 yaşındaki Ejiofor iç savaştan önce orduya askeri danışmanlık yapan üst düzey bir görevliydi. İç savaşın çıkmasından sonra hapse atılan Ejiofor önce Gabon’a daha sonra ise İngiltere’ye kaçtı. Yeni ülkesinde Ejiofor bir havaalanında işçi olarak çalışmaya başlayıp sakin bir hayat sürdü. Ejiofor yıllar sonra ise ülkesine dönmeye karar verince yönetimin başına getirilmek istendi. Geçen cumartesi ülkesine dönen Ejiofor, eyalette yapılan seçimlerin ardından kral seçildi. Derby’de müstakil küçük bir evde yaşarken, şimdi 100 bin kişiyi yöneten bir kral olan Ejiofor, kendisi için düzenlenecek büyük bir partiyle tacını takacak.