5 Haziran 2026 Cuma

Mayıs ayı enflasyon rakamları açıklandı


Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %32,61 arttı, aylık %1,71 arttı.

TÜFE'deki (2025=100) değişim 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,71 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %16,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,61 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,24 artış olarak gerçekleşti.

TÜFE yıllık değişim oranları (%), Mayıs 2026

TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık %34,86 arttı

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %34,86 artış, ulaştırmada %34,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %45,59 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,60, ulaştırmada 5,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,07 yüzde puan oldu.

TÜFE ana harcama gruplarının yıllık değişim oranları ve genel endeks değişimine katkıları, Mayıs 2026

TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık %34,86 arttı

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %34,86 artış, ulaştırmada %34,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %45,59 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,60, ulaştırmada 5,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,07 yüzde puan oldu.

TÜFE ana harcama gruplarının yıllık değişim oranları ve genel endeks değişimine katkıları, Mayıs 2026

TÜFE ana harcama gruplarının aylık değişim oranları ve genel endeks değişimine katkıları (%), Mayıs 2026

Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5'li Düzey) 2026 yılı Mayıs ayı itibarıyla, 28 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 9 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 137 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.

Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık %31,30 arttı, aylık %2,87 arttı

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %2,87 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %14,93 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,30 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %31,74 artış olarak gerçekleşti.


Memur ve memur emeklileri 2026'nın ilk yarısı için yüzde 6,85 enflasyon farkı ve yüzde 11 de toplu sözleşme zammı almıştı. 2026 ayının ilk beş ayının enflasyon rakamları açıklandı. Ocak ayında enflasyon yüzde 4,84 çıktı. Şubat ayında yüzde 2,96 çıktı. Mart ayında yüzde 1.94 çıktı. Nisan ayında yüzde 4,18 çıktı. Mayıs ayında da yüzde 1,71 çıktı. 5 aylık kümülatif enflasyon oranı yüzde 16,61 oldu. 

Açıklanan enflasyon rakamlarına bakıldığında memur ve memur emeklilerinin aldığı yüzde 11 toplu sözleşme zammının tamamı ile birlikte yaklaşık yarısı ilk 5 ayda erimiş oldu. Haziran ayında çıkacak enflasyon rakamı memur ve memur emeklilerinin alacağı enflasyon farkını de netleştirecek.

5 aylık kümülatif enflasyon çıktığı için memur ve memur emeklileri bugünden yüzde 5,41 oranında enflasyon farkı oranında alacaklı hale geldi.

Temmuz ayında tüm kamu personelinin maaşlarına ayrıca Haziran ayında çıkan enflasyona göre enflasyon farkı ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararıyla belirlenen yüzde 7'lik zam eklenecek.

2026 Yılı ÜFE-TÜFE Oranları


Ocak - 2026ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre2,674,84
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre2,674,84
Bir Önceki Yıla Göre27,1730,65
Oniki Aylık Ortalamalara Göre25,3933,98

Şubat - 2026ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre2,432,96
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre5,167,95
Bir Önceki Yıla Göre27,5631,53
Oniki Aylık Ortalamalara Göre25,6033,39

Mart - 2026ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre2,301,94
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre7,5810,04
Bir Önceki Yıla Göre28,0830,87
Oniki Aylık Ortalamalara Göre25,9832,82

Nisan - 2026ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre3,174,18
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre10,9914,64
Bir Önceki Yıla Göre28,5932,37
Oniki Aylık Ortalamalara Göre26,4832,43

Mayıs - 2026ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre2,751,71
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre14,0416,61
Bir Önceki Yıla Göre28,9332,61
Oniki Aylık Ortalamalara Göre26,9632,24

2026 Mayıs ayı enflasyon rakamları açıklandı


TÜFE'deki (2025=100) değişim 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,71 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %16,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,61 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,24 artış olarak gerçekleşti.

Yİ-ÜFE (2003=100) 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %2,75 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %14,04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %28,93 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %26,96 artış gösterdi.

4 Haziran 2026 Perşembe

Türkiye’de enflasyonun derinleşen krizi

 

Türkiye’de enflasyon artık günlük hayatın merkezine yerleşmiş durumda. Market fiyatları sürekli değişiyor. Kiralar yükseliyor. Ulaşım, enerji ve temel ihtiyaç giderleri her geçen ay daha ağır hale geliyor. Vatandaşın alım gücü zayıflarken ekonomik belirsizlik toplumun her kesiminde hissediliyor. Bu tabloyu tek bir nedene bağlamak mümkün değil. Çünkü Türkiye’deki enflasyon birçok iç ve dış faktörün aynı anda etkili olduğu karmaşık bir yapıya dönüştü.

Dünyadaki ekonomik düzen son yıllarda büyük bir değişim geçiriyor. Uzun süre boyunca küreselleşme sayesinde düşük maliyetli üretim ve ucuz taşımacılık sistemi vardı. Şimdi ise korumacılık yükseliyor. Büyük devletler arasındaki siyasi rekabet tedarik zincirlerini parçalayarak maliyetleri artırıyor. Ticaret yollarındaki güvenlik sorunları da bu süreci daha ağır hale getiriyor.

Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmalar enerji fiyatlarını uzun süre yüksek seviyelerde tuttu. Türkiye’nin enerji alanında dışa bağımlı olması bu maliyet artışını doğrudan ekonomiye taşıdı. Sanayi üretiminde kullanılan enerji pahalandıkça fabrikaların üretim giderleri yükseldi. Çimento, demir-çelik, lojistik ve tarım gibi alanlarda maliyet baskısı daha belirgin hale geldi. Bu artışlar zamanla market raflarına kadar ulaştı.

Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı çevresindeki krizler de küresel ticaret üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Deniz taşımacılığında yaşanan aksaklıklar navlun fiyatlarını yükseltti. Teslimat süreleri uzadı. Türkiye’de üretim yapan birçok firma ithal ara malına bağımlı olduğu için bu gelişmeler doğrudan üretim maliyetlerine yansıdı. Küresel düzeyde yaşanan her lojistik problem içeride yeni zam dalgalarını hızlandırdı.

Tarım sektöründe de benzer bir sorun var. Türkiye son yıllarda tohum üretiminde önemli ilerleme kaydetmiş olsa da gübre, mazot ve zirai ilaç gibi temel girdilerde dışa bağımlılık devam ediyor. Çiftçi üretim yaparken yüksek maliyetlerle karşılaşıyor. Kur artışı yaşandığında tarımsal üretim giderleri de hızla yükseliyor. İklim değişikliği ve kuraklık riski eklenince gıda fiyatları üzerindeki baskı daha da artıyor.

Enflasyonu hızlandıran bir başka unsur ise şirketlerin fiyatlama davranışları oldu. Küresel kriz ortamı birçok firma için güçlü bir gerekçeye dönüştü. Bazı şirketler maliyet artışının çok üzerinde fiyat yükseltti. Tüketici tarafında oluşan “yarın daha pahalı olacak” düşüncesi bu süreci hızlandırdı. İnsanlar fiyatların sürekli yükseleceğine inandıkça harcamalarını öne çekmeye başladı. Böylece piyasadaki fiyat artışları kendi kendini besleyen bir döngüye dönüştü.

Toplumdaki beklenti bozulması ekonomik sorunları daha ağır hale getiriyor. Vatandaş geleceğe güven duymadığında tasarruf yapmak yerine hızlı tüketime yöneliyor. Özellikle kira piyasasında bu durum çok net görülüyor. Ev sahipleri gelecekte maliyetlerin daha da artacağını düşündüğü için fiyatları sürekli yukarı çekiyor. Aynı davranış birçok hizmet sektöründe de ortaya çıkıyor.

6 Şubat depremlerinin ekonomiye yüklediği maliyet de enflasyon üzerinde önemli etki bıraktı. Yeniden inşa süreci büyük kamu harcamalarını beraberinde getirdi. İnşaat sektöründeki yoğun talep çimento, demir ve enerji maliyetlerini artırdı. EYT düzenlemesinin bütçe üzerindeki yükü ve kıdem tazminatı ödemeleri de piyasadaki talep baskısını güçlendirdi.

Türkiye’nin önündeki en önemli mesele üretim yapısını güçlendirmek ve dışa bağımlılığı azaltmaktır. Enerji alanında yenilenebilir kaynaklara yönelmek büyük önem taşıyor. Tarımda verimlilik artırılmadan gıda fiyatlarını kalıcı şekilde düşürmek zor görünüyor. Lojistik altyapının güçlendirilmesi ve sanayide yüksek katma değerli üretime geçilmesi de ekonomik dayanıklılığı artırabilir.

Avrupa ülkelerinin Çin’e olan bağımlılığı azaltma arayışı Türkiye için önemli bir fırsat sunuyor. Türkiye güçlü sanayi altyapısı ve coğrafi konumu sayesinde yeni dönemde bölgesel üretim merkezi olabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi için uzun vadeli planlama gerekiyor. Çünkü enflasyon bugün Türkiye ekonomisinin en ağır yapısal sorunlarından biri haline gelmiş durumda.

3 Haziran 2026 Çarşamba

Türkiye elektrik şebekesinde yeni rekor: En temiz üretim karması 28 Mayıs'ta görüldü

 

CO2Free.energy platformundaki gerçekleşmiş üretim ve karbon yoğunluğu verilerine göre Türkiye elektrik şebekesi, 28 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 12:00'de (TRT) yeni bir rekor düşük karbon yoğunluğu seviyesine ulaştı.

Bu saatte hesaplanan gerçekleşmiş karbon yoğunluğu 160,0 gCO2/birim oldu. Platformun normalize edilmiş Grid Carbon Intensity (GCI) göstergesi ise bu saat için 0,0 değerini aldı. Bu, mevcut veri setinde Türkiye için izlenen en düşük gerçekleşmiş karbon yoğunluğu seviyesi.

Rekorun Kurban Bayramı tatili döneminde oluşması da ayrıca önemli. Tatil günlerinde sanayi ve ticari tüketimin zayıflamasıyla elektrik talebi normal iş günlerine göre daha düşük seyredebiliyor. 28 Mayıs'ta buna güçlü güneş ve hidro üretimi de eklenince, Türkiye elektrik üretim karması karbon yoğunluğu açısından veri setindeki en temiz saatlerden birine değil, doğrudan yeni rekor düşük seviyeye ulaştı.

Türkiye’nin kurulu gücündeki artış geçtiğimiz ay önemli oranda yavaşlama gösterdi.

Türkiye Elektrik İletim A.Ş. verilerine göre bu yılın Mayıs ayında Türkiye’nin kurulu gücü 26 MW artış gösterdi. Bu artışı da 66 lisanssız güneş enerjisi yatırımı sağladı.

Kurumun verilerine göre Türkiye’nin kurulu gücü bir önceki ay 350 MW, yılın ilk dört aylık döneminde ise 3.035 MW’lık artış göstermişti.

Mayıs ayındaki artış sonrası Türkiye’nin kurulu gücü 125.481 MW’a ulaşmış oldu.

Bu gücün içinde en büyük pay 26.840 MW ile güneş enerjisi yatırımlarının olurken, ikinci sırada 24.748 MW ile doğal gaz santralleri, üçüncü sırada ise 23.869 MW ile barajlı hidroelektrik santralleri geliyor.