4 Mayıs 2026 Pazartesi

Klasik ve neoklasik iktisat teorileri ekonomiyi “değer” üzerinden açıklar ve piyasaların kendi kendine dengeye gelip en iyi sonucu üreteceğini savunur. Bu yaklaşımda bireyler rasyonel, bilgi tam, rekabet kusursuz kabul edilir. Ancak bu varsayımlar gerçek hayatta neredeyse hiç yoktur. Daha önemlisi, bu teoriler ekonominin en kritik unsuru olan para ve finans sistemini ya ihmal eder ya da modelin dışında bırakır.

Oysa günümüz kapitalizmi, üretimden çok finansal ilişkiler, borçlanma, para akımları ve krizler üzerinden şekillenmektedir. Hyman Minsky’nin de vurguladığı gibi, kapitalist sistem doğası gereği istikrarsızdır ve kriz üretir. Bu nedenle, sürekli denge varsayan klasik ve neoklasik modeller bu sistemi açıklamakta yetersiz kalır.

Gerçek dünyayı anlamak için “kusursuz piyasa” gibi teorik kabullere değil, paranın, finansın ve krizlerin merkezde olduğu daha gerçekçi bir iktisat yaklaşımına ihtiyaç vardır.

Hiç yorum yok: