“Fazla samimiyet, saygıyı azaltır.
Çok sevgi, nankörlük getirir.
Çok iyilik, suistimal edilir…
İnsan ilişkilerinde çok’lar sıkıntılıdır.
Denge esastır.” (Doğan Cüceloğlu)
Bu söz, insan ilişkilerinde ölçünün ve sınırların önemine dikkat çeker. Elbette her fazla samimiyet saygıyı azaltmaz, her sevgi nankörlük doğurmaz ya da her iyilik suistimal edilmez. Ancak ilişkilerde sınırlar kaybolduğunda, insanlar zamanla verilen değeri olağan görmeye başlayabilir. Sürekli fedakârlık yapan kişinin emeği görünmez hale gelebilir; sürekli anlayış gösteren kişinin anlayışı hak edilmiş bir ayrıcalık gibi algılanabilir.
Sağlıklı ilişkilerin temelinde sevgi kadar özsaygı, yakınlık kadar sınır, fedakârlık kadar denge vardır. İnsan, karşısındakine değer verirken kendisini yok saymamalı; yardım ederken bağımlılık oluşturmamalı; samimi olurken saygı mesafesini tamamen ortadan kaldırmamalıdır.
Hayatın birçok alanında olduğu gibi ilişkilerde de sorunların önemli bir kısmı eksikliklerden değil, ölçüsüzlüklerden kaynaklanır. Azı kadar çoğu da zarar verebilir. Bu nedenle mesele sevgiyi, iyiliği veya samimiyeti azaltmak değil; onları yerinde, zamanında ve dengeli biçimde yaşatabilmektir.
Belki de insan ilişkilerinin en zor ama en değerli kuralı şudur. “Ne eksik bırakacak kadar uzak, ne de değersizleştirecek kadar fazla olmak. Dengeyi koruyabilmek.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder