26 Mart 2009 Perşembe

İşte son seçim anketi


Son seçim anketine göre İstanbul, Ankara ve diğer illerde son durum ne?

Political Researcher tarafından yapılan yerel seçim anketi AKP’nin 2004 yerel seçimlerinden bu yana oy kaybetmediğini ortaya koyarken oyların yüzde 41.7’sini alacağını gösterdi.

Polıtıcal Researcher tarafından 5 bin 768 kişi 16 Büyükşehir ve 12 il belediyesi arasında yapılan anket 3 gün sonra yapılacak yerel seçimlere ilişkin önemli açılımlarda bulundu.
Araştırmaya göre, AKP’nin son genel seçimlere göre bir nebze oy kaybına uğrasa bile, 2004 Yerel seçimleri ile kıyaslandığında oy oranını koruyacağını gözler önüne serdi. Buna karşın Ana muhalefet Partisi CHP ise hem son genel seçimlere oranla, hem de 2004 yerel seçimlerine oranla oy oranını önemli ölçüde artırarak seçimleri tamamlayacak, hem il belediyesi sayısını hem ilçe belediyesi sayısını artıracak.

-ANKARA’DA KIYASIYA MÜCADELE-

Ankete göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde AKP oyların yüzde 44.4’ünü alırken, CHP yüzde 37.2’sini, SP yüzde 5.5’ini, MHP yüzde 4.6’sını, DTP yüzde 4.2’sini, DSP ise yüzde 1.6’sını alabiliyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde ise AKP adayı Melih Gökçek ile CHP adayı Murat Karayalçın arasında çok düşük bir farkın olduğu gözler önüne serildi. Ankara’da oyların yüzde 35.9’unu Melih Gökçek alırken, Karayalçın ise oyların yüzde 35.2’sini alabiliyor. MHP adayı Mansur Yavaş ise oyların yüzde 27.1’ini alabiliyor.

-İZMİR AÇIK ARA CHP’NİN-

İzmir’de ise oyların büyük bir bölümü CHP’ye gidiyor. Araştırmaya göre, CHP oyların yüzde 52.1’ini alırken AKP yüzde 29.6’da kaldı. MHP oyların yüzde 10’unu DTP ise yüzde 3.9’unu alıyor. Diğer partiler ise yüzde 4.4’lük oyu paylaşıyor.
Bursa’da ise yine çekişme olduğu ortaya çıktı. Araştırmaya göre, oyların yüzde 31.9’luk kısmı AKP adayına verilirken yüzde 30.9’u ise CHP adayının olacak. MHP’ye verilen oy miktarı yüzde 18.2’de kalırken DP yüzde 14.1, SP yüzde 2.5 oy alabiliyor.

-KOCAELİ’DE CHP ÖNDE-

Kocaeli için ise sürpriz bir sonuç ortaya çıktı. Oylar özellikle iki parti arasında dağılırken oyların yüzde 42.9’unu CHP, yüzde 41.7’sini ise AKP adayı alıyor. Kocaeli’de SP ise yüzde 7.9 oy arında kalırken, MHP yüzde 4.3 oy alabiliyor.
Adapazarı’nda ise oyların yüzde 33.1’i MHP’ye gidiyor. MHP’yi yüzde 31.4’lük oy oranıyla AKP takip ederken, CHP yüzde 19.8 oy alabiliyor. Adapazarı’nda SP ise oy oranını yüzde 12.2’ye taşıyabiliyor.

-KONYA VE KAYSERİ’DE AKP EZİCİ ÜSTÜNLÜK SAĞLIYOR-

Konya’da ise AKP büyük bir farkla birinci parti olarak çıkıyor. Konyalılar oyların yüzde 60.8 gibi büyük bir kısmını AKP’ye verirken SP ise oyların yüzde 27.9’unu alarak ikinci parti oluyor. CHP ise oyların yüzde 4.7’sini alabilirken MHP yüzde 4.1’de kalıyor.
Kayseri’de de Konya’dakine benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Oyların yüzde 67.3 gibi büyük bir kısmı AKP’ye verilirken yüzde 16.9’u MHP’ye, yüzde 8.1’i CHP’ye, yüzde 5.2’si ise SP’ye veriliyor.

-ADANA’DA MHP ÖNDE-

Eskişehir’de ise DSP adayı oyların büyük bir kısmını alarak birinci parti oluyor. Oyların yüzde 47.8’i DSP adayına verilirken yüzde 35.3’ü AKP adayına, yüzde 7.2’si MHP adayına, yüzde 5.9’u ise CHP adayına veriliyor.
Adana’da ise MHP son haftaya önde giriyor. Oyların yüzde 35.3’a MHP’ye verilirken yüzde 39.8’i AKP’ye gidiyor. CHP yüzde 20.3 oy oranında kalırken DTP yüzde 6.3, SP yüzde 4.7 oy alabiliyor.

Antalya’da ise oyların yüzde 41.1’i AKP’ye, yüzde 38.4’ü CHP’ye, yüzde 9.2’si MHP’ye, yüzde 9.1’i DP’ye veriliyor.

-MERSİN’DE CHP, DİYARBAKIR’DA DTP-

Mersin’de ise oyların yüzde 32.3’ü CHP’ye verilirken, yüzde 23.6’sı DTP’ye, yüzde 21’i AKP’ye yüzde 20.8’i ise MHP’ye gidiyor.
Samsun’da da CHP ile AKP arasında çekişme yaşanırken AKP son haftaya önde giriyor. AKP oyların yüzde 39.5’ini alırken, CHP oyların yüzde 36.4’ünü alabiliyor. MHP yüzde 12’de kalırken DP ise yüzde 7.8 oy alabiliyor.
Diyarbakır’da ise DTP açık ara önde gidiyor. Oyların yüzde 58.1’ini DTP alırken yüzde 30.2’sini ise AKP alabiliyor. SP yüzde 4.5, CHP ise yüzde 3.9 oy alabiliyor.
Gaziantep’te ise oylar AKP ve CHP arasında bölünüyor. AKP oyların yüzde 45.6’sını alarak az farkla önde giderken CHP oyların yüzde 43.7’sini alabiliyor. SP yüzde 4.8, MHP ise yüzde 3.1 oy alabiliyor.

Erzurum’da ise oyların yüzde 52.1’i AKP, yüzde 34.2’si MHP, yüzde 6.9’u SP, yüzde 3.3’ü ise CHP’ye veriliyor.

-AKP OY ORANINI KORUDU CHP ARTIRDI-

Yapılan araştırmaya göre, Türkiye genelinde AKP oyların yüzde 41.7’sini alarak 2004 yerel seçimlerindeki oy oranını yakalamış oldu. Buna karşın CHP ise oyların yüzde 26.7’sini alarak oy oranını hem 2004 yerel seçimlerine hem de son genel seçimlere göre önemli oranda artırmış gözüküyor. Araştırmaya göre, MHP oyların yüzde 14.8’ini, DTP 6.1’ini, SP 4.6’sını, DP 2.4’ünü DSP ise 1.5’ini alabilecek.

Araştırmaya göre, illerde belediye başkanlıklarının büyük bir bölümü AKP’nin oluyor. Araştırmaya göre AKP belediyelerin en düşük 42’sini en fazla 55’ini alabilecek. CHP ise en az 11’ini en fazla 17’sini alabilecek. MHP belediyelerin 4-6’sını, DTP 5-7’sini DSP 1-2’sini alabiliyor.

Haber: ANKA

23 Mart 2009 Pazartesi

Kurtlar Vadisi'ne rakip dizi!


TRT 1"nin yeni dizisi, Kurtlar Vadisi ve Tek Türkiye'ye rakip olmaya hazırlanıyor.

Yapımcılığını İsmail Özer'in yaptığı "Aynadaki Düşman-Teşkilat" dizisinin ilk bölümlerinin çekimleri yapıldı ve fragmanları dönmeye başladı. Televizyon gazetesinin haberine göre; 14 Nisan'da TRT 1 ekranlarında yayınlanması planlanan dizide; Şafak Sezer, Fadik Sevin Atasoy, Mine Tugay, Mahir Günşıray, Haluk Piyes ve Elif Duru oynayacak.

Hakan Kurşun'un yönetmenliğini yapacağı "Aynadaki Düşman" dizisinin, HD formatında çekileceği ve yapımcı şirketin masraftan kaçınmadığı belirtiliyor. Dizi için 2500 metrekare kapalı alanda dizinin büyük bir plato kurulduğu belirtildi.

Kart borcumu ödeyemezsem başıma neler gelir?

23 Mart 2009
Güngör URAS
Milliyet

Ayşe Hanım Teyzem soruyor: Bugünlerde halkımız kredi kartı faizinden yakınıyor. Başbakanımız kredi kartı kullananları azarlıyor. Nedir bu kredi kartı sorunu? Kredi kartı kullanan ne kadar faiz ödüyor? Kredi kartı borcu nasıl katlanıyor? Ayşe Hanım Teyzeme bilgi vermek için sordum, soruşturdum. Önce faizlerle ilgili temel bilgiyi vereyim.

Kredi kartı borçlarında bankaların alabilecekleri faiz oranlarının sınırını Merkez Bankası belirliyor. Daha önceki belirlemeye göre, kredi kartı borcunu kapatamayanlar ve taksitlendirenler için, en yüksek faiz aylık yüzde 4.39 idi. Buna yüzde 5 banka vergisi, yüzde 10 fon kesintisi ekleniyor. Aylık yüzde 5.05 ve yıllık yüzde 60.58 oluyordu.

Kredi kartı borçlarını zamanında ödeyemeyenler için gecikme faizi yüzde 5.14 oranında idi. Buna vergi ve fon eklenince aylık yüzde 5.91 yıllık yüzde 70.93 oluyordu.

Geçen cuma, bu faizler düştü. 1 Nisan’dan itibaren uzatmalarda en yüksek aylık faiz yüzde 3.96 olacak. Vergili ve fonlu aylık faiz yüzde 4.55’e, yıllık faiz yüzde 54.65’e yükseliyor. Gecikme faizi aylık olarak yüzde 4.71’e indirildi. Vergili ve fonlu aylık gecikme faizi aylık yüzde 5.42, yıllık yüzde 65 olarak uygulanacak.

Burada bir açıklama yapayım.

Kart işlemlerinde ‘faizin faizi’ uygulanmıyor. Birikimli faiz sorunu yok.

Bankaları dolaştım. Görevli hanımlarla (banka görevlilerinin nerede ise tamamı hanım) konuştum. Her banka farklı faiz uyguluyor. Ama genelde uygulama Merkez Bankası’nın belirlediği tavan faizi üzerinden yapılıyor.

Kart borcu faizi yüzde 54’i buluyor

- Taksitlendirme denilen uygulamada kart sahibi yüzde 54.65 yıllık faizle banka kredisi kullanmış oluyor.

- Halbuki bankadan doğrudan tüketici kredisi alıp borcunu kapatsa yıllık faizi yüzde 25.08 olacak.
Bu durumu dostum Ege Cansen eleştiriyor. Diyor ki,

- Borcunun tamamını hesap kesim tarihinden sonraki 10 gün içinde kapatamayan kart müşterilerine ait borçların, bankalar tarafından taksitlendirilmesi yanlıştır.

- Banka vadesinde ödenmeyen kartı iptal ederek, müşterisine yeni bir tüketici kredisi hesabı açsa idi, yıllık yüzde 25.08 faiz uygulayacak idi.

- Banka kartın ödenmeyen borcunu taksitlendirerek uzatınca yüzde 54.65 ‘erteleme faizi’ uyguluyor.

- Kredi kartı borçları ya hiç taksite bağlanmamalıdır. Bağlanıyor ise bankalar bu taksitleme işlemine, tüketici kredisine uygulanan ölçüde faiz uygulamalıdır.

Kart batığı 2.7 milyar TL’ye çıktı



Zamanında ödeyene faiz yok

Şimdi gelelim Ayşe Hanım Teyzem’in kredi kartı borcu faizinin nasıl işlediğine. Anlatılanları (yeni oranlara göre düzelterek) aktarayım.

- Diyelim ki Ayşe Hanım Teyzem 100 TL’lik harcama yaptı.

- Bankadan evine bir kâğıt geldi: “Hesap kesim tarihiniz 1 Nisan-Son ödeme tarihiniz 10 Nisan.”

- Ayşe Hanım Teyzem, 10 Nisan’da bankaya 100 TL verir ise ayrıca hiçbir faiz ödemiyor. Borcu kapanıyor.
Normal olanı budur. Çünkü kredi kartı bir borçlanma aracı değil, ödeme aracıdır. Eğer Ayşe Hanım Teyzem kredi kartı borcunu gecici bir sorun nedeni ile ödeyemiyor ise bankadan tüketici kredisi alır. Kredi kartı borcunu kapatır.

Kart borcu 32.5 milyar TL’yi buldu



Kartta taksit, yüksek faize yol açıyor

Ayşe Hanım Teyzemin kredi kartı borcunu bir defada kapatmaya (1) Parası yok ise, (2) Tüketici kredisi alarak veya başka yerden para bularak da borcu kapatamadı ise bankadan yardım istiyor. (Mehmed Ali Bey... N’ooolur bana yardım et! diyor...) İşte o durumda ‘taksitleme’ devreye giriyor.

Kredi kartı borcunun uzatılmasına halk arasında ‘kredi kartı borcunun taksitlendirilmesi’ deniliyor.
- Ayşe Hanım Teyzem 100 TL borcunun tamamını ödeme günü ödeyemeyecek durumda ise, bankaya borcun en az yüzde 20’si kadar (20 TL) ödeme yapar ise, banka geri kalan borcunu yüksek faize bağlayarak yaşatıyor. (Faizi ödediği sürece geriye istemiyor!)

- Bu durumda kredi kartı iptal edilmiyor. Harcama sürdürülebiliyor.

- Borcun ödenmeyen kısmı için (toplam borcun yüzde 80’i için) aylık (vergili) yüzde 4.55, yıllık yüzde 54.65 oranında faiz işlemeye başlıyor.

n Bir ay sonraki ödeme tarihinde, ödemesi gereken toplam borç miktarı ne ise, tekrar onun da yüzde 20’sini ödeyerek borcunu (Yıllık yüzde 54.65 faiz yükü altına girerek) sürdürebiliyor. İşte buna ‘taksitlendirme’ deniliyor.

İcradan korkan taksite razı oluyor

- Ayşe Hanım Teyzem son ödeme tarihi olan 10 Nisan’da ödeme yapamaz ve de taksitlendirme talebi olmaz ise, banka kartı kullanıma kapatılıyor.

- Hesap kesim tarihi olan 1 Nisan’dan itibaren faiz işlemeye başlıyor.

- Faiz hesaplanırken, 1 Nisan - 10 Nisan arasında 100 TL borç için vergili yüzde 4.55, daha sonra 10 Nisan’dan başlayarak borcun yüzde 20’si için (20 TL) aylık (vergili) yüzde 5.42, borcun yüzde 80’i için yüzde 4.55 faiz işletiliyor.

- Ayşe Hanım Teyzemin borcuna, tamamını ödeyinceye kadar aylık yüzde 4.67, yıllık yüzde 56.03 faiz işlemeye başlıyor.

- Daha sonraki 2 ay ödeme yapılmadığında aynı şekilde faiz oluşuyor.

- 3 ayın sonunda da Ayşe Hanım Teyzem borcunu ödeyememiş ise, banka borç rakamına (100 TL) 3 aylık faizleri ekleyerek kanuni takibi başlatıyor. Ve de kredi kartını iptal ediyor.

- Önce noterden ihtarname geliyor. Ardından icra memuru kapıyı çalıyor.

- Ayşe Hanım Teyzem, kart borcunun 3 ay sonra ulaştığı rakam (ana para + faiz toplamı) üzerinden kanuni gecikme faizi ödemek zorunda kalıyor. Kanuni gecikme faizi (vergili) aylık yüzde 4.95, yıllık yüzde 59.35. Avukat masrafları ile mahkeme masrafları da faturayı büyütüyor.


Kötü olan kart değil, uygulama...

Tekrar edelim: Kredi kartı bir ödeme aracıdır.

Borçlanma aracı değildir.

n Normal olan kredi kartı ile yapılan ödemelerden oluşan borcun bir ay içinde nakden ve tamamen ödemesidir. Bu durumda 1 kuruş faiz ödenmez.

- Normal olan kart sahiplerinin güçleri ölçüsünde harcama yapmalarıdır.

- Normal olan kart borcunu kapatmak için ve daha başka nedenlerle ihtiyacı olanların kart ile borçlanmak yerine, ‘tüketici kredisi’ kullanmalarıdır.

- Bizde kartla borçlanmak tüketici kredisi kullanmaktan güç olduğu için tüketici kolaya kaçarak kartla borçlanıyor.

-Ekonomik zorluklar, işsizlik, fakirlik içinde tüketici keyfinden değil ‘mecburiyetden’ kredi kartı ile borçlanmaya giderek daha fazla yükleniyor.

-Bankalar ise kredi kartı borcu faizinin cazibesi nedeniyle bu tür borçlanmalara göz yumuyorlar.



Taksitli satışların faizi fiyatın içinde

Ayşe Hanım Teyzemin merak ettiği bir başka konu da, firmaların kredi kartına nasıl taksit yaptıkları. Bir firma ilan ediyor: ‘Kredi kartına 12 ay taksit’ Bir başkası ‘Bizde 36 ay taksit var’ diyor.

Ayşe Hanım Teyzem ‘36 ay taksit’ ile satılan malı kredi kartı ile satın alır ve de kredi kartı borcunu, hesap ödeme tarihinde’ tamamen öder ise, bankaya hiçbir faiz ödemiyor. Satın aldığı malın bedeli 36 aya bölünerek her ay kredi kartı borcuna ekleniyor.
Ayşe Hanım Teyzem 36 ay süre ile mal bedelini faizsiz ödediğini sanıyor. Halbuki yanılıyor. Faizsiz kredi olmaz. Olamaz.

Taksitleme bir kredi işlemidir. Bunun da faizi vardır. Bu faizi sonunda Ayşe Hanım Teyzem ödüyor ama, faiz malın fiyatına eklendiğinden olan bitenden habersiz.

Taksitli satışlarda vadeli satılan malın taksit faizini bankaya satıcı firma ödüyor. Bu faizi de peşin peşin, satılan malın fiyatına bindiriyor.Ayşe Hanım Teyzem taksitli mal alırken faizi peşin olarak fiyatın içinde ödüyor.

İşte onun için Ayşe Hanım Teyzem ve de arkadaşları ‘Kredi kartına 12 ay... 32 ay... Taksitli Satış’ ilanlarına kanmamalı. Aldanmamalı. Bu durumda satış yapana şunları sormalı:

(1) Nakit ödeyerek alırsam, bunun fiyatı nedir?

(2) Taksitsiz, bir defada ödemeli kredi kartı ile alırsam , fiyatı nedir? O zaman fiyatın içindeki faizin yükü ortaya çıkar.

Bel çevreniz 88 cm'i geçmesin


Risk grubundaki kadınlar bunlara dikkat etmeli!

Amerika'da yapılan araştırmalara göre; son 10 yılda erkeklerde kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm oranı düşüşe geçmişken, kadınlarda bu, artış gösteriyor.

Buna rağmen hekimler, risk grubundaki kadınlara yeterli bilgilendirme yapma ve korunmalarını sağlamada geç kalabiliyor. Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Özlem B. Esen, menopoz döneminde kalp ve damar hastalıklarını önlemek için çeşitli tedbirler alınması gerektiğini söylüyor.

Dr. Özlem Esen'e göre, bu tedbirlerin en önemlilerinden biri ideal kiloyu korumak. Bunun için de; bel çevresinin 88 cm'i geçmesine izin vermemek, asla '0 beden' olmamak ve düzenli olarak egzersiz yapmak gerekiyor.

helal etmiyorum

http://www.helaletmiyorum.org/

Nerelisin hemşerim?


AKP adresleri karıştırdı... Giresun Şebinkarahisar'a "Sen İstanbul'sun büyük düşün" pankartları asıldı!

İlk bakışta çok matrak gibi görünüyor ama, "eğrisi doğrusuna denk geldi" aslında...

*

Çünkü, Giresun'da kütüğü Giresun olan 371 bin Giresunlu yaşarken, İstanbul'da 457 bin Giresunlu yaşıyor!

*

Normalde, Sivas'a, Erzincan'a, Sinop'a, Bayburt'a, Rize'ye, Çankırı'ya ve Kastamonu'ya da "Sen İstanbul'sun" pankartları asılmalı... Çünkü, Sivas'ta 583 bin Sivaslı otururken, İstanbul'da 688 bin Sivaslı oturuyor! Rize'de ne kadar Rizeli varsa, İstanbul'da da o kadar Rizeli var... İstanbul'daki Sinopluların sayısı, Sinop'taki Sinopluların iki katı... Kastamonu'da kütüğü Kastamonu olan 323 bin Kastamonulu var, İstanbul'da 519 bin!

*

"Ne malum hemşerim?" derseniz, kıçımdan uydurmuyorum, İstatistik Kurumu'nun adrese dayalı nüfus sayımı sonuçlarından aktarıyorum.

*

Adana'da 339 Çanakkaleli var. Adıyaman'da 28 tane Tekirdağlı Bolu'da 34 tane Hakkárili Eskişehir'de 45 bin tane Afyonlu Gaziantep'te 894 tane İzmirli yaşıyor. Antalya'da en çok Konyalı var 63 bin tane... Boşuna "Konyaaltı" denmiyor yani!

*

Edirne'den Ardahan'a klişemiz boşuna değil... Edirne'de 512 Ardahanlı var, Ardahan'da 67 Edirneli... Kuzeyden güneye bak Sinop'ta 139 Mersinli yaşıyor, Mersin'de 559 Sinoplu.

*

"Başkent Çorumlu" desek, sürçü lisan etmiş olmayız 324 bin kişi... Her 5 Ankaralıya 1 Çorumlu düşüyor... Ankaralılar Ankara'dan sonra en çok İstanbul'da 76 bin kişi... En az Kilis'te 140 kişi... Muğla'da Adana'dan iki kat fazla Ankaralı yaşıyor 7 bin.

*

Diyarbakır'da en az Bilecikli var, 202 kişi... En fazla Mardinli var, 68 bin kişi... Diyarbakır'dan sonra en fazla Diyarbakırlı İstanbul'da, 154 bin... En az Diyarbakırlı Karabük'te sadece 55... Türkiye'de toplam 1 milyon 810 bin Diyarbakırlı var 533 bin Diyarbakırlı Diyarbakır dışında yaşıyor.

*

Trabzon'daki Trabzonluların yarısı kadarı İstanbul'da 358 bin... Bana enteresan geldi Ankara ve İzmir'den daha fazla Kocaeli'de oturuyor Trabzonlular 48 bin.

*

İzmir'de... 10 bin Bingöllü, 13 bin Batmanlı, 19 bin Tuncelili, 20 bin Ordulu, 23 bin Ardahanlı, 25 bin Bitlisli, 26 bin Elazığlı, 30 bin Kayserili, 31 bin Malatyalı, 35 bin Tokatlı, 36 bin Şanlıurfalı, 48 bin Muşlu, 59 bin Ağrılı, 60 bin Diyarbakırlı, 60 bin Sivaslı, 69 bin Karslı, 115 bin Konyalı, 121 bin Erzurumlu, 122 bin Mardinli yaşıyor... Bi türlü alamadıkları için "gávur" dedikleri İzmir bu.

*

Türkiye'nin en kalabalık hemşo kitlesi, kütüğünde "İstanbul" yazanlar... Toplam, 2 milyon 432 bin İstanbullu var. 289 bin İstanbullu, taşı toprağı altın dememiş, gitmiş, İstanbul dışında yaşıyor... 3 bini Adana'da, 18 bini Bursa'da, 35 bini Ankara'da, 23 bini Antalya'da, 246'sı Bitlis'te, 32 bini İzmir'de, 27 bini Tekirdağ'da, 253'ü Iğdır'da, 2 bini Samsun'da...

*

İstanbul'da en çok İstanbullu Kadıköy'de yaşıyor 185 bin... Üşenmedim, baktım, İstanbul'daki İzmirliler de, en çok Kadıköy'de yaşıyor... Dolayısıyla, "Burada seçimi kazanır mıyım acaba" diye merak eden arkadaş, havada bulut, sen Kadıköy'ü unut... En az İstanbullu, 8 binle Sultanbeyli'de.

*

İstanbul'da en az Hakkárili var 7 bin kişi... En çok Kastamonulu Bağcılar'da, en çok Sivaslı Ümraniye ve Káğıthane'de en çok Karslı Küçükçekmece'de en çok Diyarbakırlı Bağcılar'da yazının başına dönersek, en çok Giresunlu Beyoğlu'nda yaşıyor.

*

Şimdi sıkı durun!

81 şehrimizin 81'inde de, 81 şehrimizden insanlarımız oturuyor...

81'de 81.

İç içe.

*

Vanlının olmadığı, Aydınlının olmadığı, Burdurlunun olmadığı, Samsunlunun olmadığı, Muşlunun olmadığı bir şehrimiz yok... Muş'ta olmayan, Van'da olmayan, Aydın'da olmayan şehrimiz de yok.

*

Anneannem Giritli, dedem Bursalı, anam Mardinli, babam Aksaraylı, kayınvalidem Aydınlı, kayınpederim Nazillili, eşim Stuttgartlı, kızım İzmirli, İstanbul'da oturuyorum... Sanırım, dünyada şark çıbanı olan tek Giritli benim anamdır.

*

Komşu, arkadaş.

Gelin, damat, dünür.

*

Özetle.

Hálá "biz kimiz?" diyorsanız...

Aha işte tablo...

Etle tırnağız.
Yılmaz ÖZDİL

67 İlin Bütçesi Açık Verdi


En fazla açığı 237 milyon TL ile Diyarbakır, en çok bütçe fazlasını 11 milyar 898 milyon TL ile İstanbul verdi.

Rekor düzeyde açıkla yıllık hedefin dolduğu yılın ilk iki ayında 81 ilden 67'sinin bütçesi açık verdi. Geçen yılın aynı döneminde 64 ilin bütçesi açık vermiş, buna rağmen toplamda 496 milyon TL fazla verilmişti. Bu yıl iki aylık dönemde ise 67 ilin verdiği açıkla toplamda bütçe açığı 10 milyar 359 milyon TL oldu.

Maliye Bakanlığı verilerine göre, yılın ilk iki ayında 67 ilin bütçesi açık, 14 ilin bütçesi fazla verdi. En fazla açığı 237 milyon TL ile Diyarbakır, 168 milyon TL ile Van, 164 milyon TL ile Erzurum verdi.

Yılın ilk iki ayında en çok bütçe fazlasını 11 milyar 898 milyon TL ile İstanbul, 3 milyar 56 milyon TL ile Ankara, 3 milyar 21 milyon TL ile Kocaeli oldu. İzmir de 2 milyar 41 milyon TL ile bütçe fazlası veren illerde dördüncü sırada yer aldı. Antalya, Bursa, Hatay, Mersin, Kırklareli, Muğla, Nevşehir, Rize, Tekirdağ, Zonguldak bütçe fazlası veren diğer illeri oluşturdular.

SANAYİDEKİ YAVAŞLAMA KOCAELİ'NİN BÜTÇE FAZLASINI ERİTTİ

En çok bütçe fazlası veren illerde fazlanın geçen yılın aynı dönemine göre gerilemesi dikkat çekti. Ankara'nın bütçe fazlası 303, İstanbul'un 153, İzmir'in 268, Kocaeli'nin 523 milyon TL azaldı. Özellikle Kocaeli'deki yüzde 14.8'lik gerileme sanayideki yavaşlamayı ortaya koydu. Toplamda yüzde 2 bin 187 bütçe açığı artışı yaşanan bütçede birçok ilde de yüzde 600'leri bulan gerilemeler görüldü.

Geçen yılın ilk iki ayında ise 63 ilin bütçesi açık, 18 ilin bütçesi fazla vermişti. Buna rağmen, fazla veren illerin fazla tutarının yüksekliği nedeniyle genelde bütçe 496 milyon TL fazla vermişti.