27 Kasım 2012 Salı

Olumlama‏

Allahım,
Seni seviyorum
Kendimi seviyorum
Yakınlarımı seviyorum
Senden günahlarım için özür diliyorum
Lütfen beni affet
Sana minnet duyuyorum
Teşekkür ederim
Güvendeyim
Güvenilirim
Özgürüm
Sağlıklıyım
Huzurluyum
Mutluyum
Güçlüyüm
Dirençliyim
Değerliyim
Her şeyin çaresini buluyorum
Yeterliyim
Ben varım
Ben herkesle birim, eşitim
Başarılıyım
Çalışkanım
Akıllıyım
Zekiyim
Tutkuluyum
Coşkuluyum
Doğruyum
Dürüstüm
Huzurluyum
Mutluyum
Kuzursuzum
Mükemmelim
Harikayım
Şanslıyım
Sevgi ve şefkat doluyum
Merhamet doluyum
Aşk doluyum
Sürekli olumlu düşünüyorum
Sürekli sevinçli olmayı seçiyorum
Sürekli iyi hissetmeyi seçiyorum
İnsanlara sürekli en iyi yönümle katkıda bulunuyorum
İnsanlara sürekli sevgi veriyorum
İnsanlara saygılıyım
Kimseye bilerek isteyerek haksızlık yapmıyorum
Evrenin bolluğu bereketi bana akıyor
Şükürler olsun, hamdolsun
Ben çok parayı hakediyorum
Her zaman gerekenden fazla param var
Ben her şeyi hakkaniyetle paylaşıyorum
Kendi içimde tam ve bütünüm
Kendi yolumu kendim açıyorum
Ben, kendimi seviyorum
Ben sevgiyim, enerjiyim, gücüm
Kendimi tam olduğum halimle onaylıyorum
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi seviyorum
Hayatı seviyorum
Yaşamayı seviyorum
Paylaşmayı seviyorum
Mutluyum
Her zaman herkesin hayrı için çalışıyorum
Her şeyi affediyorum, her şeyi olduğu gibi kabul ediyorum
Şükürler olsun
Şükürler olsun
Şükürler olsun

15 Eylül 2012 Cumartesi

Üyesi Bulunduğu Yerel Dernekleri:
Ankara Zonguldaklılar Derneği

Üyesi Bulunduğu Mezun Dernekleri:
Ankara Üniversiteliler Derneği

Üyesi Bulunduğu STK’lar:i

Türkiye Zeka Vakfı Gönüllü Üyeliği
Tema Vakfı Gönüllü Üyeliği

Üyesi Bulunduğu Meslek Odaları:
Jeoloji Mühendisleri Odası

Türkiye Petrol Jeologları Derneği
Mimarlar Mühendisler Grubu
Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi

17 Temmuz 2012 Salı






KAYNAK OLARAK ZAMAN



• Zaman en kıt kaynaktır

• Vakit = Nakit

• Yeri doldurulamaz

• Depolanamaz

• Çoğaltılamaz

• Durdurulamaz

• Hediye edilemez

• Zaman = Yaşam



KİŞİSEL ZAMAN



I. dilim = 8 saat uyku

II. dilim = 8 saat çalışma

III. dilim = 8 saat sosyal zaman



• Zamanı ekonomik kullan

• Yaşam hedeflerini belirle

• Harcanan zamanla elde edilen sonucu sorgula



ZAMAN TUZAKLARI



• Yetki devrinin yapılmayışı

• Kararsızlık

• Acelecilik

• Ayrıntılarla uğraşma

• Oyalama – erteleme

• Öncelikleri belirlememe

• Dağınık masa düzeni

• “Hayır” diyememek

• Yarıda bırakılan işler

• Mükemmeliyetçilik

• Gereksiz telefonlar

• Beklenmeyen ziyaretçiler

• Yetersiz ve yeteneksiz personel

• Yetersiz teknoloji

• İletişim eksikliği



ZAMAN VE STRES İLİŞKİSİ



• Zamanı planla fakat zorlama

• Zorlanan kalbin olur

• Yetkiyi paylaş

• İşkolik olma

• Dinlenmek için zaman ayır

• Yaşam kaliteni yükselt

• Zamanı kötü kullanıp strese girme



SONUÇ



a ) PSİKOSOMATİK HASTALIKLAR



 Ülser

 Hipertansiyon

 Kalp krizi

 Migren

 Deri hastalıkları

 Kanser

 Regl düzensizlikleri

 İmpotans



b) PSİKOLOJİK HASTALIKLAR



 Sinirlilik

 Kaygı ( anxiete )

 Hayal kırıklığı

 İçe kapanma

 Ruhsal çöküntü ( depresyon )





ZAMAN PLANLAMASINDA İLK ADIM



Şu soruların yanıtını ara :



• Bu işi neden ben yapıyorum ?

• Bu işi başka zaman yapamaz mıyım?

• Başka iş yapamaz mıyım ?

• Başka zaman yapamaz mıyım ?

• Başka yerde yapabilir miyim ?

MASA DÜZENİ VE DOSYALAMA



Masada üç dosya bulunsun :



• Kırmızı dosya ( A ) = Acil belgeler

• Sarı dosya ( B ) = Önemli belgeler

• Mavi dosya ( C ) = Ayrıntılı belgeler

• İşi biten yazıyı dosyala

• Masa üstü dolu olmasın

• Gözler süper market olmasın



BEKLENMEYEN ZİYARETÇİLER



• Kapınız kapalı olsun

• Randevusuz görüşme (A grubu hariç )

• Ziyaretçileri ayakta karşıla

• Görüşme odası kullan

• Sekreterini perdele

• Hayır demesini bil





ZAMAN PLANLAMASINDA SON ÖNERİLER



• İşleri planla

• Gereksiz detaylarla uğraşma

• Mükemmeli arama

• Zorlu işleri sabah yap

• Hataların nedenini ara

• Bir zor, bir kolay iş yap

• Eczaneniz düzenli olsun

• İşini erteleme şimdi yap

• Günün % 20’ sini boş bırak

• Enerji periyoduna göre çalış

• Yıllık tatilini kullan

• Haftada bir gün erken kalk

• Benzin deponu boş bırakma

• Deniz soğuk diye dönmeyin

• Attan düşseniz bile yılmayın

















19 Mart 2012 Pazartesi

Vizyonum



Toplumda tanınan, dinamik, güvenilir, yaratıcı, tercih edilen, şeffaf, etkin, üretken, katılımcı, adil, gelişime açık, paylaşımcı, bilinçli, manevi ve ahlaki değerleri samimi olarak kendisinde ve ailesinde yaşatan, çevresine yansıtan, ümit ve cesaret verebilen uzlaşmacı bir anlayış sahip olmak.



Misyonum



Yaşamım boyunca; verimli, kazançlı, uygulanabilir projeleri, kişisel, toplumsal, çevresel ve etik sorumluluklardan taviz vermeden, sahip olduğum beceri ve tecrübelerimle ailem, kendim, çevrem ve ülkemin yaşam standardını yükseltmektir.

6 Ağustos 2010 Cuma

--MEVLİD'E DAVET--

26 Haziran 2010 tarihinde Ankara'da hakkın rahmetine kavuşan annemiz merhume Nazan Durmuş'un vefatının 40. günü münasebetiyle Zonguldak Karaelmas Mah. Validei Camiinde 7 Ağustos 2010 Cumartesi günü ikindi namazından sonra mevlidi okunacaktır.

Sevenleri, tüm dost, akraba ve arkadaşlarımıza duyurulur.
...
Saygılarımızla

DURMUŞ AİLESİ

5 Ağustos 2010 Perşembe

dürüst olmak bir erdemdir..

Dürüstlük insan ahlakının temelidir.

Ama dürüstlük nedir?

Yalan söylememek, kimseyi aldatmamak, kendi çıkarı için başkalarını kandırmamak, olduğundan başka türlü görünmemek dürüst olmak için yeterli midir?

Değildir

Çağımızda bunlar da kalmadı elbette, ama dürüstlük bunlardan çok daha fazla, bunlardan çok daha başka bir şeydir.

Dürüst olmak, gerçekleri kabul etmektir. Dürüst olmak, her şey ve herkes için aynı ilkeleri geçerli kılmaktır. Dürüst olmak, her zaman ve her koşulda doğru bildiğinin yanında olmaktır. Bunlardan ötürü de dürüst olmak çok zor bir şeydir.

Dürüst olmak en başta cesur olmayı gerektirir.

Cesur olamadan dürüst olamazsın.

Yalnız kalmayı göze alamazsan dürüst olamazsın.

Çıkarlarından yoksun kalmayı göze alamazsan dürüst olamazsın.

Dürüst olmak, bedeli çok ağır bir erdemdir.

Ama zaten bütün bunlardan ötürü de çok değerlidir.

O zaman insan neden dürüst olmanın peşinde koşsun ki?

Böylesine ağır bir yükü kim sırtlanmak ister?

Söze bakarsan herkes dürüst olduğunu söyler. Rahatça ve kolayca.

Ama biraz onların yakınlarında durur, nelerden çıkar sağladığına bakarsan görürsün ki gerçekte dürüst değillerdir.

Her çıkar, ekonomik çıkar değildir ..

Duygusal çıkarlar vardır, kendi üstünlüğünü kabul ettirmeye dayalı çıkarlar vardır.

Çok çeşitli çıkarlar vardır.

İnsanı baştan çıkaran da her çeşitten çıkardır.

İşte, insanı dürüst olmaktan uzaklaştıranlar bunlardır.

İnsan önce kendine karşı dürüst olmaktan vazgeçer.

Sonra da buna uygun kılıflar hazırlar.

“Koşullar” der, “'Böyle yapmak gerekiyordu” der, “Sen işin içyüzünü bilmiyorsun” der, daha sıkışırsa karşısındakini suçlar, tehdit eder, saldırır.

Ama ne yaparsa yapsın, dürüst değildir.

Gerçekleri kabul etmeye yanaşamaz.

Bir yıl önce “ahlaksal zekâ” konusunda bir yazı yazmıştım.

Ahlakın bir zekâ biçimi olduğunu belirmiştim ki doğrudur.

Dürüstlük de bu ahlaksal zekânın birinci ilkesidir.

Ama bak, dürüstlük insana neleri sağlar?

Öncelikle, dürüstlük özdeğer yaratır. Kendine değer vermeyi öğrenirsin.

Özdeğer kendine saygı duymayı yaratır, özsaygın olur.

Özdeğer ile özsaygı da özgüveni yaratır.

Özgüveni olmayanlara dikkatle bakarsan görürsün ki özsaygıları ve özdeğerleri ya eksiktir ya da yoktur.

Özgüven, temelsiz bir böbürlenme değildir.

Temelsiz bir böbürlenme, değersizliğini örtmeye yarayan bir özgüven taklididir.

Özgüven, gerektiği zaman ortaya çıkan büyük bir güçtür.

Ama işte özgüven de baba parasıyla, dayı desteğiyle oluşmaz.

Özgüven senin bileğinin hakkıyla kazanacağın bir erdemdir.

Özgüven, dürüstlüğünün sana armağanıdır.

Dürüstlük , yaşamının temel taşı olursa kazanırsın.

Hakkın olanı kazanırsın ki çok değerlidir.

Doğru olanı kazanırsın ki başını hep dik tutmanı sağlar.

Kendini kazanırsın ki en büyük kazancındır.

Geri yanı sana kendiliğinden gelir.

Doğru yerde durana doğru şeyler gelir.

Yaşamanın güzelliği bundan başka nedir ki?



alıntıdır

1 Ağustos 2010 Pazar

Kır kırlangıçlarında Çernobil tümörü

Çernobil'deki nükleer felaket, çevredeki memeli hayatı azalttı, pek çok türde kalıcı tümörler yarattı.

Çernobil'deki doğal hayat üzerine yapılan kapsamlı bir araştırma, nükleer patlamadan beri bölgede memelilerin sayısının azaldığını ortaya koydu. Pek çok hayvan türünde de tümörler saptandı.

Nükleer santralin etrafındaki bölgede hayvan türleri üzerinde yapılan, 3 yıldan fazla süren araştırmada, nükleer kirliliğin biyoçeşitlilik üzerindeki "önemli etkisi" üzerine önemli kanıt sağladığı belirtildi.

Projeyi, Güney Carolina Üniversitesi'nden Prof. Timothy Mousseau ve Paris-Sud Üniversitesi'nden Dr. Anders Moller yürüttü. Araştırmanın sonucu, Ecological Indicators dergisinde yayınlandı.


Araştırma çerçevesinde, 2006-2009 arasında bölgedeki böcekler, kuşlar, memeliler, amfibiler, sürüngenler ve diğer canlılar üzerinde sayım ve inceleme yapıldı.

Araştırma kapsamında santralin yakın çevresindeki türlerin sayısıyla, bölgedeki kirlilikten etkilenmeyen benzeri habitatların durumu karşılaştırıldı.

Daha önce yapılan araştırmada, hala bölgeyi etkileyen düşük seviyeli radyasyonun kuşlar ve böcekler üzerinde olumsuz etkisi bulunduğu saptanmıştı.

Prof. Mousseau, yeni araştırmalarının, memeliler ve sürüngenlerin de bölgede biyoçeşitliliğin azaldığının "güçlü göstergesi" olduğunu gösterdiğini söyledi.

Bunun yanı sıra, radyasyon kirliliğinin hayvanlar üzerindeki etkisine de bakıldı. Kirliliğin etkisinin özellikle kuşlar üzerinde çok açık görüldüğünü belirten Mousseau ve Moller, kır kırlangıçlarının ayaklarında, boyunlarında ve göz çevrelerinde tümörler tespit ettiler.

Prof. Mousseau, araştırmanın, radyasyon kirliliğinden memelilerin önemli ölçüde etkilendiğini gösteren ilk titiz sayım çalışması olduğunu söyledi.

Ukrayna'nın Çernobil kentindeki nükleer reaktörün 4. ünitesinde 26 Nisan 1986'da büyük bir patlama olmuş, radyasyon çevre ülkeleri de etkilemişti.