10 Mayıs 2022 Salı

 

    Dünya Sağlık Örgütü, trans yağların kanserden kalp hastalıklarına kadar birçok sağlık probleminin en önemli sebebi olduğunu söylüyor.
        “Kalp hastalığı, şişmanlık diyabet ve kanser gibi hastalıklara yol açtığı ispatlanan trans yağların yiyeceklerdeki miktarının günlük tüketilen enerjinin yüzde birinden az olması gerekir. Ne yazık ki, hazır paketli gıdalar, ucuz ve kalitesiz yağ kullanılan, dışarda satılan denetimsiz yiyecekler trans yağlar açısından insan sağlığını tehdit ediyor. Tüketicilerin hangi yağların daha sağlıklı olduğunu öğrenip bunu sorgulaması gerekir. Natürel yollarla oluşan trans yağlar, içinde bulunduğu ürünün toplam yağının en fazla %4-6’sını meydana getirir ve bunlar genellikle zararlı kabul edilmez. Trans yağ oranı endüstriyel ürünlerde, ürünün çeşidine göre değişmekle birlikte, %50-60’lara kadar çıkabiliyor. Bâzı üreticiler, ürünlerinde ucuz ve kalitesiz yağları tercih ediyor, yağı tekrar tekrar kullanıyor. Bu durumda yiyeceklerin içindeki trans yağ miktarı artıyor. Endüstriyel trans yağ bulunan gıdalar arasında; bisküvi, gofret, pasta gibi unlu mamullerin, cips, hamburger, pizza gibi kızarmış hazır yiyeceklerin, kısmen hidrojenlenmiş sıvı, yarı katı yağlar, bâzı margarinler ve mayonezde bulunur.
       Bitkisel yağlar yüksek sıcaklıkta trans yağ asidine dönüşür. Başlangıçta trans yağ oranı düşük düzeyde olan sıvı yağların yemek yaparken tekrar ısıtılması trans yağ oranını artırır. Derin yağda kızartma metodu olarak adlandırılan, gıdaların fritöz gibi aletlerle kızgın yağa batırılarak pişirilmesi de trans yağların ortaya çıkmasına sebep olur. Yüksek ısılı fırınlarda uzun süreli kuru pişirme yöntemiyle hazırlanan gıdalarda da trans yağ asitleri ortaya çıkabilmektedir. Son dönemlerde kavrulmuş kuru yemişlere de trans yağ açısından dikkat çekiliyor. Döner ve kebap tarzı dışarıda tüketilen yemeklerde de trans yağ asitlerinin yüksek oranda bulunabileceğini bâzı çalışmalar göstermiştir.” 

         Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Altay  (18.02.2020)

 

Bugün 10 Mayıs 2022;

Hicrî Şemsî: 1400    Rûmî: 27 Nisan 1438    Hızır: 5
9 ŞEVVÂL 1443

Yılın 130. günü, Kalan Gün : 235
5. Ay, 31 Gün, 19. Hafta
Gündüzün uzaması 2 dakika - Ezânî sâat 1 dakika geri alınır.

Kabul olan bir hac, geçmiş günahları yok eder. Hadîs-i şerîf


Engelliler Haftası Danıştay’ın kuruluşu (1868) - Danıştay Günü

Bir Hadis: Allah Tealâ; kıyamet gününde şu üç sınıf insanla ne konuşacak, ne onları temize çıkaracak, ne de onların yüzüne bakacaktır: Zina eden ihtiyar, yalan söyleyen hükümdar ve kibirlenen fakir. (Müslim, Îmân, 172)


9 Mayıs 2022 Pazartesi

Neden Türkiye'de enflasyon dünyaya göre yüksek?

 

Dünya büyük bir türbülans yaşıyor.

Pandeminin ilk dönemlerinde hızla giden trene aniden fren yaptırıldı. Bu nedenle bazı parçaları dağıldı, bazılarıysa kırıldı. Onarıma ihtiyacı olan bu tren salgın tedbirlerinin gevşetilmesiyle birlikte aniden hızla ilerlemeye başlatıldı. Eksik ve hasar görmüş parçalarıyla birlikte…

Küresel tedarik zincirinin bozulduğu, lojistik maliyetlerinin, enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarının hızla arttığı günümüzde küresel enflasyon yükselmeye devam ediyor.

Salgın döneminin hasarları düzeltilememişken bir de üstüne Rusya-Ukrayna savaşı eklendi. Savaş kapsamında Rusya’ya yaptırımlar küresel ekonomide yeni problemlere neden olmaya başladı.

Basında ve medyada bu konular sürekli olarak vurgulansa da bunlar dünyanın gerçekleri.

İstesek de istemesek de sevsek de sevmesek de biz de bu dünyanın bir parçasıyız. Bu olan bitenden bizim etkilenmeme gibi bir lüksümüz yok.

Tüm dünyada enflasyon yükselirken bizde diğer ülkelere kıyasla daha hızlı yükseliyor. TÜİK verilerine göre Nisan ayında enflasyon yıllık bazda %70’lere dayandı.

2021 yılının son aylarında döviz kurunun hızla yükselmesiyle beraber içeride enflasyon da hızla yükselmeye başladı. Gerek Yurtiçi ÜFE gerekse TÜFE hızla yükselişe geçti.

20 Aralık sonrası öyle veya böyle döviz kurunda bir dengelenme sağlandı. İlk başlarda fiyatlardaki yükselişin nedeni olarak döviz kurundaki artış gösterilse de şimdilerde döviz kurundan başka birçok neden olduğunu görüyoruz.

Öncelikle enerji ve diğer emtia fiyatları başta olmak üzere girdi maliyetlerinin yükselmesi önemli bir etken olarak önümüzde duruyor. Şimdilerde ise enerji fiyatlarındaki yükseklik tüm fiyatlara yansımaya devam ediyor. Üretimin en önemli girdisi olan enerji ve üretilen ürünlerin hedef pazara ulaştırma faaliyeti olan lojistik maliyetlerini etkilemesi sebebiyle enerji maliyetlerindeki artış enflasyonun genele yayılmasına neden oluyor.

Döviz kurundaki yükseklik ve küresel enerji fiyatlarındaki artış enflasyonu adeta körüklüyor.

Döviz kurunun düşük olduğu dönemlerde petrol fiyatlarındaki 1$’lık artış bizde 10 kr, 20 kr olarak yükselişe neden olurken doların yükselmesiyle beraber 1 TL ve daha üstü yükselmeye neden oluyor.

Bu da gıda fiyatları başta olmak üzere birçok ürünün fiyatlarında artışa neden oluyor.

Ancak tüm bunların dışında ihracatın hızlı artması Türkiye’de enflasyonun en önemli nedenlerinden biri olduğunu unutmamak gerekir.

Gıda başta olmak üzere birçok imalat sanayi ürününün ihracatının yapılması sebebiyle içeride arz sıkıntısı yaşanıyor. Talebi karşılayamayan üretim içeride fiyatların yükselmesine neden oluyor. Bunun yanında ihracatın kârlı olması ve küresel tedarik zincirinin bozulması sebebiyle talebin Türkiye’ye yönelmesi sebebiyle dış talebin fazla olması üreticilerin iç piyasa yerine dışarıya satmasına neden oluyor.

Örnek vermek gerekirse yıl başında bir çift ayakkabı için 10$  isteyen ayakkabı üreticisi yıl başında 10$’lık ayakkabıyı yabancı müşterilere 130 TL seviyesinde satıyordu. Dış talep zaten yoğun… İç piyasadaki toptancılara veya perakendecilere de daha düşük fiyat seviyesinden satmıyor elbette. “Alıyorsan al almıyorsan zaten yabancı müşteriler alıyor.” havasında… İç piyasada fiyatlar ihracat fiyatlarına doğru yükseliyordu. Günümüzde yabancılara satılan fiyatlar da yükseliyor. Yıl başında 10$’a satılan ayakkabı artık 12$’a satılır oldu. Yıl başına göre döviz kurunun 13 TL’den 15 TL’ye yükseldiğini de düşünürsek. 130 TL’den 180 TL’ye fiyatlar yükseldi. Döviz kuru sabit kalsa 10$’dan 12$’a yükselen yabancıya satış fiyatı 26 TL olarak fiyatları yükseltecekken 50 TL’lik bir artışa neden oluyor. Bu bahsettiğim örnek konunun daha iyi anlaşılabilmesi için temsili bir örnektir.

Günümüzde yaşanan problemlerden biri de gerek tarım gerekse sanayi ürünleri için “Türkiye’de üretim yok. Her şeyi ithal ediyoruz. Onun için fiyatlar yükseliyor.” yanılsamasıdır. Gerek tarımda gerekse sanayi ürünlerinde üretimlerimiz artıyor. Ancak ihracattaki artışla beraber iç piyasada pek göremiyoruz ve fiyatları da ihracat fiyatlarına doğru yükseliyor.

Bahsettiğim hususlar sebebiyle Türkiye enflasyon hızında diğer ülkelere göre daha fazla etkilendi. Hem döviz kurundaki artış, hem enerji fiyatlarındaki artış hem de ihracattaki artış iç piyasada enflasyonun daha hızlı artmasına neden oldu ve olmaya devam ediyor. Mevcut ekonomi politikasıyla enflasyonu frenlemenin ve düşürmenin yolu üretimi artırmaktır. Bizim elimizde olmayan nedenlere çözüm üretmemiz zaten mümkün değil.

8 Mayıs 2022 Pazar

Bugün Anneler Günü

 

Anneler günü ilk defa ABD’de 1908 yılında kutlandı. Daha sonra pek çok ülkede kutlanmaya başlandı. Anneler Günü ülkemizde de 1955 yılından bu yana kutlanıyor. Her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü gazetelerde annelerle ilgili yazılar, hikâyeler, şiirler yayınlanır. Radyo ve televizyonlarda ana sevgisini konu eden konuşmalar yapılıyor.

İslam, anne ve babanın gönlünü hoş etmeyi emreder

Asr-ı saadette bir genç, İslam dini için elinden geleni yapmayı ve canını bu uğurda feda etmeyi aklına koydu. Kendince bir karar aldı. Anne ve babası razı olmasa da Medine’ye gidecek, Peygamber Efendimize biat edecekti.

Bu genç, aldığı kararı uygulamak için anne ve babasını gözü yaşlı bir halde geride bırakarak uzun bir yolculuğun ardından Medine’ye geldi. Heyecanla Allah Resûlü’nün (s.a.s.) huzuruna vardı. Peygamberimize iman ettiğini söyleyecek, canını İslam yoluna adadığını bildirecekti.

Bu genç, yaptığı işin çok güzel olduğunu düşünüyor, kendisiyle gurur duyuyordu. Hatta bu düşüncesinden dolayı Sevgili Peygamberimizin takdirine mazhar olacağını umuyordu. İşte böyle bir ruh halinde o gencin dilinden şu sözler dökülüverdi: “Ya Resûlallah! Anne babamı ardımdan ağlar bırakarak sana geldim.” Anne ve babasının gönlüne hüzün katan ve onları gözü yaşlı bırakan bu gence Resûl-i Ekrem (s.a.s.), şu uyarıyı yaptı: “Onların yanına geri dön ve ikisini de nasıl ağlattıysan öylece güldür!” (Ebû Dâvûd, Cihâd, 31; Nesâî, Biat, 10)

KAYNAK: DİYANET TAKVİMİ

8 MAYIS 2022

 Bugün 8 Mayıs 2022;

Hicrî Şemsî: 1400    Rûmî: 25 Nisan 1438    Hızır: 3
7 ŞEVVÂL 1443

Yılın 128. günü, Kalan Gün : 237
5. Ay, 31 Gün, 18. Hafta
Gündüzün uzaması 2 dakika - Ezânî sâat 1 dakika geri alınır.

Ana-babayı ağlatmak, onlara isyan etmektir ve büyük günahlardandır. Hadîs-i şerîf

Dünya Talasemi Günü - Dünya Kan Günü ve Haftası
II. Dünya Savaşı’nın sonu (1945) - Dünya Anneler Günü


Bir Hadis: Bir gün bir gece hudut nöbeti tutmak, gündüzü oruçlu gecesi ibadetle geçirilen bir aydan daha hayırlıdır. Şayet kişi bu nöbet esnasında ölürse, yapmakta olduğu işin sevabı kıyamete kadar devam eder. (Müslim, İmâre, 163)


 

NİSAN 2022ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre7,677,25
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre39,2331,71
Bir Önceki Yıla Göre121,8269,97
Oniki Aylık Ortalamalar Göre72,0334,46

5 Mayıs 2022 Perşembe

2022 Yılı Üfe Tüfe Oranları

 

OCAK 2022ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre10,4511,10
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre10,4511,10
Bir Önceki Yıla Göre93,5348,69
Oniki Aylık Ortalamalar Göre49,9322,58
ŞUBAT 2022ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre7,224,81
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre18,4316,45
Bir Önceki Yıla Göre105,0154,44
Oniki Aylık Ortalamalar Göre56,8325,98
MART 2022ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre9,195,46
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre29,3122,81
Bir Önceki Yıla Göre114,9761,14
Oniki Aylık Ortalamalar Göre64,3029,88
NİSAN 2022ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre7,677,25
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre39,2331,71
Bir Önceki Yıla Göre121,8269,97
Oniki Aylık Ortalamalar Göre72,0334,46