20 Mayıs 2022 Cuma

 

Nisan 2022 Kurulu Güç Verileri

  Birincil Kaynak 
Kurulu Güç (MW)
Değişim (MW)
AylıkYıllık
  Akarsu

8.229,90

5,50

17,70

  Asfaltit Kömür

405,00

  Atık Isı

390,90

  Barajlı

23.317,80

34,30

37,40

  Biyokütle

1.745,40

34,30

100,90

  Doğal Gaz

25.301,60

-154,20

-272,00

  Fuel Oil

251,90

0

  Güneş

8.084,90

56,00

269,30

  İthal Kömür

9.053,80

60,00

  Jeotermal

1.686,30

10,10

10,10

  Linyit

10.142,50

22,60

  LNG

2,00

  Motorin

1,00

  Nafta

4,70

  Rüzgar

10.882,80

21,30

275,80

  Taş Kömürü

840,80

  Toplam

100.341,30

7,30

521,70

 

Rüzgar ve güneşteki artış ilk dört ayda 500 MW’ı aştı

 

    Nisan ayında aylık net artış 7,30 MW oldu. Geçtiğimiz ay Türkiye’de 161,5 MW güç devreye girerken, 154,2 MW güç ise devreden çıktı. Türkiye kurulu gücündeki net artış ise 7,3 MW oldu. İlk dört ayda devreye alınan güç ise 793,80 MW olurken, devreden çıkan 272 MW gücündeki doğal gaz santrali ile net artış 521,6 MW olarak gerçekleşti. 2022 yılındaki artışta en büyük pay 275,8 MW ile rüzgâr enerjisi yatırımlarından olurken güneş enerjisi 269,3 MW ile ikinci sırada geldi.

TEİAŞ, 2022 Yılı Nisan Ayı Kurulu Güç Raporunu Yayınladı

 

Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ), 2022 Nisan ayı kurulu güç raporunu yayınladı. Türkiye’nin Nisan ayı sonu itibariyle kurulu gücü 100.341,30 MW seviyesine yükselirken toplam santral sayısı da 10.629 adet oldu.

2022 Nisan Ayı kurulu güç raporunda öne çıkan bazı satır başları aşağıdaki gibidir.

  • Toplam elektrik kurulu gücü 2022 Mart ayına göre 7,1 MW artarak 100.341,3 MW seviyesine yükseldi. Toplam santral sayısı da 2 azalarak 10.629 oldu.
  • Yenilenebilir enerji kurulu gücü de 10.206 santralle bir önceki aya göre 161,5 MW artarak 54338 MW‘a yükselirken yenilenebilir santraller toplam kurulu gücün yaklaşık %54’nü oluşturdu.
  • Güneş enerji santrallerinin kurulu gücü de 56 MW’lık bir artış ile 8084,9 MW seviyesine yükseldi. Toplam güneş enerji santral sayısı da 8566 oldu.
  • Rüzgar enerji santrallerinin de kurulu gücü 21,30 MW artarak 10.882,80 MW oldu.
  • Güneş enerji kurulu gücü toplam kurulu gücün %8’ni oluştururken, rüzgar enerji kurulu gücünün toplam kurulu güçteki oranı ise %10,84 oldu.
  • Rüzgar ve güneşin yanında önemli bir yenilenebilir enerji santrali olan biyokütle santral kurulu gücü de bir önceki aya göre 34,3 MW’lık bir artış göstererek 1.745,4 MW oldu
  • Toplam kurulu güçte ilk sırada 25.301,60 MW ile doğalgaz yer alırken, onu 23.317,80 MW ile barajlı hidroelektrik santralleri takip etti.
  • Fosil yakıtlı santrallerin kurulu gücü de 2022 yılı Nisan ayı sonu itibariyle bir önceki aya göre 154,2 MW azalarak 46.003,3 MW yani toplam kurulu güce oranı %46 seviyesindedir.

TEİAŞ, Nisan 2022 Kurulu Güç Raporunu Yayımladı

 

TEİAŞ’ın verilerine göre, Nisan 2022 dönemi itibariyle Türkiye’nin kurulu gücü 100.341,30 MW oldu.

En fazla santral sayısını sahip olan birincil enerji kaynakları ise;

  • 8.566 adet Güneş Enerjisi Santralleri (8.084,90 MW),
  • 748 adet Hidroelektrik Enerji Santralleri (31.547,70 MW),
  • 344 adet Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralleri (25.301,60 MW) ve
  • 355 adet Rüzgar Enerjisi Santralleri (10.882,80 MW) oldu.

    Birincil kaynaklara ve kuruluşlara göre kurulu güç (MW):

    En fazla kurulu güce sahip kuruluşlar 68.266,80 MW ile Serbest Üretim Şirketi ve 21.006,80 MW ile EÜAŞ santralleri oldu. Mevcut santrallerin % 76’ı özel sektör tarafından % 24’ü ise kamu tarafından işletiliyor.

  • Birincil kaynaklara ve kuruluşlara göre santral adedi:

    Türkiye’deki lisanssız ve lisanslı santral sayısı toplam 10.629 oldu. Mevcut santrallerin % 92’si lisanslı % 8’i ise lisanssız santrallerden oluşuyor. Nisan ayı itibariyle Birincil Kaynak ve Kuruluşlara göre santrallerin 8.828 adedi lisanssız santral, 1.801 adedi ise lisanslı santrallerden oluşmaktadır.

 

 (TEİAŞ) Nisan 2022 Kurulu Güç Raporunu Yayınladı. Rapora göre, kurulu güç toplamı 100 bin 341,3 MW olurken 2022 Nisan ayı sonunda kurulu gücün 8 bin 084,90 MW'lık kısmı güneş enerjisi santrallerinden sağlandı. Güneş enerjisindeki kurulu güç bir önceki aya göre 56,00 MW artış gösterdi. Kurulu güç toplamı bir önceki aya göre arttı. 7,30 MW Kurulu güçte artma olurken, santral sayısında 2 adet azalış oldu.

Yaklaşan gıda felaketi!

 

19 Mayıs tarihli The Economist dergisi kapağında ilk bakışta buğdaya benzeyen fakat dikkatli bakıldığında kuru kafaların görüldüğü bir görselin üzerinde “Yaklaşan Gıda Felaketi” manşeti yer alıyordu. Geçmişte çoğu kez manşetleri üzerinden olayların okunduğu ve kimileri tarafından neredeyse kâhin gözüyle bakılan bu dergi kapağını görenler şimdi yaklaşan gıda felaketinin gerçekten kaçınılmaz olduğunu düşünmeye başladı. Bunun yanında bir de geçtiğimiz Perşembe günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde gıda güvenliği üzerine yapılan toplantıda konuşan Gro Intelligence CEO’su Sara Menker dünya genelinde sadece 10 hafta yetecek buğday stoku kaldığını açıklamıştı.

İşte bu ve benzeri haberler bir araya getirildiğinde küresel çapta bir gıda krizinin kapıda olduğu hatta kimilerine göre bu krizin başlangıcını yaşadığımızı düşünüyoruz. Peki The Economist kapağında karşımıza çıkan kuru kafalı kıtlık mesajı ve komplo teorisyenleri “yaklaşan gıda felaketinin” altyapısını neye dayandırıyor? Kapağa konu makale; “Ukrayna’yı işgal eden Vladimir Putin’in dünyadaki bir çok insanın hayatını mahvedeceği” ifadesiyle başlıyor. Ukrayna-Rusya savaşı, pandemi, iklim değişikliği ve enerji krizinin bir araya gelerek küresel gıda krizini ortaya çıkardığı belirtiliyor. Ukrayna’daki savaş ile birlikte ayçiçek yağı ve tahıl ihracatının büyük bir ölçüde durduğu, ayçiçek yağı stoklarının birçok ülkede tükenmekte olduğu belirtiliyor. Diğer yandan yılbaşından bu yana buğday fiyatlarının %53 oranında yükseldiği, ihracat kararı alan Hindistan’ın yükselen sıcak hava dalgası sebebiyle ihracatı askıya almasıyla bu krizin derinleşeği öngörülüyor.

Makalede ayrıca Ukrayna-Rusya savaşının dünya gıda ticaretine etkileri de rakamlarla dile getiriliyor. Rusya ve Ukrayna buğdayın %28’ini, arpanın %29’unu, mısırın %15’ini ve ayçiçek yağının %75’ini dünya genelinde tedarik ediyor. Rusya’nın Odessa limanını abluka altına alması ve ihracatı engellemesinin dünyada gıda krizinin bu noktalarda konuşulmasına sebep olduğu belirtiliyor. Makale ayrıca Ukrayna’da çok sayıda mısır ve arpa ile dolu silo bulunduğu ve bu silolardaki hasatların ihracat yoluyla elden çıkarılmadığı takdirde çürüme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı vurgulanıyor. Bu haliyle yaklaşık 25 milyon ton mısır ve buğdayın Ukrayna’da mahsur kaldığı biliniyor. Makalede çözüm olarak Rusya’nın Ukrayna’nın nakliyesine izin vermesi, Odessa limanı ve çevresindeki mayınları temizleyerek limanı açması ve Türkiye’nin de boğazlardan geçiş izni vermesi gerektiği belirtiliyor.

Kaynak: Gıda Dedektifi

 

"Kamu görevine alınmada her kademede liyakat ve eşitlik ilkeleri hâkim kılınmalı! şeffaflık sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Mülakat uygulamaları zorunlu durumlar ve özel şartlar söz konusu ise uygulanmalı, esas yazılı sınav sonuçları esas alınarak, Yazılı sınavda en yüksek puan alandan başlamak üzere personel alımı yapılmalıdır. "