14 Kasım 2022 Pazartesi

Türkiye'nin dönüşümü

 

Türkiye son yıllarda büyük bir dönüşüm içinde…

İktisadi, siyasi ve toplumsal alanlarda yaşanan bu süreç sonunda ortaya çıkacak sonuçlar Türkiye’nin gerek bölgesinde gerekse küresel çapta söz sahibi olmasını destekleyecektir.

Türkiye, yeni ekonomi modeliyle birlikte üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı bir süreç içerisine girdi. Üretimin artması için yatırımların artması, yatırımların artması için de alt yapının güçlü olması gerekir.

2002 yılında Türkiye’de 192 olan OSB (Organize Sanayi Bölgesi) sayısı 2022 yılında 379’a yükseldi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca kuruluş onayı verilen OSB sayısı 345 iken Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kuruluş onayı verdiği tarım ihtisas OSB sayısı 34 oldu.

2002 yılında OSB’lerde 11 bin 395 işletme bulunurken 2022 de 70 bin civarına çıktı.

İstihdamın en önemli merkezlerinden biri olan OSB’ler 2 milyon 300 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor.

Yollar, köprüler, havalimanları, nitelikli insan kaynağı gibi birçok alt yapı yatırımının yapıldığı Türkiye’de hem yurtiçi hem de bölgesinde üretim ihtiyacını karşılamak üzere büyük atılım gerçekleştiriyor.

Toplumsal dönüşümün en önemli kısmı nitelikli insan kaynağıdır.

Türkiye, Teknofest sayesinde Anadolu’nun her yerinden gençlerin yarışmaya dâhil edilmesiyle zihni bir dip dalgası oluşturmaya devam ediyor. Önceden Ankara ve İstanbul’dan belli başlı üniversitelerin akademik personellerinden ileri teknoloji projeleri çıkarken artık Anadolu’nun birçok bölgesinden sadece lisans da değil lise düzeyinde bile birçok proje üretilmeye başladığına şahit oluyoruz.

“Z” kuşağı olarak etiketlenmeye çalışılan Türk gençliği Teknofest gibi yarışmalar sayesinde Türkiye’yi gerek bölgesinde gerekse küresel çapta söz sahibi yapacak çalışmalarla geliyor.

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil’e sorulan “Bu kadar kısa zamanda Türk savunma sanayisi bu başarıları nasıl elde etti?” sorusuna verdiği cevap çok manidar. “Gençlerle”

Birkaç sene önceye kadar Türkiye’de uçak mühendisliği okuyan bir gence “Türkiye uçak mı üretiyor bölümü bitirip işsiz mi kalacaksın?” yorumları yapılırken bu soru artık tarih oldu.

Türkiye Milli Muharip Uçak üretimi ve silahlı ve silahsız insansız hava araçları üreterek dünyada söz sahibi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Türkiye’nin devlet, piyasa ve toplum yapısındaki derin dönüşüm Türkiye’nin gelecek yüzyılda hak ettiği noktalara gelmesini sağlayacak şekilde düzenlenmesi elzemdir.

Teknoloji üreten Türkiye’nin orta gelir tuzağından kurtulmayı sağlayacak en önemli adımı olarak gösterilebilir.

Savunma sanayinde yakalanan yüksek teknolojili üretim başarısı TOGG ile sivil sektörlere taşınmış oldu. Bu gibi yüksek teknolojili sanayi sektörleri, oluşturdukları yan sektörlerle birlikte yeni yüksek teknolojili istihdam alanlarının da oluşmasını sağlıyor.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle birlikte bürokrasinin azalması, yatırım imkânlarını artırıp hızlı karar alınmasını sağlarken ekonomik büyümeyi ve istihdam artışını da destekliyor.

Bu da devlet, piyasa ve toplum üçlüsünün dönüşümü birlikte olması gerektiğini açık bir şekilde ortaya koyuyor.

Bugün, dünyada en önemli güçlerden biri olan Çin’in dönüşümü de bu üçlünün birlikte hareket etmesiyle birlikte sağlanmıştır. Devlet kapitalizmi formatıyla adeta kendi vatandaşlarının emeğini sömürerek yükselen bir Çin modeli ile değil, vatandaşların nitelikli insan kaynağı hâline gelmesiyle yüksek katma değer üreten bir model uyguladığımız görülüyor.

Ancak bu süreçte yaşadığımız sorunları da görmezden gelmemek gerek. Bu model değişikliği sürecinde yüksek kârlılık elde eden işletmelerin bu artan kârlılığı çalışanlarıyla bölüşmediği verilere yansıyor.

Büyüme oranları verilerine bakıldığında GSYİH içindeki işçi ücretlerinin payı giderek azalıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir.

Aralık ayına yaklaşılmasıyla birlikte yeniden tartışılmaya başlanan “Asgari Ücret” konusu herkesçe önemli bir konudur. Çalışan ücretlerinde yapılacak artışın fiyatlara fazlasıyla yansıtılması kârlılığı artırırken enflasyonu daha kronik bir hâle sokmaktadır. Ücret artışının enflasyonu artırmayacak bir şekilde çözülmesi gerekir. Bunu da yine devlet, piyasa toplum üçlüsünün kendi aralarında yapacakları düzenlemelerle başarılabilir. Aksi hâlde bir tarafından onarılırken diğer taraftan başka bir arıza çıkmaya devam ediyor.

İşletmeler elde ettikleri yüksek kârlılığı ya çalışanlarıyla bölüşmeli, ya da yeni yatırımlarla yeni istihdam alanları oluşturmalıdır. Toplumsal refah artışı ancak bu şekilde sağlanabilir.

13 Kasım 2022 Pazar

Yoldan güzel geçmek

 

Bir Ayet: Her insanın sorumluluğunu omuzuna yükledik. Kıyamet gününde insana, açılmış vaziyette önüne konulacak olan bir kitap çıkaracağız. “Oku şimdi kitabını! Bugün kendini yargılamak üzere kendi nefsin yeter!” (İsrâ, 17/13-14)


Vali'nin biri geniş bir yol yaptırır ancak yolu kullanıma açmadan evvel bir yarışma düzenler ve yarışmada yoldan en güzel geçecek kişinin belirleneceği söylenir. Yarışma günü kimi at arabasıyla kimi en güzel esvabıyla “en güzel geçen” olmak için yol kenarına gelir. İnsanlar tüm gün yoldan geçer fakat valinin yanına döndüklerinde hepsi aynı şikâyette bulunur. Yolun bir yerinde büyükçe bir taş yığını vardır ve bu, yolculuğu hayli zorlaştırmaktadır. Günün sonunda son yolcu da valinin yanına ulaşır, üstü başı toz toprak içindedir. Bu garip yolcu, valiye altınla dolu bir torba uzatır ve der ki: Yolda, insanların geçmesini zorlaştıran bir taş yığını gördüm. Hz. Muhammed’in (s.a.s.), “Rahatsızlık veren bir şeyi yoldan kaldırmak sadakadır.” sözünü hatırladım, yolu temizledim ve taşların altında bunu buldum, bu altınlar size ait olmalı. Vali gülümseyerek cevap verir: O altınlar senin. Yarışmanın galibi sensin. Zira yoldan en güzel geçen kişi ardından gelenler için yoldaki engelleri kaldırandır.

KAYNAK: DİYANET takvimi

Beyine Zararlı Yiyecekler


Alkol beynin en büyük düşmanı; ya diğerleri?

Zihin Sağlığı Vakfı’nın araştırmasına göre; fast food tarzı beslenme ile faydalı yağların, vitamin ve minerallerin eksikliğinin; depresyon, alzheimer ve şizofreni hastalıkları ile doğrudan ilişkisi bulunuyor. Araştırmada balık tüketimine çok yer verilmesi gerektiği belirtiliyor.

Beyne faydalı yiyecekler: Sebzeler (Lifli olanlar), tohumlar ve fındık, meyve, buğday, kepek, organik yumurta, balıklar. (Özellikle yağlı olanlar)

Beyne zararlı yiyecekler: Kızartılmış fast food yiyecekler (Hamburger, patates kızartması vb), Rafine edilmiş ve işlenmiş besinler (Rafine yağlar, salam, sucuk, sosis vb), Alkol, her çeşit tatlı, çay ve kahve. 

Besinlere konulan katkı maddeleri. Tarım ilâcı içeren besinler.        

Servet Kardoğan
Gıda Mühendisi

11 Kasım 2022 Cuma

Çevre ahlakı ve emanet bilinci

 

Bir Hadis: Müslüman bir ağaç dikerse, ondan yiyen her insan ve de hayvan için kendisine sadaka sevabı verilir. (Buhârî, Edeb, 27)


Çevre, insanın içinde yaşadığı, etkilediği kadar etkilendiği, canlı veya cansız ortamı ifade eder. Bu anlamıyla doğrudan veya dolaylı olarak insanın ilişki ve irtibat içerisinde olduğu bütün varlıkları kapsar. İslam dininde insanın çevreyle ilişkisinde göstereceği erdemli davranışlar ibadet sayılmıştır. Kur’an-ı Kerim’de kâinatta her şeyin bir ölçü ve dengeyle yaratıldığı ifade edilerek bu dengenin bozulmaması istenmiştir. (Rahmân, 55/7-9)

Günümüzdeki birçok problemin altında yatan ana sebep, insanın etrafına karşı gösterdiği duyarsızlık ve yabancılaşmadır. Bu meyanda, özellikle son asırlarda bilinçsiz tüketim anlayışı ve korkutucu düzeydeki israf ile birlikte havanın, suyun, toprağın kirletilmesi, atmosferin zedelenmesi, iklimsel değişiklikler vb. tezahürler, yaklaşan felaketin açık habercisidir. Böylesi bir tabloda mümin; tabiatı boyunduruk altına almayı ya da sömürmeyi değil, emanete sahip çıkarak onun değerlerine ve ritimlerine ayak uydurmayı hedeflemelidir.

KAYNAK: DİYANET TAKVİMİ

CÂMİ ÂDÂBI

 

 Câmiye, sağ ayakla girmeli, sol ayakla çıkmalı.
Ön saflara geçmek için başkalarına eziyet vermemeli.
Saflar yandan sıklaştırılmalı, omuzlar birbirine değmeli.
İş elbisesi, büyüklerin yanına çıkılamayacak elbise ve fena kokulu çorap ile namaz kılmamalı.
Câmiyi yol hâline getirmemeli.
Câmiye ayakkabı ile girmemeli.
Câmiye abdestsiz girmemeli.
Câmide bir şey yiyip içmemeli.
Câmide, alışveriş yapmamalı.
Cuma günü imam minbere çıkınca ve cemaatle namaz kılınırken, sünnete başlamamalı.
Câmide yüksek sesle konuşmamalı.
Sünnet ile farz arasında konuşmamalı.
Cemaate yetişebilmek için koşmamalı.
Câmiyi kirletecek veya cemaatin huzurunu bozacak derecede gürültü yapan çocukları câmiye getirmemeli.
Câmide dünya kelâmı ile meşgul olmamalı.
Ön safta yer varken, arka safta durmamalı.
Câmide ibâdet etmeli, dünya kelâmıyla meşgul olmamalı.

Kaynak: Türkiye Gazetesi Takvimi

 

Bugün 12 Kasım 2022;

Hicrî Şemsî: 1401    Rûmî: 30 Teşrîn-i Evvel 1438    Kasım: 5
17 REBÎ'UL-ÂHIR 1444

Yılın 316. günü, Kalan Gün : 49
11. Ay, 30 Gün, 45. Hafta
Gündüzün kısalması 2 dakika - Ezânî sâat 1 dakika ileri alınır.

∞ En büyük günahlardan biri de, insanlarla alay etmektir. Vehb bin Münebbih “Rahmetullahi aleyh”

Lodos Fırtınası - Düzce ve Bolu Depremi (1999) Pastırma Yazı (Yılın son sıcak günleri sonu)

10 Kasım 2022 Perşembe

YALNIZ KUR’ÂN DEMEK

 

“Kur’ândan başka kaynak tanımam, benim için sadece Kur’ân delildir. Meâl okuyup onunla amel ederim.” diyenlere cevap olarak âyet-i kerîmelerde buyuruldu ki:

“Allaha ve Resûlüne itaat edin!”                      
[Enfal 20]

“Allah ve Resûlüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.”                
[Ahzab 71]

“Resûlüm de ki: “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”             
[Al-i İmran 31]

“Allaha ve Resûlüne inanmayan kâfirler için çılgın bir ateş hazırladık.”     
[Feth 13]

“Resûlümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!”                          
[Haşr 7]

“O Peygamber, güzel şeyleri helâl, çirkin şeyleri haram kılar.”                           
[Araf 157]

“Resûlüme uyun ki, doğru yolu bulun!” 
[Araf 158, Nur 54]

“Resûle itaat eden, Allaha itaat etmiş olur.”      
[Nisa 80]

“Allah ve Resûlüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.”  
[Nisa 13,14]

“Biz her Peygamberi, kendisine itaat edilsin diye gönderdik.”                         
[Nisa 64]

“Allah ile Resûllerinin emirlerini birbirinden ayırıp ikisi arasında bir yol tutmak isteyen kâfirdir.”  
[Nisa 150,151]

“Size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Resûl gönderdik.” 
[Bekara 151] 

Bu konudaki hadîs-i şerîflerin bâzıları da şöyledir:

“Cebrail, Kur’ânla beraber, onun açıklaması olan sünneti de getirdi.”               
[Darimi]

“Yalnız Kur’ândaki helâl ve haramı kabul edin diyenler çıkar. İyi bilin, Peygamberin haram kılması, Allahın haram kılması gibidir.”
[Tirmizi, Darimi]

TÜRKİYE GAZETESİ
Mehmet Ali Demirbaş