6 Mart 2023 Pazartesi

Deprem, Siyaset ve Yeniden İmar

 

Türkiye’de gündemin çok hızlı değişir. Bu değişim bazen baş döndürücü hıza ulaşır.

Bir ay önce gündem ekonomi ve enflasyonken 6 Şubat depremiyle tek gündemimiz “yaraları en hızlı nasıl sarabiliriz?” sorusu oldu.

2023 seçimleri hızla yaklaşırken geçen hafta 6’lı masa olarak adlandırılan ittifakın üyelerinden biri ayrılınca gündem bir anda siyasete döndü.

Ana gündemimiz deprem ve depremzedelerin ihtiyaçlarının karşılanması. Bunun hiçbir zaman ihlal ve ihmal edilmemesi gerekir. On binlerce canımızı yitirdik. Yüz binlerce ev yıkıldı. Milyonlarca insanımız evinden yurdundan oldu. Böyle bir durumda başka bir gündemimizin olmaması gerekir. Bu kesinlikle böyle…

Ben gündemdeki siyaset meselesine depremzedelerin yeniden normal hayatlarına dönebilmeleri penceresinden bakmak istiyorum. Çadırlarda, konteynerlerde ve yakın akrabalarının evlerinde kalan depremzedelerin bir an önce kendi evlerine, yurtlarına dönmeleri en önemli konularımızdan biri.

Nihayetinde üniversitelerin belki nisan ayında belki eylül ayında yeniden açılabilmesi için de barınma ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Nitekim bilimsel açıdan bakıldığında ise barınma Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidine göre barınma en temel, birincil basamak ihtiyaç olarak bilinir.

Bu bağlamda depremzedelerin evlerine kavuşmaları için yeniden imar konusu oldukça önem arz ediyor.

İşte gündemdeki siyaset de tam bu noktada devreye giriyor. Çünkü deprem sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan “"Hedefimiz 1 yıl içinde diğer felaket yaşadığımız illerde nasıl toplu konut operasyonları yaptıysak 10 ilde de bunları gerçekleştireceğiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sözleri söyledikten sonra gözler muhalefete çevrildi. Çünkü bu bir yıllık süre içinde 14 Mayıs’ta yapılması planlanan bir genel seçim var. Seçimde iktidarın değişme ihtimali olduğu için muhalefet partilerinin söyleyecekleri de önem arz ediyordu. Ancak görünen o ki muhalefet kanadından Erdoğan’a “yeni evleri bir yıl içinde bitiremezsin. Yetiştiremezsin.” diyen olmadı. Aksine “Erdoğan en iyi bildiği konudan, inşaat meselesinden girdi olaya” diye eleştirenler oldu.

Konu depremzedeler ve onların en temel ihtiyacı olan barında konusu olduğu için hepimizi yakından ilgilendiriyor. Özellikle geçen hafta 6’lı masadan ayrılan partinin masadaki diğer dört partiye göre çok daha fazla oyu olduğu düşünülürse vatandaşlarda ciddi bir güvensizlik oluşmasına neden oldu. Hatta vatandaşlar “bu muhalefetin olası bir iktidara gelme durumunda bizim evlerimiz bir yılda bitmez. Hangi ilde, hangi parti kaç bina inşa ettirecek tartışmaları bitmez.” demeye başladı.

Bir tarafta Van'da, Bingöl'de, Malatya'da, Elazığ'da, Antalya'da, Manavgat'ta, İzmir'de, Giresun’da bir yılda yeniden imar edip afetzedeleri evlerine yerleştiren tecrübeli bir siyasetçi var. Diğer tarafta ise 12 toplantı yaparken muhalefetin cumhurbaşkanı adayını belirleyemeyen ve ortaya konulan isim/isimler sebebiyle dağılan bir masa var.

Bu perspektiften bakıldığı zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu seçimde bu konuda muhalefete göre çok daha avantajlı olduğu söylenebilir.

Yardım faaliyetleri

Depremin üzerinden tam bir ay geçti. Deprem haberini alan vatandaşlarımız anında öyle bir tepki verdi ki kısa süre içinde binlerce yardım tırı yollara düştü. Hatta o kadar abarttık ki yardım olayını deprem bölgesindeki yıkımı kaldırmak için giden araçların ulaşmasına bile bir süre engel oldu. Ancak son dönemde bölgeye giden yardımların azaldığı gözleniyor. Biz millet olarak aniden gaza gelip aşırı tepki göstersek de devamlılık problemimiz olduğu bir gerçek. Bunu bireyler olarak günlük yaptığımız işlerde de görebiliyoruz. Ancak afet bölgesinde ihtiyaçlar bitmedi. Dükkânlar yıkıldı. Açık değil. Bazı bölgelerde yardımlar olmaksızın ihtiyaçların karşılanması mümkün değil. Bu nedenle yardım seferberliğinin devam etmesi çok önemli. Bir süre kendi gelirimizden feragat ederek afet bölgelerine yardım göndermeye devam etmeliyiz.

Malumunuz mübarek üç aylar içindeyiz. Verdiğimiz her sadakanın, bağışın, zekâtın, fitrenin, fidyenin deprem bölgesinde gönderilmesi oldukça önemli.

Basın ve medyada gündem ne olursa olsun bizim gündemimiz deprem bölgesine yardım etmek, depremzedelerin yaralarını sarmak, ihtiyaçlarını gidermelerine destek olmak olmalıdır.

Gündemdeki siyaset konusuna da bu pencereden bakmak için bu konuya girdim ben de. Çünkü depremzedelerin kendi evlerine geçmeleri en önemli gündem maddemiz…

3 Mart 2023 Cuma

 

Bugün 3 Mart 2023;

Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruldu (1924)
Tevhid-i Tedrisat Kanunu Kabul Edildi (1924)


HÂTIRA............ FAKİRLİĞİN ÇÂRESİ

 

Karaca markasının ve TEMA Vakfı’nın kurucusu Hayrettin Karaca bir röportajında özetle diyor ki: 

Ben bir kasaba çocuğuyum. Varlıklı bir ailenin çocuğuydum. Ama herkes eşit şartlarda oynardı sokakta. Bütün çocuklar gibi ben de yalın ayak oynardım. Akşam olduğu zaman annem bir kap sıcak yemek koyup; “Komşuya götür!” derdi. Komşunun yağını, odununu kim alır, kimse bilmezdi. Paylaşma düzeni vardı, o kültürde. Savaştan çıkmış bir Türkiye’de fakirim diyen çoktu ama, açım diyen yoktu. Oradan aldım bu kültürü ben. Kaybolan budur, giden budur. Ama Anadolu’yu gezerken görüyorum ki, bu değerleri hâlâ yaşatanlar var.

Televole kültürünün karşısında birtakım değerler yok oldu. Çocukluk günlerimin; “Komşuyu aç bırakmayan!” kültürün yeniden dirilmesiyle, açlıkla savaşılabilir. 

Akmerkez’in önünden geçmeye utanıyorum. Nedir bu ışıklar, bu rezalet. Yılbaşı demek, al, tüket, yok et, hayatı mahvet demek mi? Global ekonomi insanları kullanıyor. Ama bakın beni kullanamıyor, çünkü izin vermiyorum. Çok da mutluyum. İnanç herşeyi hâlleder. 

Zamanında, benim de vardı 40 tane kravatım. O zaman 30 yaşındaydım. Ben de tükettim. Ama bilerek yapmadım bunu. Artık farkına vardım bunun. Ne zamandır alışveriş yapmadığımı hatırlamıyorum. Kendime sadece kitap alıyorum. Nedir benim ihtiyacım? Doymam, sağlığım, barınmam, kuşanmam; bunun dışında hiçbir şey tüketmeye hakkım yok. Gömleklerim var, yakası çevrilmiştir, ayakkabılarıma bakarsanız, altı yamalıdır. 9 senedir bu pantolonu giyerim, paltom yırtıktır. O yüzden bu yırtık kazağı gururla taşıyorum üzerimde. Param var ama tüketmeye hakkım yok.

Dünya ikiye bölünmüş artık. Gözü açlar ve karnı açlar. Açlıktan ölen her çocuğun katilleri vardır. Bir ABD’li çocuk doğunca 30 çocuğa eşdeğerde dünya nîmetlerini alıp götürüyor. Dünyada makyaj malzemesi için 18, parfüm için 15, Avrupa ve ABD’de evde beslenen hayvanların maması için 17 milyar dolar harcanıyor...Hâlbuki, açlığın ve yetersiz beslenmenin bitmesi için 19, her çocuğun aşılanması için 1,3 milyar dolar lâzımdır...

KAYNAK: TÜRKİYE GAZETESİ TAKVİMİ

2023 Yılı ÜFE- TÜFE Oranları

 

Ocak - 2023ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre4,156,65
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre4,156,65
Bir Önceki Yıla Göre86,4657,68
Oniki Aylık Ortalamalara Göre125,5372,45
Şubat - 2023ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre1,563,15
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre5,7810,00
Bir Önceki Yıla Göre76,6155,18
Oniki Aylık Ortalamalara Göre120,7271,83


 

    Ocak ve Şubat ayı enflasyonu açıklandı. Açıklanan rakamlara göre, memurların aldığı zam ilk iki aydan eridi. Enflasyon Ocak ayında yüzde 6,65, Şubat ayında da yüzde 3,15 oldu. 2023 yılında enflasyonun yüksek çıkmasından dolayı memurlara yapılan Kanuni düzenlemeyle beraber yüzde 30 zam verilmişti. Toplu sözleşme hükmüne göre memurlar, 2023'ün ilk yarısı için yüzde 8 zam alacak. İlk iki ayda enflasyon yüzde 10 oldu. Şimdiden Enflasyon farkı oluştu. Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayında çıkacak enflasyon rakamları memurların alacağı enflasyon farkını da netleştirecek.

Şubat ayı enflasyon rakamları açıklandı

 

Enflasyon, şubatta yıllık bazda yüzde 55,18 olurken bu rakam son 12 ayın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. 

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup % 21,69 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise % 74,34 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup %-1,76 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise % 7,36 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu. 2023 yılı Şubat ayında, endekste kapsanan 143 temel başlıktan 23 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 3 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 117 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık % 55,16, aylık % 2,62 oldu

İşlenmemiş gıda ürünleri, ene rji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %2,62, bir önceki yılın Aralık ayına göre % 9,87, bir önceki yılın aynı ayına göre % 55,16 ve on iki aylık ortalamalara göre % 64,10 olarak gerçekleşti.

Şubat ayı enflasyon rakamları açıklandı

 

    TÜİK Şubat ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜFE'de (2003=100) 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre % 3,15 bir önceki yılın Aralık ayına göre % 10,00, bir önceki yılın aynı ayına göre % 55,18 ve on iki aylık ortalamalara göre % 71,83 artış gerçekleşti. Yİ-ÜFE (2003=100) 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre % 1,56, bir önceki yılın Aralık ayına göre % 5,78, bir önceki yılın aynı ayına göre % 76,61 ve on iki aylık ortalamalara göre % 120,72 artış gösterdi. Memurlar için ikinci aydan yüzde 2 enflasyon farkı oluştu.