9 Temmuz 2026 Perşembe

"Sanal Memurlar" (RPA ve Yapay Zekâ) İşleri Devralıyor

Kamudaki iş yükünün çok büyük bir kısmı; evrak kontrolü, veri girişi, onay süreçleri, arşivleme, dilekçe tasnifi ve kurumlar arası yazışmalar gibi tekrarlayan, rutin işlerden oluşur.

RPA (Robotik Süreç Otomasyonu)

Şu an birçok bakanlık ve genel müdürlük, arka planda çalışan yazılım robotlarını (RPA) devreye alıyor. Bir memurun saatlerce uğraştığı veri eşleştirmelerini bu robotlar saniyeler içinde hatasız yapıyor.

Sonuç: Rutin iş yükü azaldıkça, bu işleri yapan binlerce personelin masadaki varlığı operasyonel olarak "gereksiz" hale geliyor. Fiziken oradalar ama sistemin onlara ihtiyacı kalmıyor.

Vatandaş Artık Kuruma Gitmiyor (Hizmet Noktalarının Boşa Çıkması)

e-Devlet kapısının derinleşmesi, yapay zekâ destekli chat botlar ve dijital imza uygulamaları sayesinde vatandaşın fiziken resmi dairelere (Nüfus, Tapu, SGK, Vergi Dairesi vb.) gitme ihtiyacı radikal şekilde azaldı.

Eskiden yüzlerce kişinin sıra beklediği ve onlarca memurun hizmet verdiği ön bürolar (gişeler) artık eski yoğunluğunda değil.

Vatandaşın dijital kanallara kayması, taşra teşkilatlarındaki (il ve ilçelerdeki) fiziki memur kadrolarında doğrudan bir fonksiyonel personel fazlası doğuruyor.

Kamuda Personel Fazlası Oluştuğunda Ne Olur? (İşten Çıkarma Neden Olmaz?)

Türkiye gibi ülkelerde memurların yasal güvenceleri (657 sayılı Kanun vb.) çok güçlü olduğu için, dijitalleşme yüzünden memurların işine son verilmesi siyasi ve hukuki olarak mümkün değildir. Bu durumda kamu şu yollara başvurur ve bu da "fazlalığın" yönetim biçimidir:

Gizli İşsizlik ve Atıllık: Personel fazlası yasal olarak işten çıkarılamadığı için, kurum içinde "iş üretemeyen", gün dolduran, atıl bir kitle oluşur.

"Atanamayanlar" ve Alım Daralması:

Kamu, elindeki fazlalığı eritemediği için yeni personel alımını (KPSS kontenjanlarını) bıçak gibi keser. Emekli olanın yerine yeni birini almaz. Bu durum, personel fazlasının faturasını kamunun dışındaki genç işsizlere keser.

Taşeron ve Sözleşmeli Fesihleri:

Kamuda güvencesiz çalışan, veri giriş veya destek hizmeti sunan taşeron/sözleşmeli personelin sözleşmeleri yenilenmez. Yani ilk darbeyi yine güvencesiz iş gücü yer.

Kritik Tezat: "Düz Memur" Fazlası varken "Uzman" Açığı

Burada çok ciddi bir paradoks yaşanacak. Kamu bir yandan düz veri girişi yapan, evrak taşıyan, onay veren milyonlarca "düz memur" fazlasıyla boğuşurken; diğer yandan bu dijital sistemleri yönetecek, siber güvenliği sağlayacak, yapay zekâ algoritmalarını denetleyecek "nitelikli bilişim uzmanı" açığı yaşayacak.

Türkiye'nin üretim ligi gerçeği burada da karşımıza çıkıyor: Kamu, elindeki niteliksiz personel fazlasını dönüştüremediği ve bütçesini buraya harcadığı için, siber güvenlik veya veri bilimci gibi üst düzey uzmanlara piyasa değerinde maaş verip istihdam da edemeyecek.

Hiç yorum yok: