5 Ocak 2009 Pazartesi

Bilimsel açıklama

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 metre kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir.

Sobanın neden böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.

Kimyacı:
"Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış",

Fizikçi:
"Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş",

Jeolog:
"Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış",

Matematikçi:
"Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış",

Antropolog:
"Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş".

Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar.

Adam cevap verir:
"Boru yetmedi."

Enerjide tasarrufun ipuçları

Enerjisini dikkatsizce harcayan, 120 metrekarelik bir evde yaşayan 4 kişilik ailenin, uygulayacağı basit önlemlerle yılda 1.650 TL kar edebileceği bildirildi.

Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİEİ) Tanıtım ve Bilinçlendirme Şube Müdürü ve Binalarda Enerji Verimliliğine Yönelik Toplum Bilincinin Artırılması (EnverIPAB) Projesi Koordinatörü Sebahattin Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye'yi de etkileyen global ekonomik krizin, ''tasarrufu'' ön plana çıkardığını söyledi.

Çoğu vatandaşın enerji maliyetlerinde yaşanan artışların da etkisiyle fatura tutarlarını azaltmak için neler yapabileceğini sorgulamaya başladığını anlatan Öz, ''Evlerimizde basit önlemler alarak ve en temel tüketimlerimizden enerjiyi verimli kullanarak yılda ortalama 1.650 TL tasarruf sağlamak mümkün'' dedi.

Enerjisini dikkatsizce harcayan 120 metrekare evde yaşayan 4 kişilik bir ailenin, ısıtma-soğutma, aydınlatma ve elektrikli ev eşyalarını çalıştırmak için yılda 3 bin 300 TL ödediğine dikkati çeken Öz, şöyle konuştu:

''Böyle bir ailenin harcadığı enerji yılda 2 bin kilovat civarında. Evlerimiz en az yüzde 30 oranında enerji tasarrufu potansiyeline sahip, sadece uygulamaya geçmemiz gerek. Enerjisini verimli kullanan bir aile yılda sadece 1.650 TL ödeyebilir. Bu kapsamda en büyük tasarruf kalemi yalıtım. Binalarımızda kullanılan enerjinin yüzde 82'sini ısınmak için tüketiyoruz. Bu nedenle faturalarda en büyük düşüş yalıtımla sağlanıyor. Yalıtım, ısıtmanın yanı sıra soğutma amacıyla harcadığımız enerjide de ortalama yüzde 50 tasarruf imkanı yaratıyor. Bu da bir ailenin yıllık ısıtma ve soğutma harcamalarında ortalama 1.300 TL tasarruf anlamına geliyor.''

-''ODALARI GEREĞİNDEN FAZLA ISITMAYIN''-

Oda sıcaklığı için en uygun değerin bulunması gerektiğini belirten Öz, ''Oda sıcaklığını sadece 1 derece düşürmek bile yüzde 6'lık yakıt tasarrufu sağlar'' dedi.

Öz, en uygun sıcaklık değerlerinin, oturma odasında 22, yatak odasında 20, antrelerde 18 derece, garaj ve depolarda ise 5-15 derece olduğunu bildirdi.

Pencerelerle kapıların, evlerdeki ısının dörtte birinin kaybına neden olduğunu ifade eden Öz, yalıtımsız bir evde meydana gelen ısı kaybının yüzde 20'sinin tek camlı pencerelerden kaynaklandığını belirtti.

Çift cam kullanarak bu kaybın yarı yarıya indirilebileceğini söyleyen Öz, pencere ve kapıların kenarlarından kaynaklanan hava sızıntılarını önlemek için pencere bandı ve sünger kullanılması, kapı çerçevesi kenarındaki çatlakların da onarılması gerektiğini kaydetti.

Kış aylarındaki güneşli günlerden, perdelerin açılarak daha fazla yararlanılmasını öneren Öz, ''Güneş çekildikten sonra ise perdeleri mutlaka kapatın. Kapalı ve uygun perdeler pencerelerden ısı kaybını yüzde 25 oranında önlüyor'' dedi.

-''ISI AKIŞINA ENGEL OLMAYIN''-

Ev içinde ısıtıcıların ya da radyatörlerin önüne veya üzerine mermer, çamaşır ve eşya konulmaması gerektiğini belirten Öz, odalarda mümkün olduğunca çamaşır kurutulmamasını istedi.

Binalarda kullanılan elektriğin yaklaşık yüzde 20'sinin aydınlanmak için tüketildiğini belirten Öz, şunları söyledi:

''Her evde sadece iki adet 100 vattlık eski tip ampulü verimli ampullerle değiştirerek, yılda 750 milyon TL enerji tasarrufu sağlayabiliriz. Ayrıca bu sayede yılda 1,1 milyon tonluk ve 52 milyon ağaç tarafından temizlenebilen karbondioksit salınımının da önüne geçmek mümkün. 15 vatt enerji tasarruflu bir ampul, 75 vatt normal bir ampulden yüzde 80 oranında daha az elektrik harcar.''

Evlerde kullanılan elektriğin ortalama yüzde 80'inin de elektrikli aletler tarafından tüketildiğini bildiren Öz, enerji tüketimi düşük aletleri tercih etmenin elektrik faturalarında yüzde 30 tasarrufa imkan yarattığını söyledi.

Öz, tasarrufla ilgili diğer önerilerini ise şöyle sıraladı:

''Yemek pişirirken fırının kapağını gereğinden fazla açmayın, çünkü kapağın her açılmasında yüzde 20 ısı kaybı olur ve sıcaklık 25-30 derece düşer.

Bulaşık makinesi alırken kısa süreli yıkama ve durulama özellikli olanları tercih edin. Makinenizi tam dolu olarak çalıştırın. Buzdolabının içindeki nem oranının artması daha çok çalışmasına neden olur, bu nedenle buzdolabına koyduğunuz sıvıların ve sulu yiyeceklerin üstünü kapatın. Çamaşır makinenizi tam dolu olarak çalıştırın. Az kirli çamaşırlarda ekonomik programları kullanın. Çamaşırlarınızı kurutma makinesi yerine asarak kurutun.

Ütüleme işi bitmeden birkaç dakika önce fişi prizden çekin ve son çamaşırlarınızı ütünün içinde kalan ısıyla ütüleyin. Çünkü 1500 vatt bir ütüden 5 dakika tasarruf etmek, 15 vatt bir ampulü 8 saat bedava çalıştırmak demektir. Çamaşırları nemli olarak ütüleyin. Elektrik süpürgesi alırken su hazneli olanları tercih edin.''


4 Ocak 2009 Pazar

Ücretlilerin 2009 vergi tarifesi belli oldu

YAKLAŞIK 10 milyon ücretliye, 2009 yılında uygulanacak "Gelir Vergisi Tarifesi" belli oldu.

Yeni vergi tarifesi, 2008 yılı için uygulanan tarifedeki gelir dilimlerinin, yeniden değerleme oranı esas alınarak yüzde 12 yükseltilmesi suretiyle belirlendi.

YENİ TARİFE

Yalnızca ücretlileri değil, ücret dışındaki gelirleri de (ticari kazanç, kira geliri, serbest meslek kazancı, zirai kazanç, kár payı ve temettü geliri ve arızi kazançları da) ilgilendiren yeni tarife, tabloda gösterilmiştir.

Ücretlilerin gelir vergisi hesaplanırken, 2009 yılı için belirlenen 666 TL brüt asgari ücretin yarısı yani 333 TL, "asgari geçim indirimi" olarak uygulanacak. Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş için bu tutara asgari ücretin yüzde 10'u (66.60 TL) eklenecek ve 399.60 TL "asgari geçim indirimi" uygulanacak. Birinci ve ikinci çocuğa 49.95 + 49.95 TL, üçüncü çocuktan itibaren de her bir çocuk için 33.30 TL "asgari geçim indirimi" uygulanacak.

Buna göre, evli 4 çocuklu olan asgari ücretli, sigorta primi kesintileri (% 15) de göz önüne alındığında, hiç gelir vergisi ödemeyecek.

5 PUAN İNDİRİMLİ PRİM

1 Ekim 2008 tarihinden itibaren, işverenin ödediği sigorta primi işveren hissesi, 5 puan indirildi. İşverenin, örneğin 19.5 yerine yüzde 14.5 prim ödeyebilmesi için, Sosyal Güvenlik Kurumu'na 1 TL dahi, birikmiş prim borcunun olmaması gerekiyor.

SİGORTA TAVANI 4 BİN 329 TL

2009'da işçi ücretlerinin 4 bin 329 TL'ye kadar olan kısmı, sigorta primi kesintisine tabi tutulacak. Örneğin 6 bin TL'lik ücretin, 4 bin 329 TL'si üzerinden prim hesaplanacak.

ÜCRETLER BANKAYA

Türkiye genelinde, en az 10 işçi çalıştıran işverenler, 1 Ocak 2009'dan itibaren, çalışanlara ödeyecekleri ücret ve ücret sayılan her türlü ödemenin, yasal kesintilerini (vergi, prim vs) düştükten sonra, kalan net tutarını işçiler adına bankaya yatıracaklar. Bu uygulama, Türkiye genelinde en az 10 gemi adamı ve gazeteci çalıştıranları da kapsıyor.

Ücretlerin bankaya yatırılmamasının yaptırımı, her ay itibariyle; İş Kanunu'nu tabi her işçi için 112 TL idari para cezasını gerektiriyor. Bu tutar, gazetecilerin her biri için 1680 TL, gemi adamlarının her biri için de 1344 TL olarak uygulanacak.

ÜCRETLİYE BEYANNAME

2009 yılında, birden fazla işverenden ücret alanlar, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 2009'da, 22 bin TL'yi aşarsa, tüm ücretlerini yıllık gelir vergisi beyannamesi ile vergi dairesine beyan edip, ilave vergi ödeyecekler.

Vergi; tüm ücret gelirleri toplanarak hesaplanacak, yıl içinde kesilen gelir vergileri mahsup edilecek. Kalan tutar, ücretli tarafından ödenecek.

ENGELLİ ÜCRETLİLER

Engelli ücretlilere, "asgari geçim indirimi"nin yanı sıra, "sakatlık indirimi" adı altında ilave bir vergi kalaylığı sağlanıyor (Gelir Vergisi K.Md.31). Buna göre, 2009 yılında;

Birinci derece engellilere 670 TL,

İkinci derece engellilere 330 TL,

Üçüncü derece engellilere 160 TL,

Sakatlık indirimi uygulanacak. Burada söz edilen birinci derece engelliler; çalışma gücünün asgari yüzde 80'ini, ikinci dereceler asgari yüzde 60'ını, üçüncü dereceler de en az yüzde 40'ını kaybetmiş olanlardır.

2009 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ

8.700 TL'ye kadar yüzde 15

22.000 TL'nin 8.700 TL'si için 1.305 TL, fazlası yüzde 20

50.000 TL'nin 22.000 TL'si için 3.965 TL, fazlası yüzde 27

50.000 TL'den fazlasının 50.000 TL'si için 11.525 TL, fazlası yüzde 35 oranında vergilendirilecek.

Şükrü KIZILOT




Ruh sağlığımız bozuluyor

YILLARDIR verdiğimiz tepkiler sanki suya yazılıyor; işyerlerine, ürünlerine yabancı ad verme yarışı sürüyor. Bu yarışa girenlerin sergilediği davranışı, 'çılgınlık' olarak tanımlamaktan başka yolumuz kalmadı. Yeme, içme, eğlenme, konaklama yerlerinin yanı sıra İstanbul, Ankara gibi kentlerdeki özel hastanelerin adlarına baktığımızda da şaşırıyoruz.

'Özel' sözcüğünün arkasına yabancı sözcüklerle birlikte kent, semt vb. adları sıralanıyor. Bu bilinçsiz ve gülünç adlandırma çılgınlığı karşısında dilimize Farsçadan giren, yüzlerce tabelaya yazılan 'hastane' sözcüğünü arar olduk; 'hospital'ı kullanmak bir ayrıcalık sayılıyor. Çünkü 'hospital'lar, bu adı söyleyebilenleri; hastaneler umarsız halkı iyileştirmeye çalışıyor.

Tıp dilindeki sorunları çözememişken, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının sağlığıyla ilgilenecek, çoğunca Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olan sağlıkçıların görev yaptığı, 'BioLifeClinic, Electron Medical, Hospitalium Haznedar, Academic Hospital, Avrasya Hospital, Özel International Hospital, Özel İstanbul Hospital, Özel İstanbul Medicine Hospital, Özel Medical Park Bahçelievler Hastanesi' gibi onlarca hastanenin adını söylemekte de zorlanıyoruz.

Bu 'hospital'ların çoğunda bu adlandırmaları yapanların, bu adlandırma biçimini doğru bulanların 'ruhsal durumunu, kişilik özelliklerini' inceleyip tedavisine yönelik öneri getirecek bölümler olduğunu düşünüyor ve bu konuda uzman desteği bekliyoruz.

Ege'nin güzel kenti Uşak'ta açılan 'Hospital Ceyline'ı nasıl okuyacağız? 'Ceyline' İngilizce bir sözcük müdür; yoksa bizim güzel gözlü 'ceylan' mıdır? Eğer 'ceylan'ımız, 'ceyline' yapılmışsa, bunu yapanları nasıl adlandıracağız? "Ceyline" bizim "ceylan" değilse, "hospital" bizim "hastane"yse, Uşak kentindeki "Hospital Ceyline"ın "ruh ve sinir hastalıkları" bölümünden yardım istiyoruz!

Bu adlandırma çılgınlığını durdurmak, gittikçe bozulan dil bilincimizi ve ruh sağlımızı korumak için bilinçli yurttaşların adı, tadı yabancı olan her şeyden, her yerden uzak durmasını öneriyoruz!

Sevgi ÖZEL-Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

1 Ocak 2009 Perşembe

Gelir vergisi tarifesi yükseldi

Buna göre, alt sınır 7 bin 800 YTL'den, 8 bin 700 TL'ye yükseltildi.

Maliye Bakanlığının "Gelir Vergisi Genel Tebliği" Resmi Gazetenin 6. mükerrer sayısında yayımlandı.

2008 yılında uygulanan vergi tarifesinin gelir dilimi tutarları, 2008 yılı için yüzde 12 olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle tespit edildi.

Buna göre, 8 bin 700 TL'ye kadar olan gelirlere yüzde 15, 22 bin TL'nin 8 bin 700 TL'si için 1305 TL, fazlası yüzde 20, 50 bin TL'nin 22 bin TL'si için 3 bin 965 TL, fazlası yüzde 27, 50 bin TL'nin fazlasının 50 bin TL'si için 11 bin 525 TL, fazlası için yüzde 35 vergi uygulanacak.

2008 yılında 7.800 YTL'ye kadar olan gelirlere yüzde 15, 7.800 ile 19.800 YTL arası gelirlere yüzde 20, 19.800 ile 44.700 YTL'nin arası gelirlere yüzde 27, 44.700 YTL'nin üzerindeki gelirlere yüzde 35 vergi uygulanıyordu.



YTL'den TL'ye doğru !

Paradan 6 sıfır atılması ve paranın önüne "yeni" kelimesinin eklenmesi ile başlayan süreç, bu ibarenin kaldırılması ile sona erdi.

Tedavüle çıkan Türk Lirası banknotlar 5, 10, 20, 50, 100 ve 200 TL, madeni paralarda 1, 5, 10, 25, 50 Kuruş ve 1 Liradan oluşuyor. Türk Lirası banknotlarda 12 güvenlik önlemi bulunuyor.

Yeni Türk Lirası'ndaki "yeni" ibaresi kaldırılarak Türk Lirası'na geçilirken paranın değer ölçüsünde bir değişiklik olmayacak, paranın sadece ismi değişecek.

Halen kullanılan Yeni Türk Lirası banknot ve madeni paralar 2009 yılının sonuna kadar geçerli olacak. 2009 yılı boyunca YTL ve Türk Lirası banknot ve madeni paralar birlikte tedavül edecek.

Vatandaşların halen kullanılan banknot ve madeni paraları, diledikleri zaman yeni paralarla değiştirebilmesi için bir yıllık birlikte dolaşım süresi öngörüldü. Para değişimi işlemlerin doğal akışı içerisinde gerçekleşecek.

Birlikte tedavül dönemi olan 2009 yılı boyunca tüm banka şubeleri, kasalarında Türk Lirası banknot ve madeni para olması durumunda değişim yapacak. Ancak, YTL banknotlar 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren 10 yıl, madeni paralar ise 1 yıl boyunca (zaman aşımı süresince) Merkez Bankası ve Ziraat Bankası şubelerinde değiştirilebilecek.

TL banknotların ebatları ATM, sayım makineleri gibi cihazların ebatlarla ilgili sınırlamaları dikkate alınarak belirlendiğinden bu konuda herhangi bir sorun yaşanması beklenmiyor.

Bugünden itibaren 1 yıllık geçiş döneminde, otomatik para çekme makinelerinde (ATM) hem YTL, hem de TL banknot bulunabilecek. Para yatırmalı ATM'lere 2009 yılı boyunca YTL veya TL banknot yatırılabilecek. Ancak, 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren sadece TL banknotların kullanılması gerekiyor. Nakit ödemeler ister YTL, ister TL banknotlar ile yapılsın, bugünden sonra kayıtlar TL üzerinden yapılacak.

ATM'lerden Türk Lirası çekebilmek için ATM'lerin TL'ye uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. Türkiye'de tüm ATM'lerin TL'ye uyumlu hale getirilmesi için zamana ihtiyaç bulunduğundan, bugünden itibaren Türk Lirası'na dönüşümü tamamlanmış olan ATM'lerden Türk Lirası banknot çekilebilecek. 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren ATM'lerden sadece TL banknot alınabilecek.



MERHABA 2009.. Yeni yılınız kutlu olsun...


MERHABA 2009.. Yeni yılınız kutlu olsun...

Bu gece ömrümüzden bir yıl daha geride kaldı. Acılarıyla, üzüntüleriyle, mutluluklarıyla bize getirdikleriyle ve götürdükleriyle hayat denen defterden bir sayfa daha geride kaldı.

Bu gece yepyeni bir gece olsun yeni bir yılın yeni saatleri yeni dakikaları... İnşallah geride bıraktığınız acılar geride bıraktığınız üzüntüler yaşanan son acı hatıralar olarak geride kalır.

Yeni yılın huzur, mutluluk, barış, refah ve bol kazanç getirmesi dileğiyle..