1 Şubat 2021 Pazartesi

Bugün 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü

    Beş temel çözüm

    Doğa ve bizim için yeterli suya sahip olabiliriz. İşte 5 öneri!

• Yıkmayı bırakın, sulak alanları restore etmeye başlayın
• Nehirlere baraj yapmayın veya akiferlerden fazla su temin etmeyin
• Kirliliği giderin, tatlı su kaynaklarını temizleyin
• Su verimliliğini artırın, sulak alanları akıllıca kullanın
• Su ve sulak alanları kalkınma planlarına ve kaynak yönetimine entegre edin

Kitap tavsiyesi (İrade Eğitimi)

 "Her gelecek yakındır.

Gündüzün geceye, baharın güze döndüğü gibi gençlik de mutlaka kısa zaman içinde yetişkinlik yazına ve ihtiyarlık güzüne dönecektir."
İş işten geçmeden, arkasında anlamlı bir hayat bırakmak isteyen herkes İRADE EĞİTİMİ isimli kitabı muhakkak okumalı.

Kadim Felsefe

Senin bardağını kırdıkları vakit de komşunun bardağı kırıldığı zamanki kadar sakin olmalısın.

Epiktetos

Güneş enerjisi son dönemin, öne çıkanı konuları.. (Türkiye ve dünya için).

    Güneş enerjisi, verimli ve çevreyle dost bir enerji türüdür. Türkiye, yenilenebilir enerji kaynakları bakımından büyük bir potansiyele sahip. Elektrik üretiminden, ısınmaya, sıcak su elde temininden seralara kadar her alanda günlük hayatın içinde güneş enerjisinden yararlanabiliriz. Yeni teknoloji yatırımları, iklim değişimi ve hızla artan nüfus ve kentleşme gibi konular neticesinde güneş enerjisinin önemi son yıllarda giderek artmaya başladı. Özellikle küresel bazda ülkeler arasından yaşanan politik çekişmeler ve bu durumun enerji sektörü üzerindeki etkisiyle birlikte ülkeler yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönelmeye başladı. Türkiye, son yıllarda yerli ve yenilenebilir kaynaklara ciddi anlamda yatırım yapıyor ve bu alanda bir yatırım stratejisi oluşturuldu. Tüm bu gelişmeler neticesinde güneş ve rüzgar gibi enerji yatırımlarından artış yaşanmaya başladı.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre yerli ve yenilenebilir enerjide her 1 puanlık artış ülkemiz ekonomisine 100 milyon dolarlık katkı sağlıyor. Küresel durgunluğa rağmen yenilenebilir enerji sektöründeki yatırımlar durmadan devam ediyor. 2020’de sektör adına birçok ilk yaşandık ve 12 Nisan'da güneş ve rüzgâr saatlik bazda toplam üretimin yüzde 34'ünü karşıladı. Mayıs 2020'de elektrik üretiminin yüzde 5,6'sını güneş enerjisinden elde edildi. 5 Haziran'da ise günlük maksimum lisanssız üretimi gerçekleştirildi.

Türkiye'de az güneş alan bir çatı bile kredi faizi hariç 'kendisini 7 yılda' amorti edebiliyor!

    -'Türkiye, son yıllarda yerli ve yenilenebilir kaynaklara ciddi anlamda yatırım yapıyor ve bu alanda bir yatırım stratejisi oluşturuldu. Tüm bu gelişmeler neticesinde güneş ve rüzgar gibi enerji yatırımlarından artış yaşanmaya başladı.'

    -'Konut sektörü hala güneşte çok yavaş, talepte fabrika çatıları çok daha önde çünkü fabrikalar için elektrik maliyeti hayati önemde. Maliyet ve geri dönüşüm çatının tipine, yapısına ve de coğrafi konuma göre radikal anlamda değişebilir ancak şu an Türkiye’de en az güneş alan zorlu bir çatı bile kredi faizi hariç kendisini 7 yılda amorti edebilmekte ve sonraki en az 15 yıl elektrik bedavaya üretilmiş olacak.'

    -'Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle genel olarak güneşli gün sayısı yüksek bir bölgede bulunuyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi genel olarak güneş enerjisinden yararlanma potansiyeli en fazla olan bölge konumunda yer alıyor. Yanı sıra Akdeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgeleri de güneşli gün sayısı bakımından en çok potansiyeli barındıran coğrafyalar arasında yer alıyor.'


Karbon Salınımı ve Havalandırma

    Dünya enerji ihtiyacının % 40'ının binaların ısıtılması, havalandırılması ve soğutulması için harcandığı gerçeğinden yola çıkarak geniş hacimli kapalı alanların iklimlendirilmesi çok daha yüksek enerji maliyetli ve fosil yakıtla karbon salınımına sebep olmaktadır. Enerji giderlerini azaltmak nedeniyle sızdırmaz hale getirilen ve havalandırmaları kapatılan kalabalık binalar adeta bir termosu andırmakta ve mekanik havalandırma yapılmadığı durumlarda oksijensizlikten virüslere, hastalıklara ve ölümlere yol açmaktadır. İç hava kalitesinin arttırılması için mutlaka yeterli miktarda taze havalandırmanın ortama verilmesi, oksijen miktarının %21'in altına düşmemesi gerekmektedir. Taze havalandırma bir tercih değil yeni dünyada sağlık için zorunluluktur.

Avrupa’da tünelin ucunda ışık göründü mü?

    Avrupa’da mutasyona uğrayan virüsün yayılmasının yarattığı risk ve aşılama sürecinin yavaş ilerlemesi kıtada kısıtlamaların hafifleyeceği ve ekonomik canlanmanın başlayacağı tarihin tam olarak tahmin edilmesini güçleştiriyor. Avrupa Parlamentosu (EP) Ekonomik ve Bilimsel Politikalar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 29 Aralık tarihli hizmete özel gizli raporda da bölgede ekonomik canlanmaya ve trendin güçlü seyredeceğine ilişkin iyimserlik yaratan veriler ve gelişmeler ele alınıyor.

    Euro Bölgesi ekonomisi üzerinde mutasyona uğrayan daha bulaşıcı Kovid-19 virüsünün neden olduğu baskı devam ediyor. İrlanda, Portekiz ve İspanya gibi bazı ülkeler şimdiden mutasyona uğrayan virüsten oldukça sert etkileniyor. Almanya gibi mutasyonun geniş ölçüde yayılmadığı ülkeler bile stabil ya da düşen vaka sayılarına karşın kısıtlama önlemlerini gevşetmeyi erteliyor.  Bu ülkeler İngiltere ya da İspanya’da olduğu gibi mutasyonun vaka sayılarında büyük artışa neden olmasını önlemek için riski kontrol altında tutmayı amaçlıyor. 

    Bu kapsamda, önceden Euro Bölgesi için yapılan ekonomik tahminlerde birçok ülkenin kısıtlamaları Şubat’tan ya da büyük ölçüde Mart’tan itibaren gevşeteceği varsayımına dayanıyordu. Ancak, şimdi kısıtlamaların Şubat boyunca devam edeceği, Mart’ta birkaç ülkede ılımlı gevşemeye gidileceği ve kitlesel aşılamanın yaygınlaşması ve havaların ısınmasıyla salgının yavaşlayacağı Nisan’dan itibaren daha yaygın ölçekte gevşemeye gidileceği öngörülüyor. Ülkelerin gevşeme takviminin belirsizliği nedeniyle birçok uzman Euro Bölgesi büyüme tahminlerini 2021 ilk çeyreğinde kesti

    Bu gelişmeler çerçevesinde raporda, başlıca iyimserlik nedeni olarak, Euro Bölgesi ekonomisinin 2020’nin son çeyreğinde ikinci dalgada artan karantina önlemlerine karşın direnç göstermesi ve hükümetlerin salgınla ilk dalgaya göre daha iyi başa çıkması gösteriliyor. Euro Bölgesi ekonomisinin 2020’nin 3. çeyreğinde en iyimser ekonomistleri bile şaşırtan bir oranda –bir önceki çeyreğe oranla%12,5- büyümesinin 2. çeyrekte yaşanan %12,1 daralmayı telafi ettiği vurgulanıyor. Bu hızlı yükselişle Bölge’nin ani bir ekonomik geri dönüş potansiyelini barındırdığına dikkat çekiliyor.  

    Euro Bölgesi ekonomisinin pandeminin 2. dalgasıyla mücadele ederken 2020’nin sonuna doğru beklenenden çok daha iyi bir performans göstermesi de umutları yeşertiyor. Fransa’da özellikle Kasım’da uygulanan sert karantinalara rağmen 2020 4. çeyrekte ekonomi sadece %1,3 daraldı (2020 2. çeyrekte %13,7 daralmıştı)Yine aynı dönemde beklenmedik bir şekilde Almanya %0,1 ve İspanya %0,4 büyüdü. Euro Bölgesi 2020 yılı son çeyrek daralma rakamı da öngörülen %2,5 oranının altında %0,9 olarak gerçekleşti

    Raporda kıtanın ekonomik görünümü için iyimserlik yaratan ikinci neden olarak ise hane halkının normal hayata dönmeye olan artan arzusu görülüyor. Halen kısıtlamalara konu olan hizmetler için (eğlence, yeme-içme, tatil vs.) bastırılmış talep giderek artıyor. Bu talebin geçtiğimiz yıl toplam tüketimin %6,5’u oranında artan hane halkı tasarruflarıyla karşılanması bekleniyor. Bölgedeki toparlanmanın güçlenen ihracat ve özel tüketim harcamalarındaki düşmeyi telafi eden yatırımlardaki artıştan kaynaklandığı da vurgulanıyor

    Ekonomik iyimserlik yaratan üçüncü neden olarak geçtiğimiz yıl hükümetler tarafından açıklanan mali teşviklerin -kamu yatırımlarında ve bir çok hizmette ekstra harcamalar- büyük bir bölümünün sadece 2021 ve 2022 yıllarında kullanılacak olması öne çıkıyor.

    Bu ümit verici gelişmelerin yanı sıra son olarak küresel imalat sanayinde ve ticarette, dolayısıyla ihracatta, olumlu ortam devam ediyor. ABD’nin açıkladığı 1,9 trilyon dolarlık yeni daha büyük mali teşvik paketi sonucunda IMF ABD’nin 2021 büyüme tahminini 3,1’den %5,1’e revize etti. Euro Bölgesi 2021 büyüme oranı beklentisini de %4,1 olarak açıkladı.

    Bu gelişmeler kapsamında, Eurostat’ın Euro Bölgesi 2020 4. çeyreğine ilişkin 2 Şubat’ta açıklayacağı büyüme tahmininde yukarı yönlü revize bekleniyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz yılın son çeyreğinde gösterilen direncin yol açtığı olumlu ekonomik gelişmelerin 2021’in başındaki aşağı yönlü ekonomik beklentileri telafi edeceği öngörülüyor.

*Bu yazı yazarın kişisel görüşlerini yansıtmakta olup çalıştığı kurum yazıda yer alan görüş ve düşüncelerden sorumlu değildir.