31 Ekim 2009 Cumartesi

Halkın borcu devlet bütçesiyle yarışıyor

Ekonomik kriz ve işsizlik altında ezilen dar gelirliler gün geçtikçe batağa saplanıyor. Vatandaşın bankalara borcu Türkiye Cumhuriyeti’nin 2010 bütçesinin yarısına ulaştı. Devletin bütçesi; 287 milyar, halkın borcu ise 120 milyar lira...


Boğazımıza kadar borç
Ekonomik kriz ve işsizlik altında ezilen vatandaşın bankalara borcu Türkiye Cumhuriyeti’nin 2010 bütçesinin yarısına ulaştı. Bütçe; 287 milyar, borç ise; 120 milyar TL


Ekonomik kriz nedeniyle kredi kartını kullanan ve bankalardan tüketici kredisi alanların toplam borcu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 2010 yılı bütçesinin yarısına ulaştı. Türkiye’nin 2010 yılı bütçesi 286 milyar 928 milyon iken, Ekim ayının ilk üç haftası itibari ile Merkez Bankası’nın açıkladığı mevduat bankalarında tüketici kredileri ve kredi kartlarının tutarı 120.2 milyar lira oldu. Bu da Türk halkının bankalara tüketici kredileri ve kredi kartlarından doğan borcunun, 2010 bütçesinin neredeyse yarısı kadar bir tutara sahip olduğunu gösteriyor. Bankalara olan borçların bu kadar artmasının nedeninin altında ise, işsizlik ve yoklukla mücadele eden vatandaşın çareyi yine kredi kartlarında araması yatıyor. Parasızlık nedeniyle sıkıntılı günler geçiren vatandaş günü kurtarmak ya da var olan borçlarını kapatmak için tüketici kredisine ve kredi kartlarına sarılıyor. Mevduat bankalarında tüketici kredileri ve kredi kartları tutarı önceki haftaya göre 17,4 milyon lira artarak, 23 Ekim itibarıyla 120 milyar 195,1 milyon liradan 120 milyar 212,5 milyon liraya çıktı. Bunun 86 milyar 144,8 milyon lirası tüketici kredilerinden, 34 milyar 67,7 milyon lirası da bireysel kredi kartlarından oluştu. Tüketici kredileri 23 Ekim itibariyle yaklaşık 484,3 milyon lira artarak, 86 milyar 144,8 milyon liraya çıktı. Tüketici kredileri 16 Ekim tarihi itibarıyla 85 milyar 660,4 milyon lira düzeyindeydi.

İrticayla mücadele eylem planı

“Hayat felsefesinin garip bir tecellisidir ki, her faydalı ve her yeni şey karşısına, mutlaka, onu imha etmek için bir kara kuvvet çıkar... Buna bizim dilimizde irtica denir. Tedbirini almış olmak gerekir.”

*

“Bazı kimseler çağdaş olmayı, kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür, onların bu zannıdır. İrtica, bilinçli ve organize hıyanet olayıdır... Her sarıklıyı hoca sanmayın.”

*

“Memleketi temelinden asıl yıkan, içerdeki cephenin suskunluğudur.”

*

“Düşüş, aczle başlamıştı. Milletin de zihni bozulmuştu. İnsan olmak için, mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine uygun yürütmek, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi birtakım zihniyetler ortaya çıkmıştı. Oysa, hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olayı kaydetmemiştir.”

*

“Dahili ve harici bedhahlar...”

*

“İnsan topluluğu, kadın ve erkek
denilen iki cins insandan mürekkeptir... Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de, kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin?”

*

“Adalet, bir devletin esası olduğuna göre, mahkemeler lafzen değil, hakikaten bitaraf olmalıdır. Hükümetin otoritesi maskesi altında halka zorbaca vaziyet almak, yakışıksız muamelelere cüret etmek gibi haller, mutlaka önlenmelidir.”

*

“Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, memleketi olamaz.”

*
Adli Tıp’a gerek yok.

Islak imza...

Mustafa Kemal.

NOT: 29 Ekim geçti. Çocukları okula gönderebilirsiniz artık... 10 Kasım’da şiddetli bir grip salgını daha bekleniyor, aman o zaman da göndermeyin... Sonra, 23 Nisan’a kadar hijyen.


YILMAZ ÖZDİL
yozdil@hurriyet.com.tr 31 Ekim 2009

Demokrat Parti Meclis'te


Mesut Yılmaz’ın DP’ye katılmasıyla Meclis’te temsil edilen parti sayısı 7’ye yükseldi.

Bağımsız Rize Milletvekili Mesut Yılmaz’ın bugün birleşen DP’ye katılmasıyla DP de Meclis’te 1 sandalyeyle temsil edilmeye başladı. Böylece Meclis’te temsil edilen parti sayısı 7’ye yükselirken bağımsız milletvekillerinin sayısı 9’a düştü. Mesut Yılmaz’ın DP’ye katılmasının ardından TBMM’deki sandalye dağılımı şöyle:

AKP: 338
CHP: 97
MHP: 69
DTP: 21
DSP: 8
DP: 1
Türkiye Partisi: 1
Bağımsız: 9

ANKA

29 Ekim 2009 Perşembe

Google müzik sektöründe


Google, online müzik satışına ilk adımını attı.

İnternet devi Google internette müzik parçası bulmak, dinlemek veya satın almaya yarayan yeni bir hizmet başlatarak, online müzik satışına ilk adımını atmış oldu.

Google'ın Los Angeles'taki Capitol Records müzik şirketinde Lala.com ve iLike online müzik şirketleriyle yaptığı işbirliğinden "Google music search" adlı bu yeni hizmet ortaya çıktı.

İnternette özel olarak müzik araması yapan bu yeni arama motoru, aranan şarkının o olup olmadığını anlamak için bir şarkıyı tam olarak dinleme olanağı sağlıyor.


A.A.

‘Cumhuriyet’ yaptı, biz sattık

Bugün cumhuriyetin 86’ncı yılını kutluyoruz. (Daha doğrusu, bazılarımız kutluyor, bazıları kutlamıyor!) Cumhuriyetle ilgili kutlamalarda eskilerde Mustafa Kemal’den söz edilirdi. Şimdi Mustafa Kemal’i övenleri, bazıları neredeyse dövecek. Eskiden cumhuriyet döneminde kurulan fabrikalardan söz edilirdi. Şimdi o fabrikalardan söz edenleri bazıları “Devletçilik kafasını değiştiremeyen ve komünistlikten kurtulamayan özel sektör düşmanları” diyerek azarlıyor.

Ne yapalım ki ortada bir gerçek var. Mustafa Kemal bu ülkenin, bu halkın kötü kaderini değiştirdi. Mustafa Kemal’in cumhuriyet döneminde uyguladığı ekonomi politikaları bu ülkede sanayileşmenin ve tarımdaki gelişmenin temelini oluşturdu.
Milli Mücadele’yi izleyen yıllarda, bu ülkede sermayenin olmadığı, tecrübenin bulunmadığı günlerde devlet, “çaresizliğe teslim olmadan çözüm üretti”. Açık anlatımıyla, “Mustafa Kemal’in devletçiliği niyetin değil, zaruretin neticesidir.”

Yoktan var ettiler

- Devletin oluşturacağı sanayi tesislerinin denetimi ve mali yapılarını düzenlemek amacıyla Sanayi Ofisi ve Sanayi Kredi Bankası, yer altı kaynaklarını ve doğal kaynakları işlemek ve elektrik enerjisi üretmek için de Etibank kuruldu.
- 1934 yılında Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nın uygulanmasına başlanıldı.
- 1936 Yılında Kırıkkale’de barut, tüfek ve top (MKEK) tesisi işletmeye açıldı.
- Cumhuriyetin ilk iktisadi devlet teşekkülü olan Sümerbank’a sanayi planlamak ve yatırımlara öncülük yapmak görevi verildi.
- Uşak Şeker Fabrikası’nın işletmesi İş Bankası’na devroldu, ardından da Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası’nın ortaklığıyla Eskişehir ve Turhal şeker fabrikaları inşa edildi.
- 1930 yılında Nuri Kıllıgil silah üretmeye, 1935 yılında Nuri Demirağ, uçak, Şakir Zümre tabanca yapmaya başladı. Bunlar özel sektörün öncü üretim tesisleri oldu.
- 1936 yılında Ankara’da toplanan Endüstri Kongresi’nde İkinci Beş Yıllık Sanayileşme Planı kabul edildi. (İkinci Dünya Savaşı nedeniyle bu plan uygulanamadı.)
- 1925-1938 yılları arasında 3011 km demiryolu yapıldı.

Olanı yok ettik

Birinci Beş Yıllık Sanayileşme Planı döneminde devletin kıt imkânlarıyla o dönemlerde ekonomik büyüklükte olan çok sayıda sanayi tesisi kuruldu. Üretime başladı.

Bunların başlıcaları, Gemlik Suni (Sung) İpek Fabrikası, Isparta Gülyağı Fabrikası, İzmit Kibrit Asidi Fabrikası. -Zonguldak Seramik Fabrikası, Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası, Çimento Fabrikası. -Karabük Demir Çelik Kombinası. -İzmit Kağıt ve Selüloz Tesisleri. -Keçiborlu Kükürt Tesisleri. -Bakırköy Pamuklu Dokuma Fabrikası, Kayseri Pamuklu Dokuma Fabrikası, Kayseri Pamuklu Dokuma Fabrikası, Nazilli Pamuklu Dokuma Fabrikası, Malatya İplik ve Dokuma Fabrikası, Iğdır İplik Fabrikası, Bursa Merinos Kamgarn Mensucat Fabrikası, Kastamonu Kendir Sanayi Fabrikası’dır.
Bunlar devletin kıt imkânlarıyla kurulan sanayi tesisleridir. Tarım alanında da devlet üretimi artırmak, tarımı yapılandırmak için devlet üretme çiftlikleri kurdu. Devlet üretme çiftlikleri örnek tarım işletmeleri olmaları yanında tohum ve damızlık üretimini de başlattı.

Sonra biz ne yaptık? Özelleştiriyoruz diyerek bunları sattık. Satarken sadece Hazine’ye girecek paraya baktık. Cumhuriyetin bu önemli sanayi tesislerinin, tarım kuruluşlarının yaşamasını hedef alamadık.
O zaman ne oldu? Çoğu yok oldu.
Kendileri gitti, isimleri kaldı yadigâr.
Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun.


GÜNGÖR URAS
29 Ekim 2009

28 Ekim 2009 Çarşamba

kent konseyi nedir ne yapilabilir ?


cankaya kent konseyi girisimi http://www.cankayakentkonseyi.wordpress.com/  adresinde "kent konseyi" ne dair
gorus, oneri, elestiri bilgi ve dokumlari paylasan bir web sayfasi olusturdu.
kent konseyi nedir?
demokratik saydam katilimci bir kent konseyi nasil olmalidir?
kent konseyine nasil katli sunabiliriz?
kent konseyi organlari nedir?
kent meclisi nedir?
kent gorevlisi nasil olabiliriz?
kent konseyi organlarinda nasil gorev alabiliriz?

vbg konularda gorus ve onerilerinizi bizlerle paylasiniz.
cankaya kent konseyi girisimi web sayfalarinda ozgurce goruslerinize yer verelim
hep birlikte tartisalim..

selam ve sevgi ile
cankaya kent konseyi girisimi
bilgi masasi

CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.


" NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!"


EN BÜYÜK BAYRAM HERKESE KUTLU OLSUN.