24 Nisan 2020 Cuma

Coronavirüs ve Yenilenebilir Enerji

Coronavirüs ve Yenilenebilir Enerji
Bu Konu ile ilgili olarak ilk makalem aşağıdadır.
Saygılarımla,

Corona!!!
2020 yılı ilk çeyreği hem ülkemiz hem de dünya için zor geçmekte. Coronavirüs…, Kimin başlattığı, biyolojik silah mı değil mi, paça çorbası veya tuzlu suyun yararlı olup olmadığı gibi tartışmalar epeyce devam edeceğe benziyor. Ümit diyoruz ki, tüm dünyanın gündemini oluşturan bu virüse karşı en kısa sürede çare bulunur. Ülkemizde alınan önlemler elbette önemli ancak vatandaşlarımızın günlük hijyen kurallarına uyması ve toplumsal yaşantımızı buna göre uyarlamamız çok daha önemli. Virüs sadece sağlık sorunu olmasının dışında artık ekonomik bir sorun halini aldı. Uluslararası ticaret, petrol fiyatları, arz – talep dengeleri değişmekte. Geçen hafta petrol fiyatları %30 geriledi. Petrol Üreten Ülkeler Örgütü (OPEC) bu düşüşü engellemek için üye ülkelerle bir toplantı düzenledi ancak bir karar alamadan dağıldılar. Yeni bir döneme mi geçiyoruz, bunu yakında gelecekte göreceğiz. Ancak günümüz dünyasında gerçeklik taşıyan bir konu var; “Üretim”. Ülke ekonomisini üretim odaklı oluşturmak devletlerin varlığını ve sürekliliğini arttırmakta. Bunun en iyi örneğini savunma sanayimizin son dönemdeki millileştirme çalışmaları ve İblid operasyonumuzda gördük.
“Yenilenebilir Enerji”
Son yıllara baktığımızda değişen mevzuatımızla yenilenebilir enerji kaynaklarımızdan elektrik üretimimizin arttığı su götürmez bir gerçek. Geçen yıl üretilen elektriğin neredeyse %8’ini rüzgâr enerjisi karşıladı. Güneş enerjisinde de çok ciddi atılımlar var. 2019 yılında üretilen elektriğimizin %45’i hidro dahil yenilenebilir enerji kaynaklarımızdan. Yenilenebilir enerji kaynak potansiyelimize baktığımızda üretim rakamlarımızın henüz istenilen düzeyde olmadığını düşünüyoruz. Maalesef hala elektrik üretimi konusunda dışa bağımlılığımız devam etmekte. Bulunduğumuz coğrafya, yanı başımızdaki karışıklıklar, özellikle doğal gaz alımı gerçekleştirdiğimiz Rusya ve İran ile olan ilişkilerimiz bize bir kez daha kendi elektriğimizi kendi kaynaklarımızdan daha fazla yararlanarak üretmemiz gerektiğini göstermekte. Özellikle güneş enerjisi ekipman üretiminde Çin önemli bir pozisyonda. Bu nedenle ekipman tedariki konusunda zorluklar yaşanacak bu da fiyat artışına neden olacaktır. Belki virüsten dolayı yenilenebilir enerji yatırımlarında bir yavaşlama söz konusu olacaktır ancak uzun vadede değerlendirdiğimizde, yenilenebilir enerji her zaman önemini koruyacaktır. Son olarak fosil yakıtlar bu corona sonrası en büyük darbeyi yiyecekler. Başta kömür ve türevleri.

23 Eylül 2019 Pazartesi

Akıllı Telefonların Şarj Ömrünü Uzatan En İyi 5 Uygulama

https://www.elektrikport.com/haber-roportaj/akilli-telefonlarin-sarj-omrunu-uzatan-en-iyi-5-uygulama/11518#ad-image-0

Radyasyon ve Kaktüs Gerçeği!

Çok kısa bir zaman önce dünyanın en gelişmiş ülkelerinden birisi olan Japonya'da meydana gelen felaketler, insanların dikkatini bir kez daha radyasyon sorununa çekti. Özellikle deprem sonrası Fukuşima-Daiçi nükleer santralindeki reaktörlerde oluşan patlamalar gerek bölge halkını gerekse tüm dünyayı etkisi altına almaya devam ediyor.


Uzmanlar radyasyondan korunma yöntemleri üzerinde çalışmalarını sürdürürken bir bitkinin adını duymayan kalmamıştır. 'Kaktüs' dediğimiz ve vahşi batı filmlerinde çok gördüğümüz, özellikle son zamanlarda satışlarında patlama olan aslında çoğumuzun da sevmediği fakat bir o kadar da faydalı olan dikenli bitki. Canlı su deposu olarak da bilinen bu tasarruf uzmanları çok zor koşullarda bile hayatta kalmayı başarabiliyor. Ayrıca Opuntia olarak bilinen türü besin kaynağı olarak, Peyotl olarak bilinen türü de ilaç olarak yıllardır kullanılıyor.
 
Birkaç sene geriye doğru gidersek 2009 yılında bir lise öğrencisinin TUBİTAK'a sunduğu araştırmasına rastlarız. Lise öğrencisi bu projesinde radyasyonun etkilerini azaltabilmek için kaktüs bitkisini çeşitli elektronik cihazların bulunduğu bir ortamda bir ay bekleterek Alfa-Beta adı verilen cihaz yardımıyla bitkinin radyasyonu ne oranda absorbe ettiğini araştırdı. Konuyla ilgili açıklama yapan genç araştırmacı 'İlk olarak kaktüs adı verilen bitkiyi etüv adı verilen fırınlarda 105 derecede kuruttum. Ardından kaktüs bitkilerinin küllerini alfa-beta cihazlarının detektörlerine koydum. 600 dakika içinde kaktüslerin radyasyon oranını ölçtüm. Bu uygulamayı hem radyasyona maruz kalan kaktüslerde hem de maruz kalmayan kaktüsler üzerinde denedim. Sonuç olarak Alfa-Beta cihazından yayılan ışınların kaktüs bitkileri tarafından absorbe edildiği sonucuna ulaştım. Zaman içinde bu tür araştırmaların desteklenerek farklı özellikler için kullanılabileceğini, radyasyonun tamamen zararsız hale getirilebileceğini düşünüyorum' şeklinde açıklamalarda bulunmuştu.


 Son gelişmelerden sonra tüm gözler yetkili bilimsel ve araştırma birimlerine çevrildi. Ama işin gerçeği bu konuda yapılmış bir araştırma henüz mevcut değil. Türkiye'deki akademik kuruluşlarda görev yapan radyoloji uzmanları elektronik cihazların yanına konulan bitkilerin radyasyonu absorbe etmesi ile ilgili bilimsel bir bilgiye sahip olmadıklarını, bu konuyla ilgili araştırma yapmanın da kendi görev alanlarına girmediğini söyledi.
 
TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi'nde, ''Atomları iyonlaştıracak kadar yüksek enerjiye sahip olmayan radyasyon, hedef malzeme üzerinde bir miktar ısı artışına yol açar ve bilindiği kadarıyla, canlı organizmalar üzerinde olumsuz bir etkiye sahip değildir'' şeklinde konu hakkında bilgilendirme yaptı.
Selçuk Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mine Genç, vatandaşların kesin olmayan bilgilerle, sözde radyasyonu emdiği için kaktüs satın almasının şaşırtıcı olduğunu, bu konuyla ilgili özel bir araştırma yapmadıklarını, kaktüsün radyasyonu emmesiyle ilgili bugüne kadar bir bilgiyle karşılaşmadıklarını ve görevlerinin de radyasyonun olumsuz etkilerini araştırmak değil, radyasyonu kullanarak hastaları tedavi etmek olduğunu belirtti.




Türkiye Atom Enerjisi Kurumu da konuyla ilgili olarak resmi internet sitelerinde Radyasyon Güvenliği Tüzüğü nedeniyle iyonlaştırıcı olmayan radyasyon kaynaklarının görev yetkileri dahilinde olmadığını belirtti. İşin gerçeği bilimsel kurumlarca yapılmış bir araştırma veya çalışma henüz mevcut değil ya da hala çalışmalar sürüyor. Ancak radyasyonu engellediği söylenti de olsa kaktüsün satışlarında bir artış olduğu gerçeği değişmiyor.

Kaynak:
Ajanslar

İnternet Tüm Dünyada Kesilir mi ve Kesilirse Neler Olur?

Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezinin (ISCC-CNRS) İletişim Bilimleri Enstitüsünde araştırmacı olarak çalışan Francesca Musiani,  internetin kesilmesi durumunda şunların gerçekleşeceğini belirtti;

Özerk araçlar neredeyse anında yerlerinde duracaklardır. Otoyollarda, otomatik geçiş ücretleri artık hiçbir aracın içinden geçmesine izin vermeyerek büyük trafik sıkışıklığı yaratacaklardır. Sokaklarda, sayısız yolcu işlevsiz kalmış iletişim cihazlarına bakarken, birkaç posta veya diğer teslimat drone’larının kazalarına tanıklık edeceklerdir. Bağlantısı kesildiği için çalışmayan otomat makinalar ve kasalar, süpermarketlerin ve hipermarketlerin hızla kapanmasına yol açacaklardır. Böyle bir durumda, nakitsiz, elektronik paraya dayalı bir toplum, artık nasıl ödeme yapabileceğini bilemez hale gelecektir.

Dağıtım şirketleri elektrik şebekesi ve bireylerin evlerinde bulunan sensörlerden doğru bilgileri alamadıklarından ve birçok alanın elektrik tedariğini uygun şekilde yönetemediklerinden, büyük bölgeler elektrikten yoksun kalacaktır. Dünyadaki neredeyse tüm endüstriyel üretim tezgâhları, finans merkezleri, işlenmekte olan tüm siparişleri iptal ederek tüm operasyonlarını derhal askıya alacaklardır.


Bütün bunlar hangi senede yaşanıyor olabilir? Yaygın internet dönemi olabilecek 2030’u düşünerek bu soruyu cevapladım. Böyle bir senaryoda, küresel bir internet kesintisi gerçekleştiğinde, dijital iletişimin ezici çoğunluğunu aniden keserek, bugün 'iletişim' (dijital araçlar aracılığıyla yazma, sohbet etme ve konuşma) olarak düşündüğümüz şey sorunun yalnızca küçük bir kısmıdır.

Larry Page bir keresinde 'Google havalimanları ve şehirler inşa ediyor' demişti. Dijital aktörlerin etkisinin yazılım, kayıt dışı içerik ve bilgi ile sınırlı kalacağına uzun zamandır inanılmaktadır. Taşımacılık, altyapı yönetimi veya bankacılık gibi dijital olmayan pazarlarda yer alabilmek için bu alanlardaki ustalıklarını kullandıkları açıkça ortaya çıkmaktadır.  Google henüz şehir inşa etmiyor olabilir, ancak doğrudan veya yatırımları sayesinde bir mobilite organizatörü olarak rol oynamakta ve IBM birkaç şehirde su temini altyapısının yönetimine katılmaktadır.

Altyapı ve nesnelerin gittikçe artan bağlantısı ile fiziksel akışların düzenlenmesi, bilgi akışlarının kontrolünü gerektirir. Küresel bir İnternet kesintisi, bilgi ve verilerle yapılandırılmış olan bir dünya için son derece önemli sonuçlara sahip olacak gibi görünüyor.

Düşünceler deneyinden “bugünün interneti” işleyişine geçildiğinde, küresel bir internet kesintisinin gerçekten gerçekleşmesi ihtimalinin çok düşük olduğu söylenmelidir. İnternetin belirli kısımlarını bir süre için kapatmak oldukça kolay olsa da küresel bir internetin dağıtılmış ve birbirine bağlı olması nedeniyle küresel bir kesinti en azından şimdiye kadar neredeyse imkânsız bir olaydı.


Kentucky Üniversitesi'nde Profesör ve araştırmacı olan Matthew Zook düşüncelerini şöyle ifade etti;  Bir dakikanızı alacağım ve akşam yemeğindeki o sinir bozucu insan olacağım, neden ve nasıl kesildiği hakkında daha fazla ayrıntı için ısrar ediyorum. Sorgulamalarım, sorunun ruhuna aykırı olduğunu biliyorum ancak ortaya çıkan olaylar açısından gerçekten önemli. İnternetin tümünün kesildiğini söyledin, bu yüzden TCP protokolünün aniden durmayı bıraktığını varsayacağım. 40'lı yılların ortalarında, belki de IP protokolü zorlu bir uzlaşmadan geçiyor.

Tamam, şimdi temel internet protokollerini antropomorfize ettim, bu aslında ne anlama geliyor? Her şey. Büyük olasılıkla kentsel planlama altyapısından geldiğim için bazı önemli noktalara odaklanacağım.


İletişim
 

İnternetsiz iletişim bir işe yarayacak mı? Emin değilim. Bazı teknolojilerin TCP / IP'yi nasıl kullandığını bilmiyorum, ancak VOIP dışarı çıkacak ve SMS, WhatsApp ve Telegraph'ın TCP / IP'ye güvendiğinden de şüpheliyim. Radyo operatörleri kral olacak!
 

Bankacılık ve finans

Boom. Altın böcekler kendilerini çok iyi hissedeceklerdir ve Bitcoin'deki insanlar nihayetinde merkezi olmayan, fakat TCP / IP bağımlı bir blockchain'in ne kadar üstün olduğu hakkında konuşmayı bırakabileceklerdir. ATM'lere ne olacağından da emin değilim.


Ulaştırma altyapısı

Arabalar çalışmalı ya da en azından eski arabalar çalışmalı ama trafik ışıkları, hızlı geçiş vb. işlevsiz olacaktır. Havayolları çalışmayı bırakacaktır. Demiryolları veya limanlardan emin değilim ama kamyon taşımacılığı hala etkili olabilir. Tüm lojistik sektörü karmakarışık olurdu. Tüm temel altyapıya hala sahip olacağız, ancak internet kesintisi olduğunda, küresel tedarik zincirlerini sağlayan karmaşık lojistik sistemler çalışamaz durumda olacaktır.


Diğer altyapılar

Kanalizasyon sistemlerinin hala işe yarayacağını düşünüyorum (şükürler olsun!). Aslında elektrik ve su şebeklerindeki kontrol sistemleri hakkında daha çok endişelenilmeli. İşler bir süreliğine değişebilir, ancak ayarlamalar yapılması gerektiğinde, ne olacağını bilemiyorum.

Yani sonuçta; iyi haber, çoğu insan için işe ya da okula gitmenin çok fazla bir anlamı olmayacak çünkü trafik korkunç olacaktır. Kötü haber, yüz yüze veya belki de posta ve radyo dışında iletişim kuramazsınız, tüm küresel bankacılık sistemi çalışamaz. Fabrikalar tüketicilere yiyecek tedariki yapamayacaktır. Bu yüzden marketlere malzeme teslimatı duracaktır. Muhtemelen yerel çiftçi pazarını ziyaret etmek için iyi bir zaman (çiftçilerin seyahat edebileceğini varsayalım). Elektrik ve su tesisatı donmuş olabilir. En iyisi küveti doldurmak ve biraz pil depolamak olacaktır.


Carnegie Mellon Üniversitesi'nde Bilgi Teknolojisi ve Kamu Politikası alanında Profesör olan Alessandro Acquisti yaşanacakları üç bölüme ayırdı.

Kısa vadeli

Şaşkınlık, ufukta görülen kıyametin dört atlısı, etkilenilen kaos gibi kaos.

Orta vadeli

Hayat devam eder ve boş zamanlarda yeniden keşifler yapılabilir.

Uzun vadeli

Normale dönüş; kaos ve fazla boş zaman yok; umarım birbirimize karşı daha iyi davranabiliriz.

Oxford İnternet Enstitüsü'nde İnternet Coğrafyası bölümünde profesör olan Mark Graham'a göre tüm internet kapatılmış olsaydı, neredeyse küresel bir ekonomik çöküşe tanık olurduk. İnternet, çağdaş küreselleşmenin sinir sistemidir. Açıkça dijital işlemler, en açık şekilde etkilenilen etkinlikler olacaktır: bilgisayar veya bağlantı gerektiren çoğu iş, sanal bankacılık ve ödeme ağları vb.

Tüm çağdaş toplumların tedarik zincirlerinin internete dayanması nedeniyle alım satım gücü durma noktasına gelmeye başlayacaktır. Bir domates çiftçisi, balıkçı veya fabrika işçisi, birlikte çalıştığı ve ticaret yaptığı kuruluşlarla iletişim kuramıyorsa ve ödeme alamıyorsa yapacak pek bir şey kalmamış demektir. Ve çağdaş ekonomide kaos yaratması garanti edilen iki şey varsa, yiyeceklerin tedarik edilememesi ve insanların paraya ve bankacılık ağına erişememesidir.


Bu iki faktörün tek başına yarattığı sosyal bozukluk ve görece otarşi üretim sistemleri dünyanın birçok yerine yayılacaktır. Küresel ekonominin yalnızca en yalıtılmış bölgeleri nispeten etkilenmeyeceğinden, nispeten bozulmamış ortaya çıkan tek ulusal ekonomi Kuzey Kore olabilir (tabi orada da sorunlar olabilir).

Ancak, sonuçta toplumlarımızın düşündüğümüzden daha dirençli olduğundan eminim ve radyo veya diğer internet dışı iletişim sistemlerini kullanan yedekleme iletişim sistemleri, toplumları ve ekonomileri bir arada tutan iletişim tutkalı olarak hizmet etmek için hızlı bir şekilde ortaya çıkacaktır. Ancak internetin ani bir şekilde kaybedilmesi şüphesiz kısa vadede son derece acı verici olacaktır.


Kaliforniya Üniversitesi'nde  Bilgisayar Bilimi alanında profesör olan Leonard Kleinrock' a göre internetin tamamen kapanması durumunda, tüketiciler derhal piller, yiyecek, benzin, su, bisikletler vb. ürünleri satın almaya yönelecektir. İlk aşamada rahatsızlık, panik, isyan, suç ve şiddet yaşanacaktır. Elektrik kesintileri ve elektrik şebekelerinin çöküşü, havayolu sistemleri, ticaret, bankacılık ve finansal sistemler, sanal alışveriş, sanal topluluklar, sanal eğlence, ana sistemlerde bilgi alışverişi (örneğin, sağlık, yasal, finansal, hükümet, eğitim) işlevsiz hale gelecektir. Özerk araçlar hız kesecek ve bazı ulaşım sistemleri (örneğin trafik kontrolleri) başarısız olacaktır. İnternet tabanlı fiziksel güvenlik sistemleri yok olacak. Bilgi depolarına hızlı erişimimizi kaybeder ve büyük bilgi arşivleri önemli ölçüde yavaşlar

Elektrik belirli bölgelerde kalırsa, WiFi yerel olarak çalışmaya devam edecektir. Geçici kablosuz ağların konuşlandırıldığını görürüz. Seslendirme, voip olmayan telefon ve telsiz gelişir. Ama bu kesintinin olumlu tarafa bakarsak, gezegenin sosyal yapısı üzerinde bazı olumlu etkileri olacaktır. İşte bazı olasılıkların bir listesi:

Çocuklar muhtemelen daha özgürleşirler
İnsanlar akıllı telefonlarında akılsız video oyunlarını oynamak yerine, gazete, dergi, kitap vb. okurlardı.
İnsanlar tekrar düşünmeye başlayacaktır. Kütüphaneler büyüyecektir.
İnternet tabanlı etkileşimler (örneğin, e-posta, metinler, sosyal medya, twitter vb.) ortadan kalkar ve yerine daha geleneksel anlamlı düşünceler, yazılar, konuşmalar, şarkılar vb. gelecektir.
Sosyal yaşam anlamlı şekilde değişecektir. İnsanlar ekranlara bakmak yerine konuşmaya başlayacaklardır.
Güvenlik, mahremiyet istilası, dolandırıcılık, fidye yazılımı, kimlik avı, bilgisayar korsanlığı, büyük ölçüde azaltılacaktır.
İnsanlar gerçek hobilere, grup masa oyunlarına, gerçek anlamda sosyal etkileşime, insan temasıyla meşgul olacaklardır.
Sanal yaşam yerine gerçek hayat tekrar yeşermeye başlar.
Çocuklar dışarıda oynarlar, temiz hava alırlar ve doğayı keşfederler.
İnsanlar yeni bilgiler öğrenirler ve yeni fikirler üretmeye başlarlar.
Çevrimiçi devasa internet şirketleri, tüketicilere yönelik tekellerini kaybettiğinden, sadakat yerel satıcılara geri dönecektir.
İnternet megafonunun büyük etkisi olan sahte haberler, nefret dolu konuşmalar vb. ortadan kalkacaktır.
 
Özet olarak, yaşamdaki denge geri dönecektir. Şimdi bu ne kadar kötü olurdu? Ama mümkün olduğunca en kısa sürede kesinlikle İnternet dünyasına geri dönerdik, değil mi? Dengeli bir orta zemine ne dersiniz?

Kaliforniya Üniversitesi'nde Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği alanında Profesör olan John Villasenor'a göre kesintinin etkisi hızlı ve yıkıcı olacaktır. Birçoğumuzun internet denilince aklına gelen, arama motoru, sosyal medya, e-posta ve sanal haberler gibi tüketiciye yönelik hizmetlerdir. Ancak internet; finansal sistem, ulaşım sistemleri, yiyecek ve diğer temel ihtiyaçların dağıtımı için tedarik zincirleri, acil durum müdahale sistemleri vb. gibi günümüzün kritik altyapısının çoğuna da güç vermektedir.

Bu sistemler olmadan, toplum birçok hizmetten işlev göremezdi. Neyse ki, internetin dünya çapında tamamen kesilmesi ihtimali çok düşük. İnternet ekosistemi çok yaygın bir şekilde dağılmıştır, bu nedenle çok yetenekli ve kötü niyetli bir aktörün bile bu ölçekte bir kesintiye neden olması pek mümkün olmayacaktır.


Kaynak:

gizmodo