14 Kasım 2022 Pazartesi

 

(TEİAŞEkim 2022 Kurulu Güç Raporunu Yayınladı. Rapora göre, kurulu güç toplamı 103 bin 275,80 MW olurken 2022 Ekim ayı sonunda kurulu gücün 9 bin 120,4 MW'lık kısmı güneş enerjisi santrallerinden sağlandı. Güneş enerjisindeki kurulu güç bir önceki aya göre 132 MW artış gösterdi. Kurulu güç toplamı bir önceki aya göre arttı. 994,8 MW Kurulu güçte artma olurken, santral sayısında 134 adet artış oldu.

 

2022 Ekim ayı kurulu güç raporuna baktığımız zaman bir önceki aya göre gözümüze çarpan bazı detaylar bulunmaktadır. Güneş enerji kapasitesi de artsa da, güneş enerji santralleri hidroelektrik ve termik santraller gibi bir baz yük santrali olmadığından hidroelektrikteki kapasite düşüşünü tam olarak karşılayamamaktadır. Yenilenebilir enerji santrallerine entegre edilebilecek depolama tesisleriyle özellikle güneş ve rüzgarın elektrik üretimindeki payı artırılarak ek kapasite ihtiyacında kömür santrallerinin kapasitesinin artırılmasına gerek kalmayabilir. Bundan dolayı da güneş ve rüzgar santrallerine ek depolama tesislerinin kurulumu ve entegrasyonu temiz enerjiye geçiş ve enerji bağımsızlığı için önemlidir.  TEİAŞ’ın yayınlamış olduğu 2022 Ekim Ayı Kurulu Güç Raporu‘na baktığımız zaman yenilenebilir enerji santral kurulu güçlerinin artmaya devam ettiğini görmekteyiz. Özellikle de güneş ve rüzgar enerji santraller kurulu güçleri her ay artış göstermektedir. Bunların yanı sıra biyokütle santral kapasiteleri de son aylarda artış göstermeye başlamıştır. Yenilenebilir enerji santrallerindeki bu kapasite artışları da kurulu güçteki yenilenebilir oranını da arttırmaktadır. Özellikle güneş ve rüzgar santrallerine entegre edilecek depolama sistemleriyle bu kaynakların elektrik üretimindeki paylarının daha da artması sağlanabilir. Enerji bağımsızlığımıza giden yolda temiz enerji kaynaklarına sonuna kadar ihtiyacımız var.

2022 Ekim ayı kurulu güç raporundaki diğer verilere baktığımız zaman lisanssız güneş enerji santrallerinin kurulu gücü 7.709,1 MW'a yükselirken, lisanslı güneş kurulu gücü de 1.411,3 MW oldu.

TEİAŞ, Ekim 2022 Kurulu Güç Raporunu Yayımladı

 

TEİAŞ’ın verilerine göre, Ekim 2022 dönemi itibariyle Türkiye’nin kurulu gücü 103.275,80 MW oldu.

En fazla santral sayısını sahip olan birincil enerji kaynakları ise;

9.203 adet Güneş Enerjisi Santralleri (9.120,4 MW),

750 adet Hidroelektrik Enerji Santralleri (31.568,2 MW),

344 adet Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralleri (25.304,3 MW) ve

358 adet Rüzgar Enerjisi Santralleri (11.306,8 MW) oldu.

Birincil kaynaklara ve kuruluşlara göre kurulu güç (MW):

En fazla kurulu güce sahip kuruluşlar 70.503,9 MW ile Serbest Üretim Şirketi ve 20.995,20 MW ile EÜAŞ santralleri oldu. Mevcut santrallerin % 68’i özel sektör tarafından % 32’si ise kamu tarafından işletiliyor.

Birincil kaynaklara ve kuruluşlara göre santral adedi:

Türkiye’deki lisanssız ve lisanslı santral sayısı toplam 11.276 oldu. Mevcut santrallerin % 92’si lisanslı % 8’i ise lisanssız santrallerden oluşuyor. Ekim ayı itibariyle Birincil Kaynak ve Kuruluşlara göre santrallerin 9.471 adedi lisanssız santral, 1.805 adedi ise lisanslı santrallerden oluşmaktadır.

2022 Ekim Ayı Kurulu Güç Tablosu

 

Açıklanan kurulu güç raporuna göre 2022 Ekim ayı kurulu güç tablosu aşağıdaki gibidir.

2022 Ekim Ayı Kurulu Güç




TEİAŞ, 2022 Ekim Ayı Kurulu Güç Raporunu Yayınladı

 

Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ), 2022 Ekim Ayı Kurulu Güç Raporu‘nu yayınladı. Rapora göre Türkiye’nin toplam kurulu gücü Ekim ayı sonu itibariyle 103.275,8 MW seviyesine ulaşırken, toplam santral adedi de 11.276‘ya yükselmiştir.

2022 Ekim Ayı kurulu güç raporuna göre bilinmesi gereken bazı öne çıkan bilgiler aşağıdaki gibidir.

  • Toplam elektrik kurulu gücü, 2022 Eylül ayına göre 994,9 MW artarak 103.275,8 MW seviyesine ulaşmıştır. Toplam santral sayısı da bir önceki aya göre 134 artarak 11.276 olmuştur.
  • Yenilenebilir enerji kurulu gücü de bir önceki aya göre 270,6 MW artarak 55.900,7 MW‘a yükselirken yenilenebilir santraller toplam kurulu gücün yaklaşık % 54,12’sini oluşturdu. 
  • Güneş enerji santrallerinin kurulu gücü de 158,7 MW’lık bir artış ile 9.120,4 MW seviyesine yükseldi. Toplam güneş enerji santral sayısı da 9.203'e yükseldi.
  • Rüzgar enerji santrallerinin de kurulu gücü 107,6 MW artarak 11.306,8 MW oldu.
  • Güneş enerji kurulu gücü toplam kurulu gücün % 8,83’ünü oluştururken, rüzgar enerji kurulu gücünün toplam kurulu güçteki oranı ise % 10,94 oldu.
  • Rüzgar ve güneşin yanında önemli bir yenilenebilir enerji santrali olan biyokütle santral kurulu gücü de bir önceki aya göre 4,3 MW’lık bir artış göstererek 1.827,2 MW oldu.
  • Toplam kurulu güçte ilk sırada 25.304,3 MW ile doğalgaz yer alırken, onu 23.275,2 MW ile barajlı hidroelektrik santralleri takip etti.
  • Fosil yakıtlı santrallerin kurulu gücü de 2022 yılı Ekim ayı sonu itibariyle 47.375 MW seviyesinde seyretmektedir toplam kurulu güçteki oranı ise % 45,87'dir.
  • 2022 Ekim ayı kurulu güç raporundaki diğer verilere baktığımız zaman lisanssız güneş enerji santrallerinin kurulu gücü 7.709,1 MW olurken, lisanssız rüzgar enerji santrallerinin toplam kurulu gücü 81,6 MW olmuştur.


Türkiye'nin dönüşümü

 

Türkiye son yıllarda büyük bir dönüşüm içinde…

İktisadi, siyasi ve toplumsal alanlarda yaşanan bu süreç sonunda ortaya çıkacak sonuçlar Türkiye’nin gerek bölgesinde gerekse küresel çapta söz sahibi olmasını destekleyecektir.

Türkiye, yeni ekonomi modeliyle birlikte üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı bir süreç içerisine girdi. Üretimin artması için yatırımların artması, yatırımların artması için de alt yapının güçlü olması gerekir.

2002 yılında Türkiye’de 192 olan OSB (Organize Sanayi Bölgesi) sayısı 2022 yılında 379’a yükseldi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca kuruluş onayı verilen OSB sayısı 345 iken Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kuruluş onayı verdiği tarım ihtisas OSB sayısı 34 oldu.

2002 yılında OSB’lerde 11 bin 395 işletme bulunurken 2022 de 70 bin civarına çıktı.

İstihdamın en önemli merkezlerinden biri olan OSB’ler 2 milyon 300 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor.

Yollar, köprüler, havalimanları, nitelikli insan kaynağı gibi birçok alt yapı yatırımının yapıldığı Türkiye’de hem yurtiçi hem de bölgesinde üretim ihtiyacını karşılamak üzere büyük atılım gerçekleştiriyor.

Toplumsal dönüşümün en önemli kısmı nitelikli insan kaynağıdır.

Türkiye, Teknofest sayesinde Anadolu’nun her yerinden gençlerin yarışmaya dâhil edilmesiyle zihni bir dip dalgası oluşturmaya devam ediyor. Önceden Ankara ve İstanbul’dan belli başlı üniversitelerin akademik personellerinden ileri teknoloji projeleri çıkarken artık Anadolu’nun birçok bölgesinden sadece lisans da değil lise düzeyinde bile birçok proje üretilmeye başladığına şahit oluyoruz.

“Z” kuşağı olarak etiketlenmeye çalışılan Türk gençliği Teknofest gibi yarışmalar sayesinde Türkiye’yi gerek bölgesinde gerekse küresel çapta söz sahibi yapacak çalışmalarla geliyor.

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil’e sorulan “Bu kadar kısa zamanda Türk savunma sanayisi bu başarıları nasıl elde etti?” sorusuna verdiği cevap çok manidar. “Gençlerle”

Birkaç sene önceye kadar Türkiye’de uçak mühendisliği okuyan bir gence “Türkiye uçak mı üretiyor bölümü bitirip işsiz mi kalacaksın?” yorumları yapılırken bu soru artık tarih oldu.

Türkiye Milli Muharip Uçak üretimi ve silahlı ve silahsız insansız hava araçları üreterek dünyada söz sahibi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Türkiye’nin devlet, piyasa ve toplum yapısındaki derin dönüşüm Türkiye’nin gelecek yüzyılda hak ettiği noktalara gelmesini sağlayacak şekilde düzenlenmesi elzemdir.

Teknoloji üreten Türkiye’nin orta gelir tuzağından kurtulmayı sağlayacak en önemli adımı olarak gösterilebilir.

Savunma sanayinde yakalanan yüksek teknolojili üretim başarısı TOGG ile sivil sektörlere taşınmış oldu. Bu gibi yüksek teknolojili sanayi sektörleri, oluşturdukları yan sektörlerle birlikte yeni yüksek teknolojili istihdam alanlarının da oluşmasını sağlıyor.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle birlikte bürokrasinin azalması, yatırım imkânlarını artırıp hızlı karar alınmasını sağlarken ekonomik büyümeyi ve istihdam artışını da destekliyor.

Bu da devlet, piyasa ve toplum üçlüsünün dönüşümü birlikte olması gerektiğini açık bir şekilde ortaya koyuyor.

Bugün, dünyada en önemli güçlerden biri olan Çin’in dönüşümü de bu üçlünün birlikte hareket etmesiyle birlikte sağlanmıştır. Devlet kapitalizmi formatıyla adeta kendi vatandaşlarının emeğini sömürerek yükselen bir Çin modeli ile değil, vatandaşların nitelikli insan kaynağı hâline gelmesiyle yüksek katma değer üreten bir model uyguladığımız görülüyor.

Ancak bu süreçte yaşadığımız sorunları da görmezden gelmemek gerek. Bu model değişikliği sürecinde yüksek kârlılık elde eden işletmelerin bu artan kârlılığı çalışanlarıyla bölüşmediği verilere yansıyor.

Büyüme oranları verilerine bakıldığında GSYİH içindeki işçi ücretlerinin payı giderek azalıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir.

Aralık ayına yaklaşılmasıyla birlikte yeniden tartışılmaya başlanan “Asgari Ücret” konusu herkesçe önemli bir konudur. Çalışan ücretlerinde yapılacak artışın fiyatlara fazlasıyla yansıtılması kârlılığı artırırken enflasyonu daha kronik bir hâle sokmaktadır. Ücret artışının enflasyonu artırmayacak bir şekilde çözülmesi gerekir. Bunu da yine devlet, piyasa toplum üçlüsünün kendi aralarında yapacakları düzenlemelerle başarılabilir. Aksi hâlde bir tarafından onarılırken diğer taraftan başka bir arıza çıkmaya devam ediyor.

İşletmeler elde ettikleri yüksek kârlılığı ya çalışanlarıyla bölüşmeli, ya da yeni yatırımlarla yeni istihdam alanları oluşturmalıdır. Toplumsal refah artışı ancak bu şekilde sağlanabilir.

13 Kasım 2022 Pazar

Yoldan güzel geçmek

 

Bir Ayet: Her insanın sorumluluğunu omuzuna yükledik. Kıyamet gününde insana, açılmış vaziyette önüne konulacak olan bir kitap çıkaracağız. “Oku şimdi kitabını! Bugün kendini yargılamak üzere kendi nefsin yeter!” (İsrâ, 17/13-14)


Vali'nin biri geniş bir yol yaptırır ancak yolu kullanıma açmadan evvel bir yarışma düzenler ve yarışmada yoldan en güzel geçecek kişinin belirleneceği söylenir. Yarışma günü kimi at arabasıyla kimi en güzel esvabıyla “en güzel geçen” olmak için yol kenarına gelir. İnsanlar tüm gün yoldan geçer fakat valinin yanına döndüklerinde hepsi aynı şikâyette bulunur. Yolun bir yerinde büyükçe bir taş yığını vardır ve bu, yolculuğu hayli zorlaştırmaktadır. Günün sonunda son yolcu da valinin yanına ulaşır, üstü başı toz toprak içindedir. Bu garip yolcu, valiye altınla dolu bir torba uzatır ve der ki: Yolda, insanların geçmesini zorlaştıran bir taş yığını gördüm. Hz. Muhammed’in (s.a.s.), “Rahatsızlık veren bir şeyi yoldan kaldırmak sadakadır.” sözünü hatırladım, yolu temizledim ve taşların altında bunu buldum, bu altınlar size ait olmalı. Vali gülümseyerek cevap verir: O altınlar senin. Yarışmanın galibi sensin. Zira yoldan en güzel geçen kişi ardından gelenler için yoldaki engelleri kaldırandır.

KAYNAK: DİYANET takvimi