5 Şubat 2024 Pazartesi

Aylık enflasyon beş ayın zirvesine çıktı

 

    Türkiye tüketici enflasyonu aylık bazda Ağustos ayından beri en yüksek seviyede gerçekleşti ve aylık enflasyonda beş aylık düşüş trendi sona erdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Ocak ayında tüketici fiyatları, asgari ücret artışları ve vergi ayarlamalarının da etkisiyle Aralık ayına göre % 6,70 arttı. Bloomberg HT anketinde beklenti yüzde 6,50 seviyesindeydi. Ocak ayında yıllık enflasyon ise yüzde 64,86 olarak belirlendi. Ocak ayında çekirdek enflasyonda da yatay bir seyir izlendi. TÜİK verilerine göre Ocak'ta yıllık çekirdek enflasyon yüzde 70,48 olarak kaydedildi. Ocak ayında üretici enflasyonunun da hızlandığı görüldü. Ocak ayında üretici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 4,14 arttı. Böylelikle aylık bazda üretici fiyatlarında da beş ayın zirvesi görüldü. Yıllık bazda üretici fiyatları ise yüzde 44,20 arttı.


Depremin Yıldönümü

 

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden tam bir yıl geçti.

Birçok akrabamız, eşimiz, dostumuz, vatandaşımız ya hayatını kaybetti ya yaralandı ya da yerinden yurdundan oldu.

Allah depremde hayatını kaybedenlere rahmet ve mağfiret eylesin. Yaralılara acil ve kâmil şifalar ihsan eylesin. Hayatını sürdürmeye çalışanlara da sabır ve güç kuvvet versin.

Deprem her ne kadar Kahramanmaraş merkezli olsa da Hatay bu depremde en çok zararı gören şehrimiz oldu. Basın ve medyaya çok yansımasa da gidip görenler özellikle de deprem öncesindeki hâlini bilenler bu durumu daha iyi bilirler.

Eğer deprem bölgesine gitmeyenler varsa en kısa zamanda bölgeye gidip görmelerini tavsiye ederim. Nitekim depremin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hasarı gözle görülür bir şekilde ortada durmaktadır. Yıkılan binaların yerleri boş bir arsa olarak duruyor. Bir zamanlar oralarda insanların yaşadıklarını düşünerek bölgeyi gezerseniz daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.

Depremler, aniden hayatımıza giren doğal felaketlerdir ve maalesef ülkemizde sık sık yaşanır. Bu felaketlerin yol açtığı yıkımın insanların hayatını nasıl etkilediğini hepimiz gördük ve yaşadık. Depremin hemen ardındaki ilk dönemde ayni yardımların ne kadar önemli olduğunu gördük. Deprem, bölgede altyapıyı, binaları ve iş yerlerini tahrip etti. Bu nedenle depremin yaşandığı bölgede üretim ve satışın durduğu bir dönem yaşandı. İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekti. İşte tam da bu noktada ayni yardımların gönderilmesi hayati derecede önemliydi. Gıda, su, giysi gibi acil ihtiyaçların karşılanması, depremzedelerin hayatta kalabilmesi için gerekliydi. Seferberlik ruhu ile herkes elinden geldiğince yardımlar yaptı.

Ancak yardım süreci sadece bu ilk aşama ile sınırlı değildir. İkinci aşamada, yıkımın ardından bölgenin yeniden kalkınması için nakdi yardımlar daha fazla önem kazandı. İmar edilme süreci hızla hayata geçirildi. Yollar, binalar ve altyapı yeniden inşa edilmeye başladı. Bu noktada nakdi yardımlar, bölgenin hızlı bir şekilde normale dönmesine yardımcı olurdu. Ancak bu kısımda maalesef sınıfta kalındı. Yardımların kesilmesine bağlı olarak devlet mecburen vergi oranlarında artış yapmak durumunda kaldı. Deprem konutlarını hızla bitirmek için bir yıldır canla başla çalışılıyor.

Ancak iş burada bitmedi. O bölgede faaliyet gösteren esnafların da desteklenmesi gerekiyor. Yerel esnaftan alışveriş yapılması teşvik edilmelidir. Bu, iş yapan esnafların ayakta kalmasına ve hatta yeni istihdam oluşturmasına yardımcı olacaktır. Böylece depremzedeler, kendi bölgelerinde iş bulma fırsatına sahip olabilirler.

Unutmayalım ki deprem sonrası yardım sadece ilk anlarda değil, uzun vadeli olarak da düşünülmelidir. Ayni ve nakdi yardımların yanı sıra, yerel ekonominin canlanması için çaba göstermeliyiz. Ancak bu şekilde depremin neden olduğu yıkımın etkilerini en aza indirebiliriz. Birlik olup, depremzedelere destek olmalı ve onların yeniden ayakta kalmalarına yardımcı olmalıyız.

Türkiye'deki depremlerde yardımların hızla artması, uzun vadeli yardımların bölgeye ulaştırılması ve lojistik merkezlerinin kurulması gerekliliğini ortaya koymuştur. Afet lojistik merkezleri, yardımların hızlı ve etkili bir şekilde dağıtılmasını sağlar.

Deprem hazırlığı ve sonrası, sağlam yapıların inşası ve malzemelerin kalitesinin önemini vurgular. Yapıların maliyetini azaltmak için malzeme kalitesinin düşürülmesinin uzun vadede daha büyük maliyetlere yol açtığı anlaşılmıştır. Deprem riskini hesaba katmadan inşa edilen yapılar, deprem sonrası ekonomik tahribata yol açar.

Depremin ne zaman olacağı öngörülemeyeceğinden, yapıların her zaman depreme dayanıklı olması gereklidir. Depremin yaklaşması için bile olsa, yapıların sağlam olmadığı durumlarda can kayıpları ve ekonomik zararlar kaçınılmazdır. Depreme hazırlık süreci, ne kadar maliyetli olursa olsun, yıkımın maliyetinin çok daha büyük olduğunu göstermektedir. Eğitim müfredatına arama kurtarma eğitimleri eklenerek, afet durumlarında gönüllü gençlerin profesyonel yardım sağlama yetenekleri geliştirilebilir. Bu, toplumsal bilinci ve ekonomiyi güçlendirmenin önemli bir yoludur.

Depremler, acil yardımların yanı sıra uzun vadeli destekleri de gerektirir. Sağlam yapılar ve eğitim, gelecekteki felaketlere karşı önemlidir. Toplumsal bilinç ve dayanışma, deprem sonrası toparlanmayı hızlandırabilir.

Hanehalkı geliri 2023 yılında yüzde 70,7 arttı

 

TÜİK’in yayımladığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2023 yılı sonuçlarına göre; en yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 1,8 puan artarak yüzde 49,8'e çıkarken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0,1 puan azalarak yüzde 5,9 oldu.

Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir.

En son yapılan araştırma sonuçlarına göre Gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,018 puan artış ile 0,433 olarak tahmin edildi.

Türkiye'de yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri 2023 yılı anket sonuçlarına göre yüzde 70,7 artarak 167 bin 983 TL oldu.

Türkiye'de yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri bir önceki yıla göre yüzde 72,3 artarak 48 bin 642 TL'den 83 bin 808 TL'ye yükseldi.

Toplam gelir içerisinde en yüksek payı, yüzde 48,5 ile bir önceki yıla göre 2,3 puan artan maaş ve ücret geliri aldı. İkinci sırayı yüzde 22,1 ile önceki yıla göre 1,1 puan artan müteşebbis geliri alırken üçüncü sırayı yüzde 17,6 ile önceki yıla göre 2,6 puanlık azalış gösteren sosyal transfer geliri oluşturdu.

Tarım gelirinin müteşebbis geliri içindeki payı yüzde 20,5 olurken, emekli ve dul-yetim aylıklarının sosyal transferler içindeki payı ise yüzde 88,4 olarak gerçekleşti.

Yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla yükseköğretim mezunlarında 157 bin 851 TL, lise ve dengi okul mezunlarında 114 bin 374 TL, lise altı eğitimlilerde 89 bin 012 TL, bir okul bitirmeyenlerde 63 bin 425 TL ve okur-yazar olmayan fertlerde 45 bin 637 TL olarak hesaplandı.

2022 yılında işsiz olan fertlerin yüzde 42,4'ü 2023 yılında çalışmaya başladı. Faaliyet durumu 2022 yılında çalışan olarak belirlenen fertlerin 2023 yılında yüzde 90,5'i çalışma hayatına devam etti. Bir önceki yıl işgücüne dahil olmayan fertlerin ise yüzde 10,1'i işgücüne katıldı.

Verileri değerlendirecek olursak;

Hanehalkı kullanılabilir gelirin yüzde 70,7 artması sevindirici. Bunun yanı sıra son birkaç yıldır asgari ücrete yapılan yüksek zamlar ve bunun diğer ücretlere yansıması nedeniyle belirli bir kesim gelirini daha düşük gösteriyor. Dolayısıyla gelir artışının daha yüksek oranda olduğu tahmin ediliyor.

Gelir dağılımındaki bozulmayı gösteren Gini katsayısına bakıldığında ise olumlu bir tablo karşımıza çıkmıyor. Bu bozulmayı büyüme verisinde de görmüştük. Özellikle pandemi ve sonrası dönemde işgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı gerilemişti.

Öte yandan başta işgücü istatistikleri olmak üzere bazı göstergelerden eğitim seviyesi düşük olan grupların daha iyi bir gelir elde ettiğine dair bir çıkarım yapılıyordu. Ancak yıllık ortalama iş gelirlerine bakıldığında ilk sırada yükseköğretim mezunları olduğu görülüyor.

4 Şubat 2024 Pazar

 

    Ocak ayı enflasyonu açıklandı. Enflasyon Ocak ayında yüzde 6,70 oldu. Toplu sözleşme hükmüne göre memurlar, 2024'ün ilk yarısı için yüzde 15 zam alacak. İlk ayda enflasyon yüzde 6,70 oldu. Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayında çıkacak enflasyon rakamları memurların alacağı enflasyon farkını da netleştirecek.

Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı

 

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık % 64,86, aylık % 6,70 oldu

TÜFE'deki (2003=100) değişim 2024 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre % 6,70, bir önceki yılın Aralık ayına göre % 6,70, bir önceki yılın aynı ayına göre % 64,86 ve on iki aylık ortalamalara göre % 54,72 olarak gerçekleşti.

TÜFE değişim oranları (%), Ocak 2024

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup % 40,62 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise % 92,27 ile lokanta ve oteller oldu.

TÜFE ana harcama gruplarına göre aylık değişim oranları (%), Ocak 2024

Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup %-1,61 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise %17,68 ile sağlık oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5'li Düzey) 2024 yılı Ocak ayı itibarıyla, 8 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 4 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 131 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık % 67,68, aylık % 6,85 oldu

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2024 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre % 6,85, bir önceki yılın Aralık ayına göre % 6,85, bir önceki yılın aynı ayına göre % 67,68 ve on iki aylık ortalamalara göre % 59,60 olarak gerçekleşti.

Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı

 

    TÜFE'deki (2003=100) değişim 2024 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre % 6,70, bir önceki yılın Aralık ayına göre % 6,70, bir önceki yılın aynı ayına göre % 64,86 ve on iki aylık ortalamalara göre % 54,72 olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE (2003=100) 2024 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre % 4,14, bir önceki yılın Aralık ayına göre % 4,14, bir önceki yılın aynı ayına göre % 44,20 ve on iki aylık ortalamalara göre % 47,35 artış gösterdi.

2024 Yılı ÜFE-TÜFE Oranları

 



Ocak - 2024ÜFE (%)TÜFE (%)
Bir Önceki Aya Göre4,146,70
Bir Önceki Yılın Aralık Ayına Göre4,146,70
Bir Önceki Yıla Göre44,2064,86
Oniki Aylık Ortalamalara Göre47,3554,72