8 Ağustos 2008 Cuma

Küresel ısınma, verimlilik ve maliyet üzerine

Küresel ısınma, verimlilik ve maliyet üzerine


Çocukluğumda, kullandığımız “şey”lerin birer değeri vardı.
Manevi değerlerden söz etmiyorum. Basbayağı maddi değerlerden söz ediyorum.

Makdonaldslar, burgerkingler, şunlar bunlar yoktu o zaman. Annelerimizin ekmeğimize sürdüğü yağ-bal en değerli gıdamızdı.
Hele bir de Türk Çokellası, yani tahin-pekmezimiz vardı. Beyaz peynirli ekmeklerimiz…
Yemek atılmazdı o zamanlar. Sofradan yemek atmak günahtı, ayıptı.
Et pahalıydı, değerliydi. Kurban bayramlarında etler ziyan olmasın diye kavrulur, küpe basılırdı. O küpteki et aylarca kullanılırdı. Bir gram enerji tüketmeden saklardık onları.
Telli dolaplarımız vardı buzdolabından önce. Sütümüzü getiren sütçüden taze, mis gibi sütümüzü alırdık. Kaynatır içerdik.
Beklemezdi fazla gıdalar. İçlerinde katkılar, hormonlar yoktu. Taze taze tüketirdik. Veya kurutur, uzun süre kullanırdık. Reçel yapardı annelerimiz. Yazın meyve bol, ucuz. Yap reçeli, yap salçayı, bas kavanoza, mis gibi bütün kış ye.
Kış vakti hıyar tadında domates yemezdik. Domates, mevsiminde olurdu. Mis gibi kokardı.
Anamur muzumuz vardı. Pahalıydı, küçücüktü ama çok lezzetliydi.
Doğanın verdiklerini değerlendirirdik. Gıda değerliydi. Çiftçilik önemliydi.
Bizim de oyuncaklarımız vardı.
Uyduruk plastikten yapılmış arabalarımız vardı. Gri, siyah, yeşil… farklı farklı renklerde. O arabalar bugünün lüks oyuncakları kadar pahalıydı. Kolay alamazdık onları.
Sağdan soldan bulduğumuz tellerle birer uyduruk direksiyon yapar öyle kullanırdık o arabaları.
Defterlerimiz, silgimiz, kalemimiz çok değerliydi. Genellikle kurşun kalemlerimizi minnacık kalana kadar kullanır, defterlerimizden sayfa koparmayı ayıp sayardık.
Giysilerimiz de öyle idi. Bugün özellikle yamalı süsü verilmiş giysiler var. Eskiden giysilerimizde yamalar olurdu. Özellikle çocukların giysilerinde.
Hatta daha yeni alındığında kolay yıpranmasınlar diye dirsek ve dizlerine yamalar dikilirdi giysilerin.
Arabalar ne kadar da pahalıydı. Herkes kolay kolay araba sahibi olamazdı. Arabalar da nadirdi zaten. Hem zor bulunur, hem değerli. 20, 30 yıllık bir araba sahibi olmak normaldi. Arızalandığından onları “usta”larına götürürdük.
Usta sözcüğünün altını çizmek lazım. Bu adamlar adeta birer sihirbazdılar. Hiçbirşeyi atmaz, mutlaka onarırlardı. Bir motoru, bir şanjmanı en ince detayına kadar söker, onarır, monte ederlerdi.
O eski arabalar, yine de işimizi görürdü. Onları onaran ustalar giderek daha da ustalaşırdı.
Televizyonlarımız mesela. Evin en nadide köşesinde, üzeri dantellerle örtülü ve kıyaslandığında bugünkü büyük LCD ekranlarla aynı fiyata, siyah beyaz televizyonlarımız vardı.
Önlerine mavi, yeşil camlar takarak renklendirmeye çalışırdık bunları.
O televizyonlar da arızalanır ve arızalandığında onaracak ustalarımız, tamircilerimiz daima bulunurdu.
Buzdolabı, fırın, çamaşır makinesi, mobilyalar… hepsi çok çok pahalıydı.
Çünkü üretim zordu ve üretim değerliydi. Dolayısı ile üreten değerliydi. Durum böyle olunca onaran da değerli ve ayrıcalıklı oluyordu.
Özellikle köylerde hatta şehrin birçok mahallesinde (ki benim 7-8 yaşlarında bir yıl kaldığım mahalle de öyleydi) evlerde musluklar, su tesisatları filan yoktu.
Sular, çeşmelerden, yıllarca kullanılabilen güğümlerle, damacanalarla taşınır ve evlerde titizlikle, damlasını ziyan etmeden kullanılırdı.
Kolu kopardı insanın o ağır güğümlerle. Hele çocuksan… (Gerçi alışıktık biz. Yıllarca kullandığımız deri okul çantalarımızın ağırlığı bizi güçlü kılardı. Kolay eskimezdi o çantalar. Hatta bazı çocuklar abisinin, ablasının, babasının eski çantasını kullanırdı.)
Suyu eve taşımak zordu. Bunun için de su çok değerliydi. Ziyan edilemezdi.
Genellikle odunla, kömürle ısınırdık. Çok pahalıydı kömür. Hali vakti yerinde olanlar evlerine kok kömürü alırdı. Diğerleri odun veya en iyi şartlarla linyit kömürü ile idare ederlerdi.
Kömür pahalıydı, lükstü ama çok pisti. Dumanı ayrı pislik, tozu, külü ayrı pislik…
Kömür demek enerji demek, ısınma demek. Enerji pahalıydı. Geceleri kömür sobaları söndürülür, sabahın erken saatinde yakılırdı.
Elektrik de pahalıydı. Hem de çok pahalıydı. İnsanlar adi floresan lambalar kullanırdı tasarruf için. O bembeyaz, çirkin ışığa katlanırlardı mecburen. Hali vakti yerinde olanların avizeleri vardı gerçi ama o avizelerin de birkaç ampulü gevşek durur, misafirden misafire sıkılırdı.
Enerji pahalı olduğu için değerliydi. Tasarruflu kullanılırdı.
Telefonlar çok değerliydi. Kendi adıma bir telefona başvurmuştum Yeşilköy’de. Tam dört yıl sonra bağlandı o telefon eve ! O ne sevinç, o ne mutluluktu !
Jetonlarımız vardı o zaman. Defalarca kullanılabilen jetonlar.
Çok acil olduğunda veya uzaktaki bir yakınımızla hasret gidermek için kullanırdık telefonu. Elimizin altında sürekli olarak telefon olmadığı için randevularımızı titizlikle verir ve başka bir şansımız olmadığı için sözleştiğimiz tarih, saat ve yerde buluşabilirdik.
Telefon zor bulunuyordu. Telefonla konuşmak da ucuz değildi. Bu yüzden telefona bağımlı da değildik.
İletişim zor ve tam da bu yüzden çok değerliydi.
Ve sihirli değnek dokundu.
Artık, tonlarca “ucundan ısırılmış” hamburgerlerin, değerli ağaçlardan üretilen deste deste kağıt peçetelerin çöplere döküldüğü, fastfud lokantalarımız var.
Hiçbirşeyi iki kez kullanmıyoruz bunlarda. Çünkü temizleyip bir kez daha kullanmak verimli değil ! Hızlı tüket, hızlı bitir, hızlı… daha hızlı !
Üretim teknolojileri hızla gelişti. Modern köle devleti Çin keşfedildi ! Artık defter sayfaları rahatça kopartılıyor, umarsızca karalanıyor.
Oyuncaklar öylesine ucuz ki; babalar, tatminsiz çocuklarını gülümsetebilmek için neredeyse her gece ellerinde yeni birer oyuncakla geliyorlar evlerine.
Kalitesiz, berbat, pis oyuncaklar… Bol bol, ucuz ucuz… “Kır oğlum kır !”, “Aman bey kızma çocuğun ‘piskolojisi’ bozulur”…
Kırın, atın, harcayın… Nasıl olsa ucuz…
Teknoloji de ucuz. Her bişey ucuz.
Üç yılını dolduran arabalarımızı neredeyse yarı fiyatına elimizden çıkarmaya çalışıyoruz. Üst modele geçmemiz lazım ! Öyle istiyor “büyüklerimiz”.
Tamirciler de bitti. Şimdi otomobil servisleri arızalı parçanın yerine yenisini takıveriyorlar. Eski ustaların üç otuz paraya yaptığı kıytırık işler (buji değiştirmek, yağ değiştirmek, balata değiştirmek vs.) modern oto servislerinde şaaşalı isimlerle faturalanıyor.
Zaten tamir de etmiyorlar artık. Nasıl olsa üretim ucuz. Modern köleler keşfedildi. At, yenisini tak. Birçok araba parçasında vida bile yok artık ! Üzerinde bir tek vidası olmayan şanjmanlar üretiliyor. Bozuldu mu ? Basit bir dişliyi değiştirmek yerine, at yenisini tak.
E tamir edilirse nasıl çevirecek çarkı adamlar ? Tamir olmayacak ki yenisi satılsın değil mi ?
Dünyanın kaynaklarını çarçabuk sömürmek kolaylaştı.
Evlerimize su girdi. Evlerimizdeki musluklardan ucuz, şakır şakır su akıyor. İki uyduruk tabağı yıkamak için bile litrelerce su akıtılıyor. Hele duş yaparken, akıp giden temiz suyun çığlığını duymuyoruz bile. Suyu kirletmek artık çok kolay.
Derken fuel-oil, doğalgaz çıktı. Evlerimizin, işyerlerimizin, binalarımızın her köşesi gerekli veya gereksiz yere ısıtılıyor. Nasıl olsa emniyetli ya, eh işte nispeten ucuz ya ! bırak sabaha kadar yansın kalorifer !
Gir yorganın altına, sıcacık uyu ! Hayır. Artık yorgan da kalmadı zaten. Eskiden büyük, ağır yün yorganlarımız vardı. Zırh gibiydi bunlar. Bir örttünüz mü en soğuk evde bile terle uyanırdınız sabahları.
Canım şimdi ne gerek var ? Hafif, uyduruk sentetik yorganlar moda şimdi. Nasıl olsa evler sabaha kadar sıcak. Boşver yansın. Koca salon, odalar, tuvaletler, mutfak… bırak ısınsın… ucuz ucuz, ohh…
Sorumsuzca enerji tüketiyoruz. Dünyayı tüketiyoruz. Atmosferi ısıtıyoruz boş yere !
Haa… Cep telefonlarımız var artık. Jetonları bir kenara attık sonunda. Bir ohh daha !
Ne güzel, “10 dakkası bilmem kaç kontör !” konuş babam konuş, ucuz ucuz konuş !
Milyonlarca cep telefonu, neredeyse her yıl yenilemek zorundasınız. Bir de pilleri var bunların. Bozulur, eder. At, yenisini tak. Çevre ? Boşveeer…
Telefonu da at. Modası geçti. Bilmemnelisi çıktı. At, yenisini al. Ucuz canım ucuz !
Bu telefonların çiplerinde afrikayı sömüren dev şirketlerin köle niyetine çalıştırdığı yerel halkın kanı var. Olsun canım. Ucuz nasıl olsa.
Cep telefonları, DECT telefonlar, bunlar insanı kanser yapıyor ! Bazıları uydurma diyor ama değil. Gerçek bu. İnanmazanız buraya tıklayın ve okuyun (ingilizce)
İletişim ucuz. Bol bol konuşun. On dakika boyunca kötü espiri yarışı yapın. Yapın yapın…
Verimlilik, kaynakların daha etkin kullanılmasıyla sağlanır. Çok dikkat edin. Kaynakların artırılmasıyla değil, varolanların daha etkin kullanılması ile.
Verimlilik artışı yoluyla sağlanacak üretim artışları genellikle zararsızdır. Verimlilik daha az kaynakla daha çok iş yapma sanatıdır.
Doğanın kanunudur verimlilik. Doğa, verimli olana doğru evrilir.
Maliyet kavramı doğada yoktur.
Biz insanların icat ettiği birşeydir.
Maliyet öylesine istismara açık bir kavramdır ki, mesela bugün 100 YTL’ye mal ettiğiniz bir ürünü, üreticinin keyfi müdahalesi ile bir sonraki gün 120 YTL’ye alabilirsiniz.
Bu 20 YTL’lik fark anlamlı, gerçek bir nedene dayanmıyor olabilir. Belki üreticinin oğlunun okul taksidi gelmiştir ? Belki kirasına zam gelmiştir.
Yani maliyet, üretimin maliyetini yansıtmayabilir.
Üstelik işletmeciliğin temel esasına göre “normal kar, maliyetin bir parçasıdır”
Cilalı muhasebe devrindeyiz hanımlar, beyler… Cilalı pazarlama devri…
Bu gidiş nerede durur ? Bu tüketim çılgınlığı nerede biter ? Bir ülkenin çiftçisini üretimden vazgeçirmek, tüketici kılmak, toprağı çoraklaştırmak aptallığı nasıl engellenir ?
Bilmiyorum… Şunu biliyorum. Dedemin, iki karış kıraç toprağı ekebilmek için sırtında taş taşıdığını, elleriyle toprak kazdığını, kavurucu güneş altında su getirdiğini biliyorum.
Kendi vatandaşını, çiftçini bir kenara itip genetik mahsüllerini satın almak “küreselleşme” palavrası ile açıklanıyor. Bu öylesi bir palavra, öylesi bir kitlesel isteri durumu ki, gerçeği görmemizi engelliyor.
Lütfen hatırlayın. Bir zamanlar Alman milleti Hitler denen sapığın peşine takılmışlar ve onu elleriyle zirveye taşıyıp inanılmaz trajedilere neden olmuşlardı. Sanki hipnoz altındaymışlar gibi. Şimdi, bu konu onların en can alıcı noktası. İnanılmaz bir utanç duyuyorlar bu olaylardan.
Gelecekte de belki küreselleşme adı verilen ve tek hedefi küresel sömürüyü kolaylaştırmak olan düzenin aslında bize ne yaptığını fark edebiliriz.
Dünya, söylendiği gibi küresel bir köy değil ve asla da olmayacak. Kendine yetemeyen uluslar ezilip yok olacak. Bu çok açık.
“Başkası daha ucuza yapıyorsa biz vazgeçelim.” mantığı çok da hayati olmayan bazı ürünler için geçerli olsa da temel tarım ürünleri ve yerel hammaddenin işlenmesine dayalı endüstriler için zehirdir.
Her yerden mantar gibi alışveriş merkezleri bitiyor. Tüm bunlar benim ruhumu sıkıyor. O alışveriş merkezlerinin yerinde ben fabrikalar, teknoparklar görmek istiyorum.
Nereye gidiyoruz ?? Kafamızı duvara vurunca anlayacağız; aslında bir yere gitmediğimizi, sadece kuyumuzu kazdığımızı…

Alıntı...

Mahir B.Aşut

Bir başka “su” yazısı…

Bir başka “su” yazısı…

“Suyumuz bitti”, “dereler, barajlar kurudu”, “aman su tasarrufuna dikkat!”, “klozetinize şişe koyun, az su harcasın”, “daha az yıkanın”… gibi cümleleri sıkça duyar olduk.
Tümüne ve çok daha fazlasına katılıyorum. Eski zamanlarını bildiğim bazı göl ve derelerin şimdiki durumlarını görmek bana herşeyi anlatıyor zaten.
Değinmek, vurgulamak istediğim nokta bizim ulusal ciddiyetsizliğimizin bu alana da yansıması.
Balık baştan kokuyor. Yol kenarlarında ve parklardaki göz alabildiğine geniş çimenlikler yoluyla en büyük su tüketicisi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi türlü türlü afişler yaptırıyor su tüketimini azaltalım diye !
Evet, çimenlikler güzel görünüyor görünmesine ama onları yeşil tutacağız diye tüketilen suyun haddi hesabı yok !
Bu sadece bir gözlem tabii ki. Okuyucu olarak bu gözleme katılıp katılmamak size kalmış…
Ciddiyetsizliğimizin bir başka boyutu daha var. “Aaa… vah vah, su kalmayacak, bittik, mahvolduk !” diye inlerken gündelik alışkanlıklarımızda bir değişim görünmüyor. Pek fazla kimseden “evet, ben de evimde şunu yaptım, buna dikkat ediyorum…” gibi sözler duymuyorum.
Klasik alışkanlığımız; sadece şikayet devam ediyor.
Ama herşeye rağmen asıl suçlu biz, sıradan insanlar değiliz inanın…
Devlet, elini eteğini çekmiş bu işlerden gibi görünüyor. Vatandaşının sırtına yüklemiş, su tasarrufu yapın diye ! Aslında yapacak çok şeyleri var. Ülkeyi yöneten sağ partinin öncelikleriyle örtüşmediği için son derece gerekli ancak cesur adımların atılmadığını sanıyorum.
Hangi konular mı ? Buyrun;
1) Rezervuar üreticilerine, çift hazneli rezervuarlar zorunlu kılınsın. Az kirletince ufak düğmeye çok kirletince büyük düğmeye basılsın. Muazzam bir su tasarrufu olur !
2) Musluk imalatçıları bundan böyle sadece aç-kapa tarzı veya fotoselli musluklar üretmek zorunda bırakılsın (ancak kalitelilerinden). Klasik muslukları açıp kapatırken geçen sürede harcanan su inanılmaz ! Üstelik diş fırçalarken, banyo yaparken iki saat çevir çevir, kapatmaya üşendiğimiz için de açık tutuyoruz bunları.
3) Büyük alışveriş merkezlerinin tuvaletlerinde, kamu binalarında yani kalabalıkların yoğun olduğu yerlerde fotoselli musluklar, pisuvarlar zorunlu kılınsın. Bunları yapmayan işletme ruhsatı alamasın. Böylece sadece el yüz yıkarken su harcanır.
4) Su ile üretim yapan veya doğrudan sudan para kazanan meşrubat, bira vb. üreticilerinden daha yüksek su parası veya vergi alınsın. On-yirmi kat kar yerine daha makul karlarla çalışmak zorunda kalsınlar.
5) Suya zam yapılsın ki tüketmeye çekinelim (yazmasamıydım bunu ? birileri cımbızla çekip alır mı bu öneriyi
6) Boşa, denize akan dereler, nehirler o denli çok ki ! Çevreyi tahrip etmeyecek, nehir veya derenin doğal yaşantısına zarar vermeyecek alanlarda küçük küçük barajlar yapılsın.
7) Temiz su kaynaklarını kirletenlere sıfır tolerans ile yaklaşılsın ve cezalarla canları öyle bir yakılsın ki bir daha buna yeltenmesinler bile !
8) Belediyeler çimen sulamaya son versin ve onun yerine yetişmiş ağaçlar diksinler. Ağaçlar dip suyunu kullanır (gerektiği kadar !) ve çimenliklere gölge olup yanmalarını önler.
9) Yeni Golf sahaları açmak kesinlikle yasaklansın. Üç beş zengin turist gelecek diye korkunç bir su ve çevre katliamına meydan verilmesin.
10) Seçimlerde, bu işlere duyarlı bir hükümeti iş başına getirelim ! Bilinçli olalım…

Alıntı...

2 Ağustos 2008 Cumartesi

Yeni Çıkan Kitaplar

Yeni çıkan kitaplar

1. Adobe Dreamweaver CS3 (Bilgisayar : Internet ve WWW) Osman Gürkan. Nirvana Yayınları
2. Agarta ve Şambala: Gizemli Yeraltı Ülkeleri (Dünya Tarihi) Ali Cahit Cümbüşel. Onbir Yayınları
3. Anımsama (Türk Şiiri) Zafer Gürayça. Gündüz Kitabevi
4. Annie'nin Tek Kişilik Görevi (Çocuk Kitapları, Çeviri) . Doğan Egmont Yayıncılık
5. Arkadaşım Olur musun? (Çocuk Psikolojisi) Hilary Pereira. Boyut Yayıncılık
6. Arora (Türkçe Roman ve Hikaye) Sevilay Özyürek. Siyah Beyaz Yayınları
7. Bayraklaşan Spor Hayatım ve Yaşanmış Günler (Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler, Avcılık, Balıkçılık ve Spor) Hüsamettin Yılmaz. IQ Kültür Sanat Yayıncılık
8. Bilim Merakı (Bilim Tarihi) Yurdaer İhsan Aksoy. Resif Kitap
9. Boyama Şenliği (Eğitim : Okul Öncesi Eğitim) . Doğan Egmont Yayıncılık
10. Bozkırdaki Bilge Cengiz Aytmatov (Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler) Ali İhsan Kolcu. Salkım Söğüt Yayınları
11. Broadway Hayalleri (Çocuk Kitapları, Çeviri) . Doğan Egmont Yayıncılık
12. Bu Aşkın Gülen Yüzü - Bu da Aşkın Öteki Yüzü (Adı Aşk) Bilge Göksu. Carpe Diem Kitap Yayınevi
13. Burada Ejderhalar Yaşar (Gençlik Edebiyatı) James Owen; Çeviren: Niran Elçi. Tudem Yayınları
14. Büyük Oyun (Siyasal Bilimler) Bekir Coşkun. Alp Yayınevi
15. Büyük Tartışma (Latin Edebiyatı, Roman, Hikaye, Şiir, Denemeler) Ernesto Che Guevara; Çeviren: Süleyman Doğru. Everest Yayınları
16. Cengiz Aytmatov Üzerine Yazılar (Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler) Ali İhsan Kolcu. Salkım Söğüt Yayınları
17. CIA'nın Muteber Adamı (Uluslararası İlişkiler, Siyasal Bilimler) Yılmaz Polat. Ulus Dağı Yayınları
18. Cilt Sorunlarına Çözümler (Şifalı Bitkiler vd.) Ricki Ostrov; Çeviren: Esra Davutoğlu. Arkadaş Yayınları
19. Cilt: 5 Hadislerle Hanefi Fıkhı (İslam Dini, İslam Araştırmaları) Eşref Ali et-Tehanevi. Misvak Neşriyat
20. Cumhuriyet Edebiyatı 1: Şiir (Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler) Ali İhsan Kolcu. Salkım Söğüt Yayınları
21. Cumhuriyet Edebiyatı 2: Hikaye ve Roman (Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler) Ali İhsan Kolcu. Salkım Söğüt Yayınları
22. Çin Cep Rehberi (Çağdaş Geziler ve Seyahatnameler, Asya) Berlitz. Dost Kitabevi Yayınları
23. De Bagdad a Berlin: L’Itineraire De Yanko Aristarchi Bey Diplomate Ottoman Correspondance Officielle Et Privee II Berlin (1854 - 1892) . Isis Press
24. Dicle'nin Sırrı (Türkçe Roman ve Hikaye) Hatice Akdoğan. Ceylan Yayınları
25. Edebiyat Kuramları: Tanım Tenkit Tahlil (Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler) Ali İhsan Kolcu. Salkım Söğüt Yayınları
26. Eğlenceli Masallar (52 Masal,104 Etkinlik) (Çocuk Kitapları, Türk Yazarları) Nurşen Şirin. Timaş Yayınları
27. Evde Kolay Masaj Mario-Paul Cassar; Çeviren: Elif Demir. Arkadaş Yayınları
28. Evrensel Çağrı Kur-an Meali (İniş Sırasına Göre) Mustafa Sağ. Koçak Yayınevi
29. French and African Letters Ismail Gaspralı. Isis Press
30. From Mahmud Kaşgari to Evliya Çelebi: Studies in Middle Turkic and Ottoman Literatures Robert Dankoff. Isis Press
31. Galib Dede'nin Aşk Ateşi (Türk Halk Edebiyatı) Ahmet Arı. Profil Yayıncılık
32. Genel Fonetik (Genel Dilbilim Araştırmaları) Necip Üçok. Multilingual Yabancı Dil Yayınları
33. Gephyra: Band 3,2006 Johannes Nolle, Sencer Şahin. Ege Yayınları
34. Gönülsüz Kökten Dinci (Diğer Dillerin Edebiyatı) Mohsin Hamid; Çeviren: Figen Yanık. Hayy Kitap
35. Hakettiğiniz Aşkı Yaşayın (Psikoloji) Harville Hendrix; Çeviren: Zeynep Dinçerler. Sistem Yayıncılık
36. Hakkari'den Ermeni Meselesine Bakış Yüzyıllık Çözüm Planı (Sosyal Gruplar > Azınlıklar ve Etnik Gruplar, Siyasal Bilimler) Yahya Bacak. Gündüz Kitabevi
37. Harçlık Canavarları (Çocuk Kitapları, Çeviri) Thomas Brezina; Çeviren: Veysel Atayman. Say Yayınları
38. Harika Çocuk Nasıl Yetiştirilir? (Psikoloji) Tim Seldin; Çeviren: Tuğba Işık Ercan. Kaknüs Yayınları
39. Hatay City Guide (Çağdaş Geziler ve Seyahatnameler, Türkiye Coğrafyası) . Dönence Yayınları
40. Hayat (Psikoloji) Engin Geçtan. Metis Yayınları
41. Her Güzel Şey Şiirdir: Elhan - Takdir-i Elhan, Metin, İnceleme Tülin Arseven. Salkım Söğüt Yayınları
42. Hilal Görününce (Tarihi Romanlar, Türk Yazarları) Sevinç Çokum. Ötesi Yayıncılık
43. Işığın Aşkıyla İlhan İrem (Biyografiler, Otobiyografiler) Özlem Süyev Zat. Siyah Beyaz Yayınları
44. İç Zenginlik: Mutluluğun Kaynağı (Kişisel Gelişim) Şahin Cüceloğlu. Beyaz Yayınları
45. İktidar Benim Ne İstersem Söylerim! (Siyasal Bilimler) Sevgi Özel. Cumhuriyet Kitapları
46. İmparator Konstantin (Bizans Tarihi) Michael Grant; Çeviren: Şener Şükrü Yiğitler. Akademi Kültür Sanat Yayınları
47. İsmail (Özel Baskı) (Tarihi Romanlar, Türk Yazarları) Reha Çamuroğlu. Everest Yayınları
48. İtfaiye Yakıyor (Türkçe Denemeler, Günlük Yazılar) Ömer Lütfi Mete. Profil Yayıncılık
49. İyi Uykular! (Çocuk Psikolojisi) Pat Spungin. Boyut Yayıncılık
50. Kalp Kalbe (Çocuk Kitapları, Çeviri) . Doğan Egmont Yayıncılık
51. Katolik Hıristiyanlık'ta Azizlik ve Azizler (Hırıstiyanlık) Kemal Polat. Salkım Söğüt Yayınları
52. Kemalizm Sovyetler Sosyalizm (Siyasal Bilimler) Osman Özarslan. Ceylan Yayınları
53. Keynes (Ekonomi ve Finans) Bradley W. Bateman, Roger E. Backhouse; Çeviren: Müfit Günay. Dost Kitabevi Yayınları
54. Klasik Edebiyattan Seçme Beyitler (Türkçe Denemeler, Günlük Yazılar) Abdulhakim Koçin. İyi Bir İnsan Yayınları
55. Kur'an'da Üslup Diyalektiği İltifat (Kuran ve Hadis) Mehmet Dağ. Salkım Söğüt Yayınları
56. Kutsal Kitap Tarihi Atlası (Genel Din üzerine Genel Kitaplar, Başvuru Eserleri) Çeviren: Fatih Bilger. Yeni Yaşam Yayınları
57. Marzipan'ın Yükselişi (Gençlik Edebiyatı) Ünver Alibey. Artemis Yayınları
58. Meleksel Dokunuşlar (Türkçe Denemeler, Günlük Yazılar) Murat Koçak. Esra Yayınları
59. Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Alanya (1908- 1938) (Türkiye'de Şehir Tarihleri) Ali Rıza Gönüllü. Atatürk Araştırma Merkezi
60. Mondros'tan Mudanya'ya Osmanlı'da Son Tartışmalar Orhan Koloğlu; Editör: Lütfü Tınç. Doğan Kitapçılık
61. Muhyiddin İbni Arabi Hayatı ve Çevresi (İslam Mezhepleri, Tasavvuf ve Tarikatlar) Nihat Keklik. Sufi Kitap Yayınları
62. Mutlu Aileler Nasıl Kurulur? Nasıl Sürdürülür? (Ev Ekonomisi, Aile Yaşamı ve Hobiler) Bill Lucas. Boyut Yayıncılık
63. Nereden Geliyorsun? Kuzeyden (İngiliz ve Amerikan Edebiyatı, Roman, Hikaye, Şiir, Denemeler) Sargun A. Tont. Arkadaş Yayınları
64. Novel Yazarı Olarak Martin Walser Kaçan Bir At Adlı Novelin Tematik İncelenmesi Ahmet Uğur Nalcıoğlu. Salkım Söğüt Yayınları
65. Obezite (Tıp : Fizyoloji) Alp Bozbora, Yusuf Orhan. İstanbul Medikal Yayıncılık
66. Osmanlı Belgelerinde Kızılbaşlar Hakkında İdam ve Sürgün Fermanları (Türk Tarihi : Osmanlı Tarihine ait Genel Kitaplar) Cemal Canpolat. Can Yayınları (Erdal Öz)
67. Osmanlı'dan Sonra Irak ve Kürtler (Sosyal Gruplar > Azınlıklar ve Etnik Gruplar, Orta Doğu) Kıvanç Galip Över. Över Yayınları
68. Öteki (Türkçe Roman ve Hikaye) Şermin Özkara. Siyah Beyaz Yayınları
69. Paris Hilton ve Ailesi (Biyografiler, Otobiyografiler) Jerry Oppenheimer; Çeviren: Özden Akbaş. Akademi Kültür Sanat Yayınları
70. Petrol Para İktidar (Siyasal Bilimler, Orta Doğu) William Engdahl; Çeviren: Ertuğrul Bilal. Alfa Basım Yayım Dağıtım
71. Seni Beklerken (İngiliz ve Amerikan Edebiyatı, Roman, Hikaye, Şiir, Denemeler, Aşk Romanları) Judith McNaught; Çeviren: F. Cem Şimşek. Epsilon Yayınları
72. Sevgili Arsız Ölüm (Türkçe Roman ve Hikaye) Latife Tekin. Everest Yayınları
73. Sınav Zamanı (Çocuk Kitapları, Çeviri) . Doğan Egmont Yayıncılık
74. Sırt Ağrılarına Çözümler (Şifalı Bitkiler vd., Sağlık, Diyet ) Jenny Sutcliffe; Çeviren: E. Kamil Yıldırım. Arkadaş Yayınları
75. Solidworks & Photoworks (Bilgisayar : Programlar ve Uygulama -> Diğer ) Ali Naci Bıçakçı, Mustafa Erkmen. Beta Yayınları
76. Studies in Ottoman Naval History and Maritime Geography Svat Soucek. Isis Press
77. Sultan Alparslan (Tarihi Romanlar, Türk Yazarları) Yılmaz Gürbüz. Sinemis Yayınları
78. Şerif Mardin Okumaları (Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler) Taşkın Takış. Doğu Batı Yayınları
79. The Turkish Blue (Türk Şiiri) Cahit Külebi. Bilgi Yayınevi
80. Türk Amerikan Silah Ticareti Tarihi (Uluslararası İlişkiler) Ali Fuat Örenç, Ali İhsan Gencer, Metin Ünver. Doğu Kütüphanesi
81. Türk Şiirinde Yokluk Fikri ve Akif Paşa’nın Adem Kasidesi Tahlil - Tenkid Ali İhsan Kolcu. Salkım Söğüt Yayınları
82. Türkçe'de Batı Şiiri (Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler) Ali İhsan Kolcu. Salkım Söğüt Yayınları
83. Uçtaki Adam (Tarihi Romanlar, Türk Yazarları) Bahaeddin Özkişi. Ötüken Neşriyat
84. Üç Kapı (Türk Şiiri) Murat Tabakçı. Altın Bilek Yayınları
85. Varlık Ağacı Şeceretu'l Kevn (İslam Araştırmaları) Muhyiddin-i İbn Arabi. Kitsan Yayınları
86. Vur Emri Bir Asteğmenin Tunceli Anıları (Türk Edebiyatında Anılar, İncelemeler, Tenkidler) Ümit Zileli. Cumhuriyet Kitapları
87. Yadigar-ı Hürriyet (Ciltli) Souvenir of Liberty (Türk Tarihi : Osmanlı Tarihine ait Genel Kitaplar) Editör: Osman Köker. Birzamanlar Yayınları
88. Yalnız Drow (Bilim Kurgu Kitapları) R. A. Salvatore; Çeviren: Seda Ersavcı. Laika Yayınları
89. Yanıklar ve İlkyardım (Tıp, Hastalıklar ve İlaçlar) Mehmet Uçar. İstanbul Medikal Yayıncılık
90. Yanlız Yürümek (Diğer Dillerin Edebiyatı) Alyssa Brugman; Çeviren: Esma Kaya, İlker Balkan. Altın Bilek Yayınları
91. Yatçılara Gezi Rehberi İstanbul'dan Antalya'ya (Çağdaş Geziler ve Seyahatnameler) Kemal Baral. Denizbank
92. Yenisey eKanunlar: TCK CMK CGİK (Hukuk : Kanun Metinleri, İçtihatlar) Feridun Yenisey. Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları

En Çok Satan Kitaplar

Bu Hafta En Çok Satan Kitaplar
Bir kitabın detaylarını ve okuyucu görüşlerini öğrenmek için başlığına tıklayınız.
SIRA
KİTAP
YAYINEVİ

1
Olasılıksız
April Yayıncılık

2
Allah ile Aldatmak
Yeni Boyut Yayınları

3
Siz Kimi Kandırıyorsunuz!
Doğan Kitapçılık

4
Kadından Kentler
Metis Yayınları

5
Empati
April Yayıncılık

6
Can Yayınları (Ali Adil Atalay..
Can Yayınları (Ali Adil Atalay)

7
Cahillikler Kitabı
NTV Yayınları

8
Boleyn Kızı
Artemis Yayınları

9
Erdoğan Operasyonu: Küresel Sermaye..
Timaş Yayınları

10
Gelin
Epsilon Yayınları

11
İncir Ağacının Ölümü
Everest Yayınları

12
Bahçeşehir Üniversitesi Yayınl..
Bahçeşehir Üniversitesi Yayınları

13
Ölmeden Önce Keşfetmeniz Gereken 5 ..
Pegasus Yayınları

15
Yüreğe Söz Geçmiyor
Epsilon Yayınları

16
Babaya Mektup
Can Yayınları (Erdal Öz)

17
Allah'sız Müslümanlık
Profil Yayıncılık

18
Limit Sizsiniz
Alfa Basım Yayım Dağıtım

19
Diriliş Çanakkale 1915
Bilgi Yayınevi

21
Dullar ve Reçeller
Kanat Yayınları

23
Son Konuşma (DVD Ekli)
Ovvo (MİA) Basım Yayın

24
Tarihimiz ve Biz
Timaş Yayınları

25
Kod Adı Darbe
Neden Kitap

27
Aşçının Kitabı
Aras Yayıncılık

28
İhanet
Can Yayınları (Erdal Öz)

29
Operasyon Ergenekon Gizli Belgelerd..
Timaş Yayınları

30
Katip Bartleby
Dost Kitabevi Yayınları

Kırmızı renkli oklar, kitabın çok satanlar listesinde düşüşte olduğunu, Yeşil renkli oklar da yükselişte olduğunu gösterir.
Okların sayısı düşüşün veya yükselişin hızını gösterir.

Atatürk'ün savaş anıları

Sırası gelmişken Sakarya Savaşı’na ait bir iki anımı anlatmak isterim.(*) Cepheye gider gitmez daha önce alınan önlemde değişiklikler yaptım.Savaş çok çetin olmuştu. Bu bir subaylar savaşıydı. Bir sabah erkenden genel karargahın bulunduğu köyün sokağında dolaşırken Afyon Milletvekili Ali (Taşpınar) Bey’i gördüm, kendisine: "Yahu Ali Bey, neden kaçağımız çok. Günde ne kadar? " diye sordum. "Bin kadar efendim." "Geriden cepheye gelen ne kadar? "
"Sekiz yüz kadar…" Şöyle bir hesap yaparak:
"Onbeş günde üçbin kadar…Pek fark etmez," dedim.
[sakarya savaşında ordu mevcudu yaklaşık 95 bin neferdi. toplam kaçak 45bin civarındaydı. o zaman nüfusumuzun 10 milyon kadar (anadoluda askerlik çağındaki genç erkeklerin sayısı enaz 500bin kadardı.) ve sakaryada harikalar yaratan ve ölümüne savaşan çılgın türklerin sayısının da 50bin civarında olduğunu düşünürseniz, yani %10... işte bu %10 yürekli yurtsever sayesinde bu devlet vardır. bu zaferin verdiği yüksek moralle sonradan orduya katılımlar çoğalmış dumlupınarda büyük taarruzda asker sayısı 200 bin nefere ulaşmıştı.
bu gün de bu çekirdek %10 vardır elbette... a.e]
*
Bir keresinde İsmet Paşa’yı telefonla arayan Yusuf İzzet Paşa benimle görüşmek istediğini söylemiş. Telefonu bana verdiler:
" Beni aramışsınız, buyurun." " Gizli emirlerinizi bildirmediniz. Yani geri çekilme gerekirse yönümüz ne olacaktır? "
Çok sinirlenmiştim, daha savaşa girmeden kaçmayı düşünen bu komutana: " Paşa, paşa, gizli emrim senin kemiklerinin orada gömülmesidir," dedim. ...
*
Savaş sırasında düşman, hatlarımızda tehlikeli bir gedik açmış, genişletiyordu. Bu gedik hemen kapatılmalı, düşman süngü hücumu ile geri çevrilmeliydi. Yedek kuvvetlerinin hemen oraya gönderilmesini istedim. Yedek kuvvetimiz kalmadığı cevabını verdiler. Yalnız Giresunlu Osman Ağa’nın çetesi vardı. Onların da süngüleri yoktu. " Süngüleri yoksa bellerinde bıçakları vardır, düşman üzerine atılacaklar, onu eski yerine kovacaklardır" dedim. Bu kahraman çocuklar eğri bıçakları ile Yunanları eski yerlerine kadar sürdüler.
*

Bir gün Fevzi Paşa’nın ne yaptığını sordum:
" Kur’an okuyor, efendim," dediler.
"Çağrınız." Geldiğinde dedi ki:
"Efendim bir komutan yedekleriyle savaşır. Bir tek asker yedeğim yok.
yedeğimiz senin saygınlığından ibaret. Onun korunması için Kur’an
okumaktan başka ne yapabilirim?"
*

Sakarya’dan dönüşünde, Çankaya köşkündeki bir sohbet sırasında:
"Ben galiba en iyi şu askerliği yapabiliyorum," demiştim.
Bu savaşta iki şey buldum.
Daha iyi atılmak için çekilmeler yaptığım sırada, sırt vere vere ta Ankara kapılarına geleceğimizi göz önünde tutarak, bu hat da elden giderse hangi hattı savunacağız, diye benden üzülerek soran bir komutana;
"Vatanı müdafaada hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. Bu satıh baştanbaşa vatandır....’’ yanıtını vermiştim. Bu formülü bir gündelik emirle bütün orduya bildirdim. İkincisi de bana Sakarya’da gelen şu düşüncedir.

"Hiçbir zafer gaye değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük bir gayeyi elde etmek için gereken en belli başlı araçtır. Gaye, düşüncedir. Zaferin, bir düşünceyi kazandırdığı kadar değeri vardır. Bir düşünceyi kazandırmaya yaramayan zafer kalıcı olamaz. Her büyük meydan savaşından sonra yeni bir alem doğmalıdır. Yoksa başlı başına boşa bir çaba olur.’’
*
Bir gün bana, "Programınız nedir?’’ sorusuna Napolyon’un;
"Ben yürürüm. Programım kendiliğinden çıkar," dediğinin
hatırlatılması üzerine, "Ama o türlü giden sonunda başını Saint Helen kayalarına çarpar," yanıtını vermiştim.


(*)Kaynak: ATATÜRK ATATÜRK’Ü ANLATIYOR ‘’Savaşan Meclis’’ / İbrahim M. Karakaş – Gülnur Aksop

süper eğlenceli siteler 2

http://cooltext.com/Queue.aspx?RenderID=21064253 DALGALI YAZI SİTESİhttp://elouai.com/doll-makers/candybar-doll-maker.php kessin bakın o kadar şirin oluyoki...........http://www.flash-gear.com/water/ resminiz suda dalgalansınhttp://www.thekingpin.net/maps.php pardon bu linkte counter haritaları var bilginize....http://www.everyhit.com/dates/thisdate.php sen doğpduğunda modaydıhttp://www.jjchandler.com/tombstone/ ------------->mezar tasıhttp://www.letterjames.de/motive/ed...html?motivid=60 --------->duvara motora kumsala capuchino ya adını yazhttp://www.graffiticreator.net/ ----------------------> GRAFİTİhttp://www.glassgiant.com/neon/?l1=&l1col=red&l2=&l2 ------------>NEON ışıkları ben bayıldımhttp://cooltext.com/LogoEdit.aspx?Style=Burning --------------------> atesli yazı!!!http://cooltext.com/Default.aspx -------------------------> burda 28 tane var!!!!!!!http://www.bloodyfingermail.com/message.php ---------> kanlı yazı!!! YENİ!!! ben pcye indirdim program pcde indirmek isteyen bana danışsın...........http://www.i-am-bored.com/bored_link.cfm?link_id=9962 ---->bir yüz yapıyosunuz gülmekten öldüm !!!YENİ!!http://avatarmaker.abi-station.com/index_en.shtml -------->YENİ!!!!!!!!!!!http://www.acme.com/heartmaker/ -----------> kalpli avatar YENİ!!!!!!!!!!!!!!http://www.acme.com/labelmaker/ ---------> YENİ!!!!!!!!!!!!!!http://www.quickblog.com/avatarmaker/ ---->bunda resmin linkini veriyorsunuz sizin için avatar boyutuna indirgiyor!!!http://www.foontje.nl/avatarmaker.php ---------> burda birçok arkaplanın üzerine istediğiniz yazıyı yazabiliyorsunuz!!!!!!!!!YENİ! !!!!!!!!!!!!!!!!!!1http://www.altropc.it/modules/avatarmaker/ -----> BUNDADA ARKAPLANLAR VAR!!!http://celestial-star.net/tools/avatar.php ----------> çin çizgi kızlardan avatarlar YENİhttp://www.zianet.com/talon/cam.htm ----->burda avatar yapma programı var!!!!lben indirmedim nedir bilmiom isteyen indirsinhttp://www.makeavatars.com/ ---------> bunada bir bakın sakkın açılınca çıkan reklama tıklamayın sizin işiniz sayfanın altıyla......http://www.treemessage.com/ ----->güzel!!!!!!!!!!isminizi veya nickinizi[neyinizi isterseniz]agaca kazıyın !!!http://www.bannerbreak.com/generate...ext=BannerBreakhttp://onlinewahn.de/generator/ gazete manseti ve paranın üzerindesiniz!!!!!http://www.graffitigen.com/ ------------->grafiti yazını oluştur.........!!!!!!!!!!!!!http://www.guinnessworldrecords.com/...recordid=58908 ---------->ilgisiz ama bizim bi gsm operatörümüzün dünya rekoru belki sizde ordasınız......

Süper eğlenceli siteler

http://www.says-it.com/ balonlara diyaloglar yazhttp://atom.smasher.org/error/ hata mesajını oluşturhttp://www.ry-guy.com/popUps/interac...rtraitMachine/ tablonu oluşturhttp://materazzisays.customer.ipower.be/ zidanın kavgasına diyolog kurhttp://www.aspalta.cbc.ca/deaddog_asp/aininfo.asp hint adınhttp://www.blogthings.com/italiannamegenerator/ italyan adın ve avatarınhttp://gaxed.com/ varya adını her yere yazarımhttp://rumandmonkey.com/widgets/toys/namegen/1286/ uğurlu sayınhttp://tools.fodey.com/generators/an.../ninjatext.asp ninja adını yazsınhttp://www.paperboy.nl/ penguen adını yazsınhttp://pizza.sandwich.net/poke/pokemon.html pokemon adını bulhttp://popstarname.com/index.php popstar adınhttp://www.flash-gear.com/puzzle/ resmini koy puzzle olsunhttp://rapstarname.com/index.php rapstar adınhttp://rockstarname.com/index.php rock star adınhttp://www.smileygenerator.com/smiliegenerator_eng.html smileyini oluşturhttp://www.2on.com/ hangi hayvansınhttp://www.chriswetherell.com/elf/ elf adın yüzüklerin efendisindenhttp://www.redkid.net/generator/truck/sign.php kamyonda senin mesajınhttp://atom.smasher.org/streetparty/ sinema afişine mesajını koyhttp://yusufebb.sitemynet.com/oncekiy.htm önceki hayathttp://www.kotuvepis.com/gezegenyas.html dünya yaşıhttp://www.doggytag.de/ künye sitesi yeni yeni yeni