23 Ocak 2021 Cumartesi

KENDİNİZİ BAŞARIYA KURGULAYIN

    Başarı veya başarısızlık, inançla sıkı sıkıya bağlantılıdır. Başaracağınıza inanmazsanız, sizi başarıya ulaştıracak bütün sinirsel yolları kaparsınız. İnanırsanız, iç kaynaklarınıza sizi harekete geçirecek yollar açarsınız. Zihninizi kurgulayın. Başarıya odaklanın.

    Tembel insan yoktur, kendini harekete geçirecek kadar güçlü ilham kaynağı bulunmayan insan vardır. Hedefi olanlar, tembel tembel oturamazlar; onları hedefi çağırır.

    Maxwell, psikosibernetik yönteminden söz eder. Bu yönteme göre beyin, bir hedefe yönelirse amacına ulaşıncaya kadar yoğunlaşmakta, hedefe yönelmekte, tekrar yoğunlaşmakta, tekrar hedefe yönelmektedir. Tanımlanmış bir hedefi yoksa enerjisini boşa harcamaktadır.

    Hedefi olmayan insan, dünyanın en mükemmel arabasına sahipken hiçbir yere gidemeyen insandır. Kapısının önündeki mükemmel araba, bir demir yığını gibidir. Amacımıza ulaşmak için beynimizi ve zihnimizi programlamalıyız. Zihninizde deney yapın, sonra da hayatınıza bunu uygulayın.

    Unutmayın, her başarı ve başarısızlık beyinde düşünülür. Düşüncelerinizi başarıya yönlendirin. Başarısızlıkla ilgili düşünceleri, beyninizden silip atın. Kendinizi başarıya kurgulatın.

Beynini Yönet Kitabından alıntıdır.

1 Ocak 2021 Cuma

Besmele ile başlamak

    Besmele her hayırlı işin başında Allah’ın adını hatırlamaktır. Bismillahirrahmanirrahîm, “Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla işime başlarım.” anlamına gelmektedir. Besmeleye, “Allah’ın adını anmak” anlamına gelen “tesmiye” de denir. İlk nazil olan, “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Alak, 96/1) ayeti besmeleyi ihtiva etmekte; Hz. Süleyman’ın Sebe kraliçesine gönderdiği mektubun ilk cümlesi de “Mektup Süleyman’dandır ve Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.” (Neml, 27/30) derken besmeleyi zikretmektedir.

    Hz. Peygamber her şeye besmeleyle başlamış (Ebû Dâvûd, Salât, 121), “Bismillah ile başlanmayan her anlamlı iş, bereketsiz ve sonuçsuzdur.” (Süyuti, el-Fethü’l-kebir, II, 303) buyurmuş; ümmetine de her şeye besmeleyle başlamalarını tavsiye etmiştir. Kişi herhangi bir işe başlamadan önce besmele çekmekle Yüce Allah’ın yardımı ve ihsanına muhtaç olduğunu arz eder. Her işimize bismillah ile başlamalıdır. Haram olan söz, iş ya da eylem içinse besmele çekilmemelidir.


Kaynak: Diyanet Takvimi

Yeni Yıl

    Her yeni yıl tertemiz bir yıla başlamanın sevincini yaşatırken, koca bir yılı geride bırakmanın burukluğunu da hissettirir insana. Aslında her yeni yıl, geçmişin tortularından kurutulup yeni bir azim ve şevkle, taze bir güç ve enerji ile temiz, berrak ve şeffaf ömür sayfalarını en güzel duygularla doldurmanın da başlangıcı değil midir? Bir ticaret adamı düşünelim. Elindeki sermayesini şu veya bu şekilde harcamış. Ya azami derecede kar elde etmiş, ya edebilecekken yanlış hareketleri sebebiyle güç bela başabaş kapatmış, ya da iflas etmiş. Önüne yeni bir imkan, beklenmedik bir kredi veya fırsat açılan böyle bir insanın yapacağı İlk iş, herhalde geçmişin îyi bir değerlendirmesini yapıp yeni döneme daha akıllı, tedbirli bir şekilde girmek olacaktır. Dünyaya sanki eğlenmeye gelmişcesine, ne yaptığından, ne yapacağından habersiz bir insan için ne geçen yılın ve ne de yeni yılın bir manası olabilir. "Vur patlasın, çal oynasın!" anlayışı ile hareket eden bir insan acaba dünyada niçin bulunduğunu bir kere olsun düşünmüş müdür ki, elmas değerindeki ömür sermayesini boş yere, lüzumsuz, zararlı bir şekilde harcamakta bir sakınca görmemektedir.

29 Aralık 2020 Salı

Covid-19 Sürecinden Yeni Bir Paradigmaya Doğru

    II.Dünya Savaşı’ndan bu yana, dünya ciddi ekonomik durgunluklarla karşı karşıya kalmıştır. Bugüne kadar tüm dengesizliklerin aynı anda bu kadar sert yaşandığı bir zaman ise hiç olmamıştır. Bu yazımda Covid-19‘un getirdikleri ve bilimsel bağlamdan yola çıkarak ekonomik ve sosyolojik boyutları çerçevesinde nasıl bir yeni paradigma oluşturulabilir konularını analiz edeceğim.

    COVID-19 salgını tüm dünyada yayılırken, salgın sonrası dünyada spekülasyonlar başladı. COVID-19’dan sonraki dünyanın, benzeri görülmemiş ekonomik zorluklar ve yaygın sosyal kaygıların yeni normal hale gelmesiyle farklı ve zor bir dünya haline geliyor. Bununla birlikte, pandemi aynı zamanda rotamızı düşünme ve gözden geçirme ve birçokları için adil olacak bir alternatif bulma şansı da sunuyor.

    Pandemi, beraberinde yoğunlaştırılmış yurttaş gözetimi ve bireysel özgürlüklerin kısıtlanması ve tehlikeye atılmasını getiriyor. Ayrıca pandemi, uzun vadede küreselleşmeye, serbest ticarete, çok taraflılığa ve kalkınma işbirliğine ciddi zararlar verecektir. Peki tüm bunlara salt Covid-19 yol açıyor diye düşünebilir miyiz? Cevabımız hayır.

Alternatif Bir Dünya Doğru mu?

    Aslında şu an yaşanan krizin temeli neoliberal şirket kapitalizminin tıkanmasıdır. Bu salgının, içinde yaşadığımız derin eşitsizlik ve hileli dünyanın bizi bir kez daha farkına varmasını sağladığını hatırlatmak önemlidir. Evet, bu zamanda bir araya gelen ve birbirlerine yardım eden insan şefkatinin taştığını gördük. Evet, pandeminin ön saflarında gece gündüz çalışan sağlık çalışanlarını gördük; sık sık başkalarının hayatını kurtardığı için kendi hayatlarını tehlikeye atıyorlar.

    Ama çitin diğer tarafını da gördük. Kendini tecrit etmenin ve sosyal mesafenin sadece küçük bir azınlığın karşılayabileceği ayrıcalıklar olduğunu gördük. Sanayi kentlerinde mahsur kalmış göçmenlerin, virüse yakalanmaktan çok işlerini kaybetmekten endişelenen uçuş görevlilerinin, açlığın koronavirüsten önce onları öldürebileceği endişesinin yürek burkan hikayelerini okuduk.

    Bu trajik hikayeler, herhangi bir yere veya bölgeye özgü değildir. Mumbai’den Manila’ya, Manhattan’a kadar her yerdeler. Başka bir deyişle, bu kriz çalışan yoksulların, iş ekonomisine karışmış Y kuşağının trajedilerini ayrıntılı bir şekilde belgeledi ve sergiledi.

    Covid-19’un tüm dünyayı sarmaladığı, beraberinde daha pek çok olumsuzluğu getirdiği, gittikçe kötüleşen küresel sorunların derinleştiği günümüzde mutluluğumuzu geri getirecek bir dünya düzenine ihtiyacımız var. Bu oluşturulacak yeni dünya düzeninin ekonomik, sosyal, politik bağlamının oturacağı bilimsel temelli yeni bir paradigmayı oluşturmamızın tam zamanı. Covid-19 bunun için bir fırsat olarak düşünülmeli.

Nil GÜREL

Kaynak: Matematiksel.org

22 Kasım 2020 Pazar

Kısaca Enerji

Sanayinin temel girdilerinden olan enerji, ulusların kalkınmalarında ve refaha ulaşmalarında büyük önem taşımaktadır. Sanayileşme ve kalkınma yarışında öne geçebilme çabasındaki uluslar, bu yarışta kendileri için en avantajlı hammadde ya da enerjinin arayışı içerisinde olmak zorundadırlar. Bu çerçevede, enerji kaynaklarına sahip bulunan ülkeler, yarışa bir adım önde başlamaktadırlar. Enerjinin ucuz, kaliteli, zamanında ve güvenilir şekilde temini, ülke yönetimlerinin öncelikli konuları arasında bulunmaktadır. Dünyada sık sık gündeme gelen enerji krizleri, ülkeleri, enerji politikaları konusunda daha hassas, daha akılcı hareket etmeye zorlamaktadır. Enerjinin ekonomik gelişmenin temeli olduğu, bu nedenle ulusların kalkınmalarında ve refaha ulaşmalarında büyük önem taşıdığı, herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Ekonomik ve sosyal kalkınmanın temel girdilerinden biri olan enerjinin, dünyanın ve insanlığın geleceğindeki belirleyici konumu, geçtiğimiz her geçen gün daha da artmaktadır. 

Dünya fosil yakıtlardan Biden'le kurturlur mu?

 https://www.enerjigunlugu.net/dunya-fosil-yakitlardan-bidenle-kurtulur-mu-31889yy.htm



Karbon Nötr

Ülkemizin Net Sıfır Hedefi İçin Bir Planı Var mı? Varsa Hazırlandı mı? Önümüzdeki yıl gerçekleşecek COP26 iklim zirvesine kadar Ülkemizin kömürden çıkış için ve karbon nötrlüğe ulaştırmak için ne kadarlık bir kaynak söz konusu? Karbon Nötrlüğe ulaştırmak için İlgili Bakanlıklarımızın kısa ve orta vadede eylem planları ile birlikte mali ve finansman kaynakları planları var mı? İngiltere’yi 2050 itibarıyla karbon nötrlüğe ulaştırmak için 12 milyar sterlin fon sağlama sözü verdi.  Biz ne kadar kaynak yaratacağız? Kaynakların etkin ve verimli kullanılması adına ne gibi çalışmalar yapılmaktadır.