27 Mart 2009 Cuma

İşte cinsel ilişkide ideal süre


Araştırmalara göre süre sanılandan daha az...

Stockholm’de düzenlenen Avrupa Üroloji Birliği (EAU) kongresinde sunulan araştırmalar, tatmin sağlayıcı cinsel ilişki süresinin sanılanın çok daha altında olduğunu ortaya koydu

ABD Mid-Michigan Sağlık Merkezleri Tıbbi Direktörü Dr. Matt Rosenberg, “Cinsel ilişkinin saatlerce sürmesi gerektiği yönündeki genel kanının aksine, ABD ve Kanadalı cinsel ilişki terapistlerinin yürüttüğü yeni bir çalışmada, tatmin edici cinsel ilişkinin 7 ila 13 dakika arasında sürdüğü ortaya koyuldu” dedi.

Bu sürenin yaşla birlikte düştüğüne işaret eden Rosenberg, “Dünya nüfusu yaşlanmaya devam ettikçe, 40 yaşın üzerindeki erkeklerde sertleşme sorununun yaygınlığı artacak. Bu sorunun çözümünde hedefler, yalnızca sertliği artırmak yerine, tatmin edici bir cinsel yaşamın yeniden sağlanmasına yöneltilecek olursa tedavinin sonuçları iyileşir” diye konuştu.

Cinsel tatmini partneriyle paylaşmanın erkeğin cinsel deneyiminin önemli bir unsuru olduğuna işaret eden Rosenberg, bu konuda son dönemde geliştirilen ilaçların olumlu etki gösterdiğini söyleyerek, “Araştırmalar Bayer Schering Pharma’nın ilacı Levitra’nın uzun ve sürekli sertleşme sağladığı belirlendi” dedi.

26 Mart 2009 Perşembe

30 Mart günü okullar tatil


Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik açıkladı

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 29 Mart yerel seçimlerinde öğretmenlerin çoğunluğunun görevli alması ve okul binalarında oy kullanılacak olması nedeniyle, eğitim-öğretime hazırlıklar hemen tamamlanamayacağı için 30 Mart Pazartesi günü okulların tatil edildiğini bildirdi.

Çelik, 29 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek yerel seçimlerde öğretmenlerin sandık kurullarında görev alacaklarını ve okullarda oy kullanılacağını kaydetti.

Öğretmenlerin bir kısmının da sandık başkanı olarak görev yapacağını söyleyen Çelik, ''Özellikle köylerde görev yapan öğretmenlerin dönmesi, sandık başkanlarının gece yarılarına kadar ilçe seçim kurullarına teslimat yapması gerekiyor. Bu öğretmenlerin de sabah erkenden okulda olmaları mümkün görünmüyor'' dedi.

Okul binalarında seçim sandıklarının kurulacağına işaret eden Çelik, temizlik yapılması ve sandıkların kaldırılmasının da zaman alacağını belirtti. Çelik, öğretmenlerin dinlenmiş olarak görev yapabilmeleri ve okul binalarının eğitim-öğretime hazırlanabilmesi için 30 Mart Pazartesi günü ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının tatil edildiğini bildirdi.

Çelik, konuya ilişkin genelgenin de valiliklere gönderileceğini söyledi.


Haber: AA

Gökçek'e veda partisi


'Gökçek Gitçek! Sola’a çek!' sloganıyla bir araya gelen grup yeni bir eyleme daha imza attı.

'Gökçek Gitçek! Sola’çek!' sloganıyla bir araya gelen grup seçimler öncesi son etkinliklerini 28 Mart Cumartesi günü Kızılay Sakarya Caddesi’nde 'Gökçek’e Veda Partisi' düzenleyerek yapacak.

“Gökçek Gitçek! Sola’çek!” sloganıyla partilerden bağımsız olarak bir araya gelenler, www.solacek.org adlı internet sitesinde kendilerini şöyle tanıttı:

“Bizler Ankara’da, artık son 15 yıldır yaşayamayan, isyan eden, isyanını eyleme dönüştürmek isteyen, belediye tarafından soyulmaktan bıkmış temiz hava, temiz su, temiz ulaşım ve temiz belediyecilik talebini yerel seçimlerde sokaklara taşıyacak aktivistleriz.

Elini kolunu sallayarak, temiz havada, arabasız kaldırımlarda, özgür parklarda, engelsiz yollarda yürüme, dilediği yerden dilediği yere, konforlu toplu taşıma araçlarıyla gidebilme, damacanalardan birilerini zengin ederek değil, evindeki musluğundan akacak suyu içebilme hemşehrisini keyfi zamlarla soymayan, ırkçı politikalardan arınmış, rant peşinde koşmayan, kaynak kullanımında akılcı, ücretsiz veya ucuz hizmet ve belediyecilik talep etme hakkını, torunlarının torunlarının torunlarına, yaşanabilir bir kenti miras bırakma hakkımız doğal hemşehrilik hakkıdır."

ÖNDER SOLAÇEK: BU BAĞIMSIZ BİR KAMPANYA

ntvmsnbc, “Sola Çek” grubundan, kendini "Önder Solaçek" olarak tanıtan grup üyesiyle konuştu. Önder Solaçek, “Bu kent Melih Gökçek’le 15 yıl boyunca o kadar mutsuz oldu ki biz ancak mutlu olarak kazanabiliriz, mutsuz olarak değil. Mutsuzluğumuzdan Gökçek pay çıkartıyor” dedi.




Solaçek, Melih Gökçek’in gideceğinden emin olduklarını söyledi ve “Biz aslında bu kentin Melih Gökçek’i seçmediğini söylüyoruz. Solun bölünmesinden dolayı Gökçek kazandı. En son 2004 yılında da bölününce 560 bin kişi sandığa gitmedi. Bunların bir kısmı yine Gökçek gidecekti ama şu anda avantajımız tek aday olması” diye konuştu.


Seçimlerde solun tek adayı olarak CHP'li Murat Karayalçın’ı desteklemelerine karşın aralarında herhangi bir bağ olmadığını belirten Önder Solaçek, “Biz Karayalçın’dan bağımsız seçim kampanyası yürütüyoruz. Hiçbir zaman Karayalçın’ın ve CHP’nin logosunu kullanmadık. Çünkü biz bağımsız bir kampanya yapmayı önemsiyoruz. Çünkü bu kentte bağımsız düşünen insanlar var” dedi.

“Gökçek Gitçek! Sola’çek!” sloganın çıkışını ise şöyle anlattı: “15 yıldır Gökçek’in kentsel uygulamalarından korkunç rahatsızız. Gökçek bu güzel kenti hak etmiyor. O yüzden gidecek!

Bu kentte çok ciddi bir sol taban var. Biz önce kendimizi sola çekerek başlamak istedik. Biz, 'Ben böyle heykele tükürürüm' diyen bir belediye başkanı gördük. Yapmamız gereken şey bu kenti heykellerin, meydanların, insanların kenti yapmak. O yüzden sola çekmeye gerçekten çok ihtiyacımız var."

UMUT VE HEYECAN YARATTIK

Önder Solaçek kampanyalarından umutlu, “Bizim adımıza her şey çok güzel gidiyor. Biz ilk defa bir şeyi başardık. O da bu kentin umutlarını artırmak konusunda bireylerin rol alabileceğini göstermekti. Şimdiye kadar 20’den fazla toplantı, etkinlik ve eylem yaptık. Hakikaten güzel bir iş çıkardık. Solda tek aday çıkması da çok ciddi bir avantajdı. Bunu da kampanyada çok iyi kullandık” dedi.


Haber: Ntvmsnbc

İşte son seçim anketi


Son seçim anketine göre İstanbul, Ankara ve diğer illerde son durum ne?

Political Researcher tarafından yapılan yerel seçim anketi AKP’nin 2004 yerel seçimlerinden bu yana oy kaybetmediğini ortaya koyarken oyların yüzde 41.7’sini alacağını gösterdi.

Polıtıcal Researcher tarafından 5 bin 768 kişi 16 Büyükşehir ve 12 il belediyesi arasında yapılan anket 3 gün sonra yapılacak yerel seçimlere ilişkin önemli açılımlarda bulundu.
Araştırmaya göre, AKP’nin son genel seçimlere göre bir nebze oy kaybına uğrasa bile, 2004 Yerel seçimleri ile kıyaslandığında oy oranını koruyacağını gözler önüne serdi. Buna karşın Ana muhalefet Partisi CHP ise hem son genel seçimlere oranla, hem de 2004 yerel seçimlerine oranla oy oranını önemli ölçüde artırarak seçimleri tamamlayacak, hem il belediyesi sayısını hem ilçe belediyesi sayısını artıracak.

-ANKARA’DA KIYASIYA MÜCADELE-

Ankete göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde AKP oyların yüzde 44.4’ünü alırken, CHP yüzde 37.2’sini, SP yüzde 5.5’ini, MHP yüzde 4.6’sını, DTP yüzde 4.2’sini, DSP ise yüzde 1.6’sını alabiliyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde ise AKP adayı Melih Gökçek ile CHP adayı Murat Karayalçın arasında çok düşük bir farkın olduğu gözler önüne serildi. Ankara’da oyların yüzde 35.9’unu Melih Gökçek alırken, Karayalçın ise oyların yüzde 35.2’sini alabiliyor. MHP adayı Mansur Yavaş ise oyların yüzde 27.1’ini alabiliyor.

-İZMİR AÇIK ARA CHP’NİN-

İzmir’de ise oyların büyük bir bölümü CHP’ye gidiyor. Araştırmaya göre, CHP oyların yüzde 52.1’ini alırken AKP yüzde 29.6’da kaldı. MHP oyların yüzde 10’unu DTP ise yüzde 3.9’unu alıyor. Diğer partiler ise yüzde 4.4’lük oyu paylaşıyor.
Bursa’da ise yine çekişme olduğu ortaya çıktı. Araştırmaya göre, oyların yüzde 31.9’luk kısmı AKP adayına verilirken yüzde 30.9’u ise CHP adayının olacak. MHP’ye verilen oy miktarı yüzde 18.2’de kalırken DP yüzde 14.1, SP yüzde 2.5 oy alabiliyor.

-KOCAELİ’DE CHP ÖNDE-

Kocaeli için ise sürpriz bir sonuç ortaya çıktı. Oylar özellikle iki parti arasında dağılırken oyların yüzde 42.9’unu CHP, yüzde 41.7’sini ise AKP adayı alıyor. Kocaeli’de SP ise yüzde 7.9 oy arında kalırken, MHP yüzde 4.3 oy alabiliyor.
Adapazarı’nda ise oyların yüzde 33.1’i MHP’ye gidiyor. MHP’yi yüzde 31.4’lük oy oranıyla AKP takip ederken, CHP yüzde 19.8 oy alabiliyor. Adapazarı’nda SP ise oy oranını yüzde 12.2’ye taşıyabiliyor.

-KONYA VE KAYSERİ’DE AKP EZİCİ ÜSTÜNLÜK SAĞLIYOR-

Konya’da ise AKP büyük bir farkla birinci parti olarak çıkıyor. Konyalılar oyların yüzde 60.8 gibi büyük bir kısmını AKP’ye verirken SP ise oyların yüzde 27.9’unu alarak ikinci parti oluyor. CHP ise oyların yüzde 4.7’sini alabilirken MHP yüzde 4.1’de kalıyor.
Kayseri’de de Konya’dakine benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Oyların yüzde 67.3 gibi büyük bir kısmı AKP’ye verilirken yüzde 16.9’u MHP’ye, yüzde 8.1’i CHP’ye, yüzde 5.2’si ise SP’ye veriliyor.

-ADANA’DA MHP ÖNDE-

Eskişehir’de ise DSP adayı oyların büyük bir kısmını alarak birinci parti oluyor. Oyların yüzde 47.8’i DSP adayına verilirken yüzde 35.3’ü AKP adayına, yüzde 7.2’si MHP adayına, yüzde 5.9’u ise CHP adayına veriliyor.
Adana’da ise MHP son haftaya önde giriyor. Oyların yüzde 35.3’a MHP’ye verilirken yüzde 39.8’i AKP’ye gidiyor. CHP yüzde 20.3 oy oranında kalırken DTP yüzde 6.3, SP yüzde 4.7 oy alabiliyor.

Antalya’da ise oyların yüzde 41.1’i AKP’ye, yüzde 38.4’ü CHP’ye, yüzde 9.2’si MHP’ye, yüzde 9.1’i DP’ye veriliyor.

-MERSİN’DE CHP, DİYARBAKIR’DA DTP-

Mersin’de ise oyların yüzde 32.3’ü CHP’ye verilirken, yüzde 23.6’sı DTP’ye, yüzde 21’i AKP’ye yüzde 20.8’i ise MHP’ye gidiyor.
Samsun’da da CHP ile AKP arasında çekişme yaşanırken AKP son haftaya önde giriyor. AKP oyların yüzde 39.5’ini alırken, CHP oyların yüzde 36.4’ünü alabiliyor. MHP yüzde 12’de kalırken DP ise yüzde 7.8 oy alabiliyor.
Diyarbakır’da ise DTP açık ara önde gidiyor. Oyların yüzde 58.1’ini DTP alırken yüzde 30.2’sini ise AKP alabiliyor. SP yüzde 4.5, CHP ise yüzde 3.9 oy alabiliyor.
Gaziantep’te ise oylar AKP ve CHP arasında bölünüyor. AKP oyların yüzde 45.6’sını alarak az farkla önde giderken CHP oyların yüzde 43.7’sini alabiliyor. SP yüzde 4.8, MHP ise yüzde 3.1 oy alabiliyor.

Erzurum’da ise oyların yüzde 52.1’i AKP, yüzde 34.2’si MHP, yüzde 6.9’u SP, yüzde 3.3’ü ise CHP’ye veriliyor.

-AKP OY ORANINI KORUDU CHP ARTIRDI-

Yapılan araştırmaya göre, Türkiye genelinde AKP oyların yüzde 41.7’sini alarak 2004 yerel seçimlerindeki oy oranını yakalamış oldu. Buna karşın CHP ise oyların yüzde 26.7’sini alarak oy oranını hem 2004 yerel seçimlerine hem de son genel seçimlere göre önemli oranda artırmış gözüküyor. Araştırmaya göre, MHP oyların yüzde 14.8’ini, DTP 6.1’ini, SP 4.6’sını, DP 2.4’ünü DSP ise 1.5’ini alabilecek.

Araştırmaya göre, illerde belediye başkanlıklarının büyük bir bölümü AKP’nin oluyor. Araştırmaya göre AKP belediyelerin en düşük 42’sini en fazla 55’ini alabilecek. CHP ise en az 11’ini en fazla 17’sini alabilecek. MHP belediyelerin 4-6’sını, DTP 5-7’sini DSP 1-2’sini alabiliyor.

Haber: ANKA

23 Mart 2009 Pazartesi

Kurtlar Vadisi'ne rakip dizi!


TRT 1"nin yeni dizisi, Kurtlar Vadisi ve Tek Türkiye'ye rakip olmaya hazırlanıyor.

Yapımcılığını İsmail Özer'in yaptığı "Aynadaki Düşman-Teşkilat" dizisinin ilk bölümlerinin çekimleri yapıldı ve fragmanları dönmeye başladı. Televizyon gazetesinin haberine göre; 14 Nisan'da TRT 1 ekranlarında yayınlanması planlanan dizide; Şafak Sezer, Fadik Sevin Atasoy, Mine Tugay, Mahir Günşıray, Haluk Piyes ve Elif Duru oynayacak.

Hakan Kurşun'un yönetmenliğini yapacağı "Aynadaki Düşman" dizisinin, HD formatında çekileceği ve yapımcı şirketin masraftan kaçınmadığı belirtiliyor. Dizi için 2500 metrekare kapalı alanda dizinin büyük bir plato kurulduğu belirtildi.

Kart borcumu ödeyemezsem başıma neler gelir?

23 Mart 2009
Güngör URAS
Milliyet

Ayşe Hanım Teyzem soruyor: Bugünlerde halkımız kredi kartı faizinden yakınıyor. Başbakanımız kredi kartı kullananları azarlıyor. Nedir bu kredi kartı sorunu? Kredi kartı kullanan ne kadar faiz ödüyor? Kredi kartı borcu nasıl katlanıyor? Ayşe Hanım Teyzeme bilgi vermek için sordum, soruşturdum. Önce faizlerle ilgili temel bilgiyi vereyim.

Kredi kartı borçlarında bankaların alabilecekleri faiz oranlarının sınırını Merkez Bankası belirliyor. Daha önceki belirlemeye göre, kredi kartı borcunu kapatamayanlar ve taksitlendirenler için, en yüksek faiz aylık yüzde 4.39 idi. Buna yüzde 5 banka vergisi, yüzde 10 fon kesintisi ekleniyor. Aylık yüzde 5.05 ve yıllık yüzde 60.58 oluyordu.

Kredi kartı borçlarını zamanında ödeyemeyenler için gecikme faizi yüzde 5.14 oranında idi. Buna vergi ve fon eklenince aylık yüzde 5.91 yıllık yüzde 70.93 oluyordu.

Geçen cuma, bu faizler düştü. 1 Nisan’dan itibaren uzatmalarda en yüksek aylık faiz yüzde 3.96 olacak. Vergili ve fonlu aylık faiz yüzde 4.55’e, yıllık faiz yüzde 54.65’e yükseliyor. Gecikme faizi aylık olarak yüzde 4.71’e indirildi. Vergili ve fonlu aylık gecikme faizi aylık yüzde 5.42, yıllık yüzde 65 olarak uygulanacak.

Burada bir açıklama yapayım.

Kart işlemlerinde ‘faizin faizi’ uygulanmıyor. Birikimli faiz sorunu yok.

Bankaları dolaştım. Görevli hanımlarla (banka görevlilerinin nerede ise tamamı hanım) konuştum. Her banka farklı faiz uyguluyor. Ama genelde uygulama Merkez Bankası’nın belirlediği tavan faizi üzerinden yapılıyor.

Kart borcu faizi yüzde 54’i buluyor

- Taksitlendirme denilen uygulamada kart sahibi yüzde 54.65 yıllık faizle banka kredisi kullanmış oluyor.

- Halbuki bankadan doğrudan tüketici kredisi alıp borcunu kapatsa yıllık faizi yüzde 25.08 olacak.
Bu durumu dostum Ege Cansen eleştiriyor. Diyor ki,

- Borcunun tamamını hesap kesim tarihinden sonraki 10 gün içinde kapatamayan kart müşterilerine ait borçların, bankalar tarafından taksitlendirilmesi yanlıştır.

- Banka vadesinde ödenmeyen kartı iptal ederek, müşterisine yeni bir tüketici kredisi hesabı açsa idi, yıllık yüzde 25.08 faiz uygulayacak idi.

- Banka kartın ödenmeyen borcunu taksitlendirerek uzatınca yüzde 54.65 ‘erteleme faizi’ uyguluyor.

- Kredi kartı borçları ya hiç taksite bağlanmamalıdır. Bağlanıyor ise bankalar bu taksitleme işlemine, tüketici kredisine uygulanan ölçüde faiz uygulamalıdır.

Kart batığı 2.7 milyar TL’ye çıktı



Zamanında ödeyene faiz yok

Şimdi gelelim Ayşe Hanım Teyzem’in kredi kartı borcu faizinin nasıl işlediğine. Anlatılanları (yeni oranlara göre düzelterek) aktarayım.

- Diyelim ki Ayşe Hanım Teyzem 100 TL’lik harcama yaptı.

- Bankadan evine bir kâğıt geldi: “Hesap kesim tarihiniz 1 Nisan-Son ödeme tarihiniz 10 Nisan.”

- Ayşe Hanım Teyzem, 10 Nisan’da bankaya 100 TL verir ise ayrıca hiçbir faiz ödemiyor. Borcu kapanıyor.
Normal olanı budur. Çünkü kredi kartı bir borçlanma aracı değil, ödeme aracıdır. Eğer Ayşe Hanım Teyzem kredi kartı borcunu gecici bir sorun nedeni ile ödeyemiyor ise bankadan tüketici kredisi alır. Kredi kartı borcunu kapatır.

Kart borcu 32.5 milyar TL’yi buldu



Kartta taksit, yüksek faize yol açıyor

Ayşe Hanım Teyzemin kredi kartı borcunu bir defada kapatmaya (1) Parası yok ise, (2) Tüketici kredisi alarak veya başka yerden para bularak da borcu kapatamadı ise bankadan yardım istiyor. (Mehmed Ali Bey... N’ooolur bana yardım et! diyor...) İşte o durumda ‘taksitleme’ devreye giriyor.

Kredi kartı borcunun uzatılmasına halk arasında ‘kredi kartı borcunun taksitlendirilmesi’ deniliyor.
- Ayşe Hanım Teyzem 100 TL borcunun tamamını ödeme günü ödeyemeyecek durumda ise, bankaya borcun en az yüzde 20’si kadar (20 TL) ödeme yapar ise, banka geri kalan borcunu yüksek faize bağlayarak yaşatıyor. (Faizi ödediği sürece geriye istemiyor!)

- Bu durumda kredi kartı iptal edilmiyor. Harcama sürdürülebiliyor.

- Borcun ödenmeyen kısmı için (toplam borcun yüzde 80’i için) aylık (vergili) yüzde 4.55, yıllık yüzde 54.65 oranında faiz işlemeye başlıyor.

n Bir ay sonraki ödeme tarihinde, ödemesi gereken toplam borç miktarı ne ise, tekrar onun da yüzde 20’sini ödeyerek borcunu (Yıllık yüzde 54.65 faiz yükü altına girerek) sürdürebiliyor. İşte buna ‘taksitlendirme’ deniliyor.

İcradan korkan taksite razı oluyor

- Ayşe Hanım Teyzem son ödeme tarihi olan 10 Nisan’da ödeme yapamaz ve de taksitlendirme talebi olmaz ise, banka kartı kullanıma kapatılıyor.

- Hesap kesim tarihi olan 1 Nisan’dan itibaren faiz işlemeye başlıyor.

- Faiz hesaplanırken, 1 Nisan - 10 Nisan arasında 100 TL borç için vergili yüzde 4.55, daha sonra 10 Nisan’dan başlayarak borcun yüzde 20’si için (20 TL) aylık (vergili) yüzde 5.42, borcun yüzde 80’i için yüzde 4.55 faiz işletiliyor.

- Ayşe Hanım Teyzemin borcuna, tamamını ödeyinceye kadar aylık yüzde 4.67, yıllık yüzde 56.03 faiz işlemeye başlıyor.

- Daha sonraki 2 ay ödeme yapılmadığında aynı şekilde faiz oluşuyor.

- 3 ayın sonunda da Ayşe Hanım Teyzem borcunu ödeyememiş ise, banka borç rakamına (100 TL) 3 aylık faizleri ekleyerek kanuni takibi başlatıyor. Ve de kredi kartını iptal ediyor.

- Önce noterden ihtarname geliyor. Ardından icra memuru kapıyı çalıyor.

- Ayşe Hanım Teyzem, kart borcunun 3 ay sonra ulaştığı rakam (ana para + faiz toplamı) üzerinden kanuni gecikme faizi ödemek zorunda kalıyor. Kanuni gecikme faizi (vergili) aylık yüzde 4.95, yıllık yüzde 59.35. Avukat masrafları ile mahkeme masrafları da faturayı büyütüyor.


Kötü olan kart değil, uygulama...

Tekrar edelim: Kredi kartı bir ödeme aracıdır.

Borçlanma aracı değildir.

n Normal olan kredi kartı ile yapılan ödemelerden oluşan borcun bir ay içinde nakden ve tamamen ödemesidir. Bu durumda 1 kuruş faiz ödenmez.

- Normal olan kart sahiplerinin güçleri ölçüsünde harcama yapmalarıdır.

- Normal olan kart borcunu kapatmak için ve daha başka nedenlerle ihtiyacı olanların kart ile borçlanmak yerine, ‘tüketici kredisi’ kullanmalarıdır.

- Bizde kartla borçlanmak tüketici kredisi kullanmaktan güç olduğu için tüketici kolaya kaçarak kartla borçlanıyor.

-Ekonomik zorluklar, işsizlik, fakirlik içinde tüketici keyfinden değil ‘mecburiyetden’ kredi kartı ile borçlanmaya giderek daha fazla yükleniyor.

-Bankalar ise kredi kartı borcu faizinin cazibesi nedeniyle bu tür borçlanmalara göz yumuyorlar.



Taksitli satışların faizi fiyatın içinde

Ayşe Hanım Teyzemin merak ettiği bir başka konu da, firmaların kredi kartına nasıl taksit yaptıkları. Bir firma ilan ediyor: ‘Kredi kartına 12 ay taksit’ Bir başkası ‘Bizde 36 ay taksit var’ diyor.

Ayşe Hanım Teyzem ‘36 ay taksit’ ile satılan malı kredi kartı ile satın alır ve de kredi kartı borcunu, hesap ödeme tarihinde’ tamamen öder ise, bankaya hiçbir faiz ödemiyor. Satın aldığı malın bedeli 36 aya bölünerek her ay kredi kartı borcuna ekleniyor.
Ayşe Hanım Teyzem 36 ay süre ile mal bedelini faizsiz ödediğini sanıyor. Halbuki yanılıyor. Faizsiz kredi olmaz. Olamaz.

Taksitleme bir kredi işlemidir. Bunun da faizi vardır. Bu faizi sonunda Ayşe Hanım Teyzem ödüyor ama, faiz malın fiyatına eklendiğinden olan bitenden habersiz.

Taksitli satışlarda vadeli satılan malın taksit faizini bankaya satıcı firma ödüyor. Bu faizi de peşin peşin, satılan malın fiyatına bindiriyor.Ayşe Hanım Teyzem taksitli mal alırken faizi peşin olarak fiyatın içinde ödüyor.

İşte onun için Ayşe Hanım Teyzem ve de arkadaşları ‘Kredi kartına 12 ay... 32 ay... Taksitli Satış’ ilanlarına kanmamalı. Aldanmamalı. Bu durumda satış yapana şunları sormalı:

(1) Nakit ödeyerek alırsam, bunun fiyatı nedir?

(2) Taksitsiz, bir defada ödemeli kredi kartı ile alırsam , fiyatı nedir? O zaman fiyatın içindeki faizin yükü ortaya çıkar.

Bel çevreniz 88 cm'i geçmesin


Risk grubundaki kadınlar bunlara dikkat etmeli!

Amerika'da yapılan araştırmalara göre; son 10 yılda erkeklerde kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm oranı düşüşe geçmişken, kadınlarda bu, artış gösteriyor.

Buna rağmen hekimler, risk grubundaki kadınlara yeterli bilgilendirme yapma ve korunmalarını sağlamada geç kalabiliyor. Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Özlem B. Esen, menopoz döneminde kalp ve damar hastalıklarını önlemek için çeşitli tedbirler alınması gerektiğini söylüyor.

Dr. Özlem Esen'e göre, bu tedbirlerin en önemlilerinden biri ideal kiloyu korumak. Bunun için de; bel çevresinin 88 cm'i geçmesine izin vermemek, asla '0 beden' olmamak ve düzenli olarak egzersiz yapmak gerekiyor.