10 Kasım 2021 Çarşamba

Demokritos'dan İnciler


  • Akıllı olduğuna inanmış birini akıllı kılmaya çalışmak boşa vakit harcamaktır.
  • Aklın üç belirtisi vardır. İyi düşünmek iyi söylemek iyi yapmak.
  • Atomlar ve boş uzaydan başka var olan hiçbir şey yoktur; geriye kalan her şey sadece düşüncedir.
  • Bir şeyi şiddetle arzulamak ruhunu başka şeyler için kör etmektir.
  • Biz hiçbir şey bilemeyiz. Doğru ancak gerçeğin derinliğinde bulunabilir.
  • Biz insanız, bize insanlığın acılarına gülmek yakışmaz, insanlığın acılarına üzülmek yakışır.
  • Kıskanç kişi düşmanına kötülük eder gibi kendine kötülük eder.
  • Doğru düşünenlerin umutları gerçekleşebilir umutlardır; kafasızların umutları gerçekleşemez umutlardır.
  • Dostluğu doğuran duygulardaki uygunluktur.
  • Hakikat uçurumun dibindedir.
  • Hekimlik bedenin kötülüklerini, bilgelik ruhun kötülüklerini iyileştirir.
  • Duyularımız bize asla gerçeği gösteremez, ancak edindikleri algıyı yansıtırlar. Gerçek, duyularımızın çok ötesinde bir şey olmalı.
  • İnsanı mutlu kılan ne bedensel güçlükler ne zenginliklerdir, insanı mutlu kılan dürüstlük ve sakınıklıktır.
  • Ödev insanı adaletsiz olmaktan engeller; en azından, kendi adaletsizliğine sahip çıkmaktan engeller.
  • Çelişkiyi ve boş sözleri seven biri ciddi herhangi bir şey öğrenemez.
  • Pers Kralı olmaktansa, bilen kişi olmayı tercih ederim.
  • Sadece düşmanını yenen değil, heveslerine hakim olan da erdemini göstermiş olur.
  • Ruhun iyiliklerini aramak kutsal iyilikleri aramaktır; bedenin iyilikleriyle yetinmek insanî iyiliklerle yetinmektir.
  • Yanlışlardan sakın; korkuyla değil, ödev duygusuyla.

Osmanlı'nın Hamam Kültürü

 

Türkler vücut temizliğine çok dikkat ederler. Kirli, pis olanlardan tiksinirler. Vücut pisliği onların nazarında ruhun pisliğinden daha fenadır. Bundan dolayı sık sık yıkanırlar.” Bu cümleler Kanuni döneminde Avusturya elçisi Busbecg’e ait. 

Osmanlılarda temizlik çok önemli oduğundan hamamın sıradan bir insan hayatında bile ayrı bir yeri vardı. Saray ve konaklarda bulunan özel hamamların yanı sıra, halk hamamları yaptırılmıştı. Bu hamalar, her şehir ve kasaba’da çarşı içlerinde bile bulunurdu. Birçoğu hükümdar veya zengin kişiler tarafından yaptırılmıştı. 

Hamamlar, genellikle kadın ve erkeğin ayrı yıkanmasına imkân tanıyacak şekilde inşa edilmişti.Savaşta bile temizlikten taviz verilmezdi. Osmanlı sefere çıkarken askerin her türlü ihtiyacını en ince ayrıntısına kadar düşünürdü. Sefer boyunca askerinin temizlik ihtiyaçlarını gidermek için dört parmak kalınlığında tepme keçeden yapılan çadırlar geliştirilmişti. Bir tür hamam olan bu çadırlar, rüzgâra ve yağmura karşı çok dayanıklıydı. Bu çadır hamamları sayesinde onbinlerce askerin rahatça yıkanmaları sağlanırdı. Askerlerin cünüp olarak harbe girmeleri de önlenirdi.

Adalet


Adaletsizlik eden, adaletsizliğe uğrayandan daha mutsuzdur. (Demokritos)

Elde edilecek bir çıkarı olduğu halde adaleti düşünen, tehlike karşısında hayatını hiçe sayan, verdiği sözü unutmayan tam bir insandır. (Konfüçyus)

Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir. (Gandhi)





Teknoloji ve aile iletişimi

 

Teknolojik araçlar ve sosyal medya kullanımının yaygınlık kazanması aile içi ilişkileri de olumsuz etkilemektedir. Aile bireylerinin ev dışı rolleri ve aile içinde geçirilen zamanın azalması ve sosyal medya ve akıllı telefon kullanımı eklenince ailede yüz yüze iletişim giderek zayıflamaktadır. Yüz yüze ilişkilerin giderek azalması aile içindeki her bireyin kendi dijital mecrasında iletişimi tercih etmesi ile aile içi iletişimde kopukluklar, yer yer krizler meydana gelmektedir. İletişimin azalması ile zamanla eşler arasında ilgi ve sevgi de azalmaktadır. Eşler arasındaki sevgi ve ilginin azalması, evliliğin sağlıklı yürümesini engelleyerek, ailenin dağılmasına neden olabilmektedir.

Sosyal medya mecralarında en önemli problem alanlarından biri de yaşanan mahremiyet ihlalleri ve kurulan sanal ilişkilerdir. Bu mecralarda yapılan özel hayata dair paylaşımlar çeşitli riskleri beraberinde getirmektedir. Bu durum evlilik içinde eşler arasında kalması gereken pek çok mahrem bilgi ve görüntüyü paylaşıma açık hale getirmekte ve eşler arasında birçok sıkıntının yaşanmasına sebep olmaktadır.

KAYNAK: DİYANET taKVİMİ
11 KASIM 2021


Bugün 11 Kasım 2021;

Birinci Dünya Savaşı Sona Erdi (1918)

Varlık Vergisi Yasası'nın kabul edilmesi (1942)

Bir Hadis: Kıyamet koptuğunda bile, elinde ağaç fidesi olan kimse, o fideyi diksin. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 20, 251)

Hiç bir baba çocuğunu güzel ahlak ve terbiyeden daha değerli bir hediye vermemiştir. (Hadis-i Şerif)


9 Kasım 2021 Salı

Merkez Bankası’nda “Yeşil Ekonomi ve İklim Değişikliği Müdürlüğü” kurulacak

 

    Birimin amacı iklim değişikliğinin getireceği zarar ve fırsatlara odaklanmak olacak.

 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde “Yeşil Ekonomi ve İklim Değişikliği Müdürlüğü” kurulacağı bildirildi.

  Bloomberg HT’nin haberine göre birim ile iklim değişikliğinin finansal sistem içerisinde ortaya çıkarabileceği kırılganlıkları ve fırsatları tespit edebilmek ve ilgili riskleri sürdürülebilir finans uygulamaları yolu ile azaltmak amacıyla gerekli adımların atılması hedefleniyor.

Paris Anlaşması Türkiye’de de yürürlüğe girdi

 

Anlaşma TBMM Genel Kurulunda 6 Ekim’de kabul edilmişti.

Türkiye’nin Paris Anlaşması’nın onayladığını 11 Ekim 2021’de Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası’na sunmasının üstünden 30 gün geçmesi ile anlaşma bugün itibarıyla Türkiye’de de yürürlüğe girdi.

Böylelikle anlaşmanın yürürlüğe girdiği Birleşmiş Milletler üyesi ülke sayısı 192’ye, Avrupa Birliği ile birlikte taraf sayısı ise 193’e yükseldi.

Anlaşmayı kabul etmesine rağmen, ulusal meclislerinde onaylayarak yürürlüğe almayan son dört ülke ise Eritre, İran, Libya ve Yemen.

Küresel sıcaklık artışını 2021 yılı sonunda 2 derece ile sınırlandırmayı ve mümkünse 1,5 derecenin altında tutmayı hedefleyen Paris Anlaşması 2015 yılında düzenlenen COP21 zirvesinde kabul edilmiş, 22 Nisan 2016 tarihinde imzalanmıştı.

Anlaşmayı ulusal meclislerinde onaylayan ülkelerin sayısının 55’i, küresel emisyonlardaki paylarının da %55’i geçmesi le anlaşma 4 Kasım 2016 tarihinde geçerlilik kazanmıştı.

TBMM Genel Kurulu tarafından 6 Ekim 2021 tarihinde oybirliği ile kabul edilen anlaşmanın, uygun bulunduğuna dair kanun 7 Ekim 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanmıştı. Anlaşmanın yürürlüğe gireceği tarihi belirleyen Cumhurbaşkanı Kararı da Resmi Gazete’nin 4 Kasım 2021 tarihli sayısında yayınlanmıştı.