15 Ağustos 2022 Pazartesi

Sanayi üretimi yüzde 8,5 arttı

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre; sanayi üretimi 2022 yılı Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,5, bir önceki aya göre ise yüzde 1,3 oranında arttı. Bir önceki veride ise, aylık artış yüzde 0,5, yıllık artış yüzde 9,1 olarak açıklanmıştı.

Beklentiler yıllık artışın yüzde 7'ye yakın olacağı yönündeydi. Böylelikle sanayi üretimi Haziran ayında da Mayıs verisinde olduğu gibi beklentilerin üzerinde artmış oldu. Büyümenin öncü göstergelerinden biri olan sanayi üretiminin beklentilerin üzerinde artması büyüme tahminlerinin de yukarı yönlü revize edilmesine neden olacak.

Hem iç piyasadaki yavaşlamaya hem de ana ihracat pazarlarının resesyona girme olasılığı güçlenmesine rağmen sanayi üretimi verisi Haziran ayında da oldukça olumlu bir tablo çizdi.

Haziran ayında madencilik ve taşocakçılığı sektöründe sert bir daralma kaydedilirken, imalat sanayi sektörü endeksi ise yüzde 8,5 olan manşet verinin üzerinde arttı.

Sanayinin alt sektörleri, 2022 yılı Haziran ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,1 azalırkenimalat sanayi sektörü endeksi yüzde 10,0 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,6 arttı.

Sanayinin alt sektörlerinin aylık değişim oranları incelendiğinde, Haziran ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,1 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,6 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,1 arttı.

İstanbul Sanayi Odası'nın yayımladığı Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), Haziran ayında 48,1 iken Temmuz ayında 46,9’a gerilemişti ve üst üste beşinci ay eşik değer 50’nin altında kalmıştı. Rapora göre, Temmuz’daki yavaşlama genel bir talep yetersizliğinden kaynaklanırken belirsiz piyasa koşulları ve devam eden fiyat baskıları bu sorunu derinleştirdi. Hem üretim hem de yeni siparişlerde Temmuz’da COVID-19 salgınının ilk dalgasından bu yana en belirgin ivme kaybı gözlendi. Talep tarafındaki nispeten olumlu gelişme, yeni ihracat siparişlerindeki yatay seyir oldu. Bir diğer olumlu gösterge de bazı firmaların kapasite genişletme çabalarına bağlı olarak istihdam artışının devam etmesiydi.

Sanayi üretimi verisinde iki husus dikkat çekiyor. Bunlardan birincisi yüksek teknolojili ürün üretiminin Haziran ayında yıllık yüzde 2,2 artarken aylık bazda yüzde 15,3 oranında daralması oldu. Geçen ay ise yıllık yüzde 45,6, aylık yüzde 4,9 artış gerçekleşmişti. İhracat açısından katma değeri yüksek, teknoloji ağırlıklı üretim son derece önemli.

Dikkat çeken bir diğer kalem ise yıllık bazda yüzde 12,4 artan ancak bir önceki aya göre yüzde 2,4 oranında azalan sermaye malı oldu. Büyüme açısından sermaye malları üretimindeki değişiklik önemli bir gösterge. Bu ayın sonunda açıklanacak olan ikinci çeyrek büyüme verisinde sermaye mallarının büyümeye olan etkisini göreceğiz.

Tahıl Koridoru'nun ekonomik etkileri

 

Türkiye diplomatik girişimleri sonucunda büyük ve tarihi bir başarıya imza attı. Dünya’nın en önemli tahıl ihracatçısı olan ve savaşan iki ülkenin tahılının dünyaya satılmasının başlatılmasıyla hâlihazırda enflasyonist süreç yaşayan dünya ve Türkiye ekonomisine yansımaları da olacaktır elbette…

Tahıl koridoru anlaşmasıyla Türkiye'de tahıl ve ürünlerinin enflasyon ve fiyatlara beklenen olumlu yansımaları olacak mı?

Malum olduğu üzere Türkiye’de aralık ayından itibaren yüksek bir enflasyon var. Bunun en büyük nedenlerinden biri de gıda enflasyonu. Gıdanın enflasyondaki ağırlığı yaklaşık %25 seviyelerinde. Gıda enflasyonunun nedenlerinden biri de geçen yıl yaşanan kuraklık. Kuraklık sebebiyle üretim talebin görece altında kaldı. Bunun yanında Türkiye’nin ihracatında çok hızlı bir artış oldu. COVID sebebiyle kısıtlamaların kaldırılmasıyla birlikte otel, restoran gibi yerler başta olmak üzere gıda talebi hızla arttı. Ayrıca Türkiye’ye yoğun bir turizm talebi var. Bu da gıda talebini artırmış durumda. Tüm bunların yanında bir de 24 Şubatta başlayan Rusya-Ukrayna savaşı var tabi... Savaşla birlikte o bölgelerden tahıl alamayan ülkeler bu talebin bir kısmını Türkiye’ye kaydırdı. İhracatın artması Türkiye’de gıda fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

Türkiye öncülüğünde başlatılan tahıl koridoru sayesinde küresel gıda fiyatlarında düşme başladı. Burada şunu da belirtmekte fayda var. Türkiye buğday üretiminde kendi kendine yeten bir ülke… Yıllık 20 milyon ton üretime karşılık yaklaşık 20 milyon tonluk bir talep var. Ancak buğday ithalatı ile makarna ve un ihracatı yapan bir ülke Türkiye. Türkiye un ihracatında dünyada birinci sırada yer alıyor. Makarna ihracatında ise dünyada ikinci sırada yer alıyor. Bunların yanında Türkiye bulgur, bisküvi gibi ürünler de ihraç ediyor. Türkiye kendi ihtiyacı kadar üretim yaparken savaş sebebiyle buğday ithalatının azalarak makarna ve un ihracatının artması içeride arzın azalmasına neden oldu. Bu da fiyatların artmasına yol açtı. Tahıl koridorunun vesilesiyle gerek dünya genelinde gerekse Türkiye’de gıda enflasyonunda bir düşme olacaktır. Ancak özellikle dikkat çekmek istediğim bir nokta var ki o da enflasyon olan yerde zaten fiyatlar artıyordur. Bu durum tahıl emtia fiyatlarının düşmesine neden olabilir ancak tüketici ayağındaki ilk etkisi fiyat artış hızında düşme şeklinde olacaktır. En nihai sonuç olan ekmek fiyatlarının düşmesi için işçi maliyetleri, enerji maliyetleri gibi diğer maliyetlerin de düşmesi gerekir.

Tahıl koridoruna aracılık yapılması vesilesiyle Türkiye Ukrayna’dan daha diğer ülkelere göre görece daha ucuz bir şekilde ithalat yapacağı belirtiliyor. Tahıl fiyatlarının 200 dolar seviyesinden 450 dolar seviyesine çıktığı bir küresel ekonomide diğer ülkelere göre daha ucuza ithalat yapmamız ihracat pazarında da önemli bir avantaj sağlayacaktır.

Savaşın uzun sürmesi durumunda Tahıl Koridoru Anlaşması’nın Dünya Hububat Pazarı Borsası’nın Türkiye’de oluşabileceği yönünde yorumlar var. Tahıl Koridoru İstanbul’dan yönetilecekse böyle bir durum oluşabilir mi?

Dünyada iki önemli opsiyon borsası var. Chicago'daki Chicago Ticaret Kurulu (CBOT) ve Paris'teki Euronext. Prensipte bu borsalar devletin gözetimi altındaki fiyat barometreleridir. Buralarda düzenlenir; belli standart ve prensiplere göre çalışılır. Ukrayna kaynaklı tahıl ürünleri, dünya buğday pazarının %10’unu, mısır pazarının %15’ini ve arpa pazarının %13’ünü oluşturuyor. Aynı zamanda ayçiçek yağı pazarındaki en önemli ülke olup küresel ayçiçek ticaretinin %50’sinden fazlasını gerçekleştiriyor.

Diğer taraftan Rusya ve Ukrayna'nın küresel buğday ihracatındaki toplam payları 2019'da %25 düzeyinde gerçekleşti. Dünyanın en büyük buğday ihracatçısı Rusya’nın 2019’da küresel buğday ihracatındaki payı yaklaşık %18 düzeyinde. Bu veriler azımsanmayacak veriler. Tüm fiyatların değil ancak diğer borsalarla birlikte düşünüldüğünde savaşın uzun sürmesi durumunda böyle bir durum oluşabilir. Saha önce de ifade edildiği üzere Türkiye’nin coğrafi bir avantajı var. Kıtaları birbirine bağlayan bir konumda… Rusya’ya uygulanan yaptırımlar sebebiyle Türkiye Rusya’nın en önemli nefes borularından biri hâline geldi. Yaptırımlar sebebiyle Rusya’daki “Batı” yatırımları Türkiye’ye gelmeye başlıyor. Bu durumlar Türkiye’nin küresel konumunu değiştirmeye başlıyor.

Temmuz 2022 Kurulu Güç Verileri

 


Temmuz 2022 Kurulu Güç Verileri


  Birincil Kaynak 
Kurulu Güç (MW)
Değişim
(MW)

AylıkYıllık
  Akarsu8.293,009,8080,80
  Asfaltit Kömür405,00
  Atık Isı391,800,900,90
  Barajlı23.275,20-5,20
  Biyokütle1.804,3023,30159,80
  Doğal Gaz25.295,9010,90-277,70
  Fuel Oil251,90
  Güneş8.658,70179,60843,10
  İthal Kömür9.713,80720,00
  Jeotermal1.686,3010,10
  Linyit10.136,50-6,0016,60
  LNG2,00
  Motorin1,00
  Nafta4,70
  Rüzgar11.053,6077,80446,60
  Taş Kömürü840,80
  Toplam101.814,50296,201.994,90

 

12 Ağustos 2022 Cuma

TEİAŞ, 2022 Temmuz Ayı Kurulu Güç Raporunu Yayınladı

 

    Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ), her ay düzenli olarak yayınladığı kurulu güç raporlarından 2022 Temmuz ayı kurulu güç raporunu yayınladı. Rapora göre 2022 Temmuz sonu itibariyle Türkiye’nin kurulu gücü 101.814,5 MW seviyesine yükselirken, toplam santral sayısı da 10.953 seviyesine yükseldi.

2022 Temmuz Ayı Kurulu Güç Raporunda Öne Çıkan Bazı Bilgiler

2022 Temmuz Ayı kurulu güç raporuna göre bilinmesi gereken bazı öne çıkan bilgiler aşağıdaki gibidir.

  • Toplam elektrik kurulu gücü, 2022 Haziran ayına göre 296 MW artarak 101.814,5 MW seviyesine ulaşmıştır. Toplam santral sayısı da bir önceki aya göre 91 artarak 10.953 olmuştur.
  • Yenilenebilir enerji kurulu gücü de bir önceki aya göre 282 MW artarak 55.153,5 MW‘a yükselirken yenilenebilir santraller toplam kurulu gücün yaklaşık % 54,2’sini oluşturdu.
  • Güneş enerji santrallerinin kurulu gücü de 180 MW’lık bir artış ile 8.658,7 MW seviyesine yükseldi. Toplam güneş enerji santral sayısı da 8.882 adete yükseldi.
  • Rüzgar enerji santrallerinin de kurulu gücü 78 MW artarak 11.053,6 MW oldu.
  • Güneş enerji kurulu gücü toplam kurulu gücün % 8,50’sini oluştururken, rüzgar enerji kurulu gücünün toplam kurulu güçteki oranı ise % 10,85 oldu.
  • Rüzgar ve güneşin yanında önemli bir yenilenebilir enerji santrali olan biyokütle santral kurulu gücü de bir önceki aya göre 24 MW’lık bir artış göstererek 1.781 MW oldu
  • Toplam kurulu güçte ilk sırada 25.295,9 MW ile doğalgaz yer alırken, onu 23.275,2 MW ile barajlı hidroelektrik santralleri takip etti.
  • Fosil yakıtlı santrallerin kurulu gücü de 2022 yılı Temmuz ayı sonu itibariyle 46.651,6 seviyesine ulaştı yani toplam kurulu gücün % 45,82‘sini oluşturmaktadır.


Kurulu Güç Analizi

 

    2021 yılı Aralık ayı sonunda 99.820 megavat (MW) seviyesine ulaşmış olan Türkiye toplam kurulu gücü, 2022 yılı Temmuz ayı sonunda 101.815 MW oldu. Temmuz ayında toplam net 296 MW kurulu güç devreye alınırken, bu kurulu gücün 180 MW’si güneş enerjisi santrallerinden sağlandı. Aynı dönemde rüzgar enerjisi santrallerinin toplam net kurulu gücünde 78 MW artış gerçekleşirken yenilenebilir atık enerjisi santrallerinde bu rakam 24 MW olarak kaydedildi. 

  Temmuz ayında devrede olan santrallerin % 54,2’sini yenilenebilir kaynaklardan elektrik üreten santraller oluşturdu. Böylece yenilenebilir kaynakların oranı % 54 seviyesinin üzerinde kalmaya devam etti. Hidroelektrik santraller, Türkiye toplam elektrik kurulu gücünün % 31’ini temsil ederken, rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerinin toplam kurulu güçteki payı % 19,4 seviyesinde gerçekleşti. 

11 Ağustos 2022 Perşembe

Yunanistan İklim Yasasını kabul etti

 

    Ülke 2050 yılı için net-sıfır emisyon hedefi belirledi. Yunanistan parlamentosu 26 Mayıs 2022 günkü oturumunda hükümetin hazırladığı İklim Yasası teklifini kabul etti. Yasanın yürürlüğe girmesi ile Yunanistan sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar asgari olarak %55, 2040’a kadar da %80 oranında azaltmayı 2050 yılında ise net-sıfır emisyona ulaşma hedefleri belirledi. Ülke bu hedefler doğrultusunda kömürden elektrik üretimini en geç 2028’de durduracak. 2023 yılında yapılacak değerlendirme ile bu tarih 2025 yılına da çekilebilecek. Yunanistan oluşacak elektrik açığını yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretimini iki kat artırarak karşılayacak iken bu üretim artışının sağlıklı şekilde gerçekleşebilmesi için de elektrik şebekesine 10 milyar Avro yatırım yapacak. Yasa elektrikli araç kullanımında da önemli zorunluluklar getiriyor. Atina ve Selanik’de 1 Ocak 2026’dan itibaren yalnızca elektrikli ve hibrit motorlu araçlar ile taksi hizmeti verilebilecek. Aynı tarihte araç kiralama filolarındaki araçların da üçte birinin elektrikli olması gerekecek. 2030 yılından itibaren de ülkede yalnızca elektrikli ve hibrit motorlu binek veya ticari araç satılabilecek.


“Yeni sosyal konutlar iklim dostu olarak inşa edilecek”

 

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük sosyal konut projesinin başlatılacağını duyurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan 1 Ağustos 2022 tarihinde gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada bu konutların sıfır atık uyumlu, enerji verimli, iklim dostu malzemeler kullanılarak inşa edileceğini belirtirken konutların tamamında yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılacağını söyledi. Asıl olarak ilk kez ev sahibi olacak vatandaşlar için inşa edilecek konutlarda şehit yakınları, gaziler, emekliler, ve ilk defa evlenen çiftlere de özel kota uygulanacak. Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği bakanlığı yürütücülüğünde gerçekleşecek projenin detayları ise gelecek aylarda açıklanacak.