3 Kasım 2008 Pazartesi

Kriz enflasyonu artırdı!

Ekim ayında enflasyon giyim ve gıdada coştu.

Enflasyon Ekim ayında üretici fiyatlarında (ÜFE) yüzde 0.57’de kalırken, tüketici fiyatlarındaki artış (TÜFE) yüzde 2.6 ile rekor kırdı.

TÜFE’de, 2003 bazlı endekse göre ölçülen Şubat 2003-Ekim 2008 dönemini kapsayan yaklaşık son altı yılın en yüksek aylık enflasyonu geçen ay ölçüldü. TÜFE’deki yüksek artışla giyim ve ayakkabı ile gıda fiyatlarındaki yüksek artışlar, ÜFE’deki artışın düşük kalmasında ise tarımdaki ucuzluk etkili oldu.

Geçen yılın aynı ayında enflasyon ÜFE bazında yüzde eksi 0.13, TÜFE’de ise yüzde 1.81 çıkmıştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayı enflasyon gerçekleşmelerini açıkladı. Buna göre Ekim ayında 2003=100 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Endeksi’nde (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 2.60, Aralık ayına göre yüzde 9.60, geçen yılın aynı ayına göre (yıllık) yüzde 11.,99 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 10.12 artış gerçekleşti.

GİYİM FİYATLARI AZDIRDI

TÜFE’de ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 8.46 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti.

Ekim ayında endekste yer alan gruplardan çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 3.93, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3.91, konutta yüzde 3.79, eğlence ve kültürde yüzde 1.32, lokanta ve otellerde yüzde 1.11, ev eşyasında yüzde 0.39, sağlıkta yüzde 0.04, alkollü içecekler ve tütünde yüzde 0.01 artış olurken, haberleşmede yüzde 0.04, eğitimde yüzde 0.22, ulaştırmada ise yüzde 0.59 düşüş gerçekleşti.

Bir yıl öncesine göre TÜFE’de en yüksek artış yüzde 27.08 ile konut grubunda yaşandı. Lokanta ve oteller (yüzde 14,38), gıda ve alkolsüz içecekler (yüzde 11,60) artışın yüksek olduğu diğer harcama gruplarını oluşturdu.

EN YÜKSEK ARTIŞ KASTAMONU, ÇANKIRI VE SİNOP’TA

Ekim ayında TÜFE’nin aylık bazda en yüksek artış gösterdiği bölge yüzde 3.76 ile Kastamonu, Çankırı, Sinop oldu. Aralık ayına göre (on aylık) en yüksek artış yüzde 12,66 ile Erzurum, Erzincan, Bayburt bölgesinde, geçen yılın aynı ayına göre en yüksek artış yüzde 14,62 ile Van, Muş, Bitlis, Hakkari bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış ise yüzde 12,11 ile Van, Muş, Bitlis, Hakkari bölgesinde gerçekleşti.

Ekim ayında endekste kapsanan 454 maddeden; 82’sinin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 289’unun ortalama fiyatlarında artış, 83 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş kaydedildi.

ÜRETİCİ FİYATLARI TARIMDA DÜŞTÜ

Üretici fiyatlarında (ÜFE) aylık değişim yüzde 0,57 olarak gerçekleşti. Fiyatlar Ekim ayında tarımda yüzde 0.26 düşerken, sanayide yüzde 0.76 artış gösterdi.

ÜFE’de on aylık artış yüzde 12,11, yıllık artış yüzde 13,29 ve on iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 12,03 olarak gerçekleşti.

Tarım sektörü endeksinde, on aylık artış yüzde 4,16, yıllık artış yüzde 4,95 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 13,86 oldu. Sanayi sektöründe ise on aylık artış yüzde 14,08, yıllık artış yüzde 15,36 ve on iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 11,60 düzeyinde gerçekleşti.

Sanayinin üç sektöründen madencilik ve taşocakçılığında yüzde 1,21, elektrik, gaz, su sektöründe yüzde 9,72 artış, imalat sanayinde yüzde 0,05 düşüş yaşandı.

ÜFE sonuçları sanayinin alt sektörleri bazında değerlendirildiğinde en yüksek aylık artışın yüzde 14,03 ile metal cevheri imalatı alt sektöründe gerçekleştiği görüldü.

Bunu elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı (yüzde 11.06), tıbbi, hassas ve optik aletler imalatı (yüzde 10.23), büro makineleri imalatı (yüzde 8.76), iletişim teçhizatı imalatı (yüzde 7.45), taşocakçılığı ve diğer madencilik ürünleri (yüzde 5.17), elektrikli makine ve cihazları imalatı (yüzde 3.41), tekstil ürünleri imalatı (yüzde 3.34), maden kömürü ve linyit (yüzde 3.13), kimyasal ürünlerin imalatı (yüzde 3.03) alt sektörleri izledi.

Buna karşılık Ekim ayında ham petrol ve doğal gaz çıkarımı yüzde 8.06, kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı yüzde 6.62, ana metal sanayi yüzde 4.74, gıda ürünleri ve içecek imalatı yüzde 0.24 ile önceki aya göre en yüksek fiyat düşüş yaşanan alt sektörler oldu.

Ekim ayında endekste kapsanan 756 maddeden; 204’ünün ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 370’inin ortalama fiyatlarında artış, 182’sinin ortalama fiyatlarında ise düşüş yaşandı.

Enflasyonun aylara göre seyri (%)

TÜFE ÜFE

2008 2007 2008 2007

Ocak 0,80 1,00 0,42 -0,05

Şubat 1,29 0,43 2,56 0,95

Mart 0,96 0,92 3,17 0,97

Nisan 1,68 1,21 4,50 0,80

Mayıs 1,49 0,50 2,12 0,39

Haziran -0,36 -0,24 0,32 -0,11

Temmuz 0,58 -0,73 1,25 0,06

Ağustos -0,24 0,02 -2,34 0,85

Eylül 0,45 1,03 -0,90 1,02

Ekim 2,60 1,81 0,57 -0,13

Kasım 1,95 0,89

Aralık 0,22 0,15

ZAM ŞAMPİYONU DOMATES

Ekim ayında tüketici fiyatları endeksi kapsamındaki mal ve hizmetler içinde en yüksek fiyat artışı yüzde 83.59 ile domateste görüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) tüketici fiyat endeksine (TÜFE) göre, Ekim ayında yüzde 83.59 ile en yüksek fiyat artışı gösteren domatesi, yüzde 42.74 ile patlıcan, yüzde 29.62 ile bayan hırkası, yüzde 26.45 ile bayan çizmesi, yüzde 25.89 ile erkek kazağı izledi. Erkek botunda yüzde 24.32, çocuk kabanında (anorak tipi) yüzde 21.65, bayan gömleğinde yüzde 20.65, mücevherde yüzde 17.92, erkek kabanında (yünlü) yüzde 17.76 artış yaşandı.

TÜFE kapsamında Ekim ayında en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 24.12 ile yurtiçi bir hafta ve daha fazla süreli turlarda görüldü. Bunu yüzde 23.94 ile limon, yüzde 7.58 ile elma, yüzde 6.62 ile kuru fasulye, yüzde 6.48 ile pirinç, yüzde 4.98 ile tavuk eti izledi.

ÜFE’DE DE EN YÜKSEK ARTIŞ DOMATESTE

Üretici Fiyatı Endeksi (ÜFE) kapsamında ise Ekim ayında en çok fiyat artışı yüzde 28.66 ile domateste görüldü. Domatesi, yüzde 19.60 ile kara taşıtları için çelik dökümler, yüzde 18.39 ile otomatik bilgi işlem makineleri (taşınabilir tek kullanıcılı sistemliler), yüzde 14.26 ile ateşe dayanıklı tuğlalar izledi. Ekim ayında ÜFE kapsamında en fazla fiyat düşüşü ise yüzde 39.60 ile hamside yaşandı. Lüferde 14.94, fuel-oil no.6’da 12.78, kurşunsuz benzinde 12.47’lik düşüş oldu.

ANKA

18 farklı dilde çeviri yapabilmenize imkan veren online bir sözlük sitesi

Adli Tıp Sözlüğü
Allwords.com
Askeri Kısaltma ve Terimler
Askeri Rütbeler / Türkçe / Almanca / İngilizce
Arzuhalcinin Sözlüğü
Avrupa Para Birliği Terimleri Sözlüğü
Aydınlatma Sözlüğü
Bankacılık ve Finans Terimlerini İçeren Mini Sözlük
Bilgisayar Grafiği Terimleri Sözlüğü
Bilişim Sözlüğü (İngilizce)
Bilişim Terimleri Sözlüğü
Biyoloji Sözlüğü
Boya Terimleri Sözlüğü
Çimento Sözlüğü
Data İletişim Terimleri Sözlüğü
Denizcilik Terimleri Sözlüğü
Denizci Dili
Devlet Istatistik Enstitüsü Veri Sözlüğü (Tanımlar)
Dini Terimler Sözlüğü
Ekonomi Sözlüğü
Elektronik ticaret terimleri sözlüğü
Emlakçılıkla ilgili Türkçe Terimler
Genetik Sözlük
Hava Alanı İşletme Terimleri
Havacılık Terimleri Sözlüğü
Historic Preservation Glossary
İmla Klavuzu
İngilizce Türkçe sözlük
İnşaat Mühendisliği terimlerinin İngilizce karşılıkları
Insaat Mühendisliginde sık kullanılan teknik terimlerin anlamları
İnternet Sözlüğü
İnternet Terimleri Sözlüğü
Istatistik Terimleri Sözlüğü
Kozmetik Sözlüğü
Meteoroloji Terimleri
Mitolojik Sözlük (Kim Kimdir)
Otomobil terimleri
Otomotiv Kısaltmaları Sözlüğü
Osmanlıca Terimler Sözlüğü
Psikoloji ile ilgili mini sözlük
Şifalı Bitkiler Sözlüğü
Tarihsel Terimler Sözlüğü
Teknik Terimler Sözlüğü
Tıp Sözlüğü-Hasta Rehberi
Tıp Sözlüğü
Toprak Kayması Terimleri (İngilizce-İngilizce)
Turizm ile ilgili mini sözlük
Türk/İng/Alm/Fr/İsp/Rus/İta Sözlük
Uyuşturucu Sözlüğü
Yamac Paraşütü Sözlüğü
Yapı Yönetim Terimleri (İngilizce)
Yapı Yönetim Terimleri (Türkçe)
Your dictionary
Yörük Kültürü Sözlüğü

Mimari Terimlerle İlgili Sözlükler

Artlex: Dictionary of Visual Art
Classical Architecture Vocabulary, Perseus Encyclopedia
Ergo Architecture Gallery of Architectural Quotations
NetSERF's Hypertext Medieval Glossary

1 Kasım 2008 Cumartesi

Bu haberi okuyun faturaları % 60 tasarruf yapın.

Zamların 1 yıla sıkıştırılması, tasarrufun önemini artırdı. Zamlardan kurtulmanın yolu yok ama faturayı yüzde 60'a varan oranda azaltabilirsiniz.
....................

Tasarrufla hem aile bütçesine hem de ekonomiye ciddi katkı yapılabilir. Basit önlemler sayesinde aylık 300-400 YTL'yi bulan elektrik, su ve doğalgaz faturası 200 yeni liraya düşebilir. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı'na göre, ülkede yılda 214 milyar yeni liralık kaynak israf ediliyor. Türkiye'nin 2007 yılı gayri safi yurtiçi hasılası 856 milyar YTL. Buna göre milli gelirin dörtte biri israf oluyor.

Herkesin alabileceği basit tedbirlerle bu tutarın yarısı bile kurtarılabilse aile ve ülke ekonomisi için ciddi bir kaynak desteği sağlanmış olacak

HANIMLAR MUTFAĞA DİKKAT!

- Tencerenin çapı, ocaktan büyük olmalı.

- Düz tencere seçilmeli.

- Elektrikli fırınlarda turbo sistemi tercih edilmeli.

- Pişirilecek malzemeler hazır tutulmalı, tenceredeki su kaynadığında ocak kısılmalı.

- Yemek pişirirken tencere kontrol amaçlı sık sık açılmamalı (enerji kaybı olur).

- Pişirme işlemi bitmeden ocağı kapatıp son birkaç dakika için enerji kullanmadan pişirim süreci devam edebilir.

- Yemek pişerken tencere ve tavaların kapakları iyi kapatılmalı (yüzde 60 buhar enerjisinden faydalanmak mümkün).

- Sebze ve patates haşlamada az su kullanıp, düdüklü tencere tercih edilmeli (yüzde 70 tasarruf).

- İlk başta açılan güçlü pişirme ateşi, sonradan kısılmalı.

- Yemek ısıtmada mümkün olduğunca mikrodalga fırın kullanılmalı(yüzde 60-65 tasarruf sağlar).

- Mikrodalga fırınların iç yüzeyi sürekli temiz tutulmalı.

- Büyük kaplarda pişirme işlemi gazlı ocaklarda, küçüklerde ise elektrikli ocaklarda yapılmalı.

- Küçük tepsilerdeki yiyecekler büyük fırınlarda pişirilmemeli.

- Yumurta tencerede değil, yumurta pişiricilerde haşlanmalı.

- Donmuş gıdalar, oda sıcaklığında çözdürülmeli. Pişirme işlemi bitmeden ocağı kapatıp son birkaç dakika için enerji kullanmadan pişirim süreci devam edebilir.

Ekmeği dilimleyin, derin dondurucuda saklayın

- Yılda 6 milyon ekmek israf ediliyor. Ekmek bayatlasa da birçok yemekte kullanılabiliyor.

- Bayat ekmekle yapılabilecek bazı yemek ve tatlılar: Ekmek kavurması, yalancı paça, ekmekli omlet, ekmek karıştırması, yumurtalı ekmek aşı, ekmekli ezme, bayat ekmek köftesi, ekmek pizzası, papara, tirit, dilim kayganası, sarımsaklı ekmek, bayat ekmek kanepesi, tutmaç, bayat ekmek tatlısı.

- Ekmeği ihtiyaç kadar alın, uzun raf ömürlü olanları seçin.

- Hiç yenmeyecek durumdaki bayat ekmeği ıslatıp kuşlara ve sokak hayvanlarına verin.

- Ekmek, oda sıcaklığında veya buzdolabında değil, derin dondurucuda saklanmalı.

- Toplu yemek tüketim yerlerinde menüye göre ekmek siparişi verilmeli. Dilimlenmiş olarak kullanılmalı.

- Satılamayan ekmek, fırınlarda, galeta unu, kurutulmuş ekmek içi gibi başka gıda maddelerinin üretiminde kullanılmalı

Televizyon

- Küçük ekranlı olanlar tercih edilmeli,

- Ses düzeyi düşük tutulmalı. Elektronik araçlar kullanılmadığı zaman anahtardan kapatılmalı.

Ütü

- Giysiler nemliyken ütülenmeli. Kırışıkları sertleşmiş bir gömleğin ütülenmesi dahacok buhar tüketimine, fazla enerji kullanımına yol acar. Ütüyü fişten çektikten sonra cihazda depolanan sıcaklıkla son eşya ütülenmeli.

Kıştan önce zam geldi, doğalgaz faturası nasıl düşecek?

- Evin kullanılmayan oda ve bölümlerinde petekleri kapatın,

- Peteklerin üstü ve önü kapatılmamalı, mobilya ve perde gibi eşyalarla engellenmemen.

- Kombide yüksek verimli olanlar tercih edilirse gaz tüketimi düşer,

- Kombilerin bakımı her yıl düzenli yapılmalı,

- Sistemlere zaman ayarlı termostat monte edilebilir.

- Bacalı kombiler dolapların içerisine yerlestirilmemeli,

- Dogalgaz sobası kullanıyorsanız filtreyi her ay kontrol edin

- Güneş çekildiğinde perdeleri kapatın, sıcaklık içeride kalır

- Bina ve konut yalıtımları iyi yapılmalı. Böylece ısınma yüzde 10-50 oranında azalır.

- Kışın en soğuk günlerde evin sıcaklığı en çok 20 dereceye ayarlanmalı.

- Büyük binalarda merkezî ısıtma ilk tercih olmalı.

Her evde yılda 150 ton suyu kurtarmak mümkün

- Sebze ve meyveleri akan su yerine su dolu kapta temizle: 18 ton

- Tabak çanağı elde yıkama, bulaşık makinesini kullan: 40 ton

- Diş fırçalarken ve tıraş olurken suyu akıtma, musluğu kapat: 48 ton

- Ayarlanabilir duş başlığı kullan ve duş süresini 1 dakika kısalt: 18 ton

- Biri az, diğeri çok olan iki hazneli tuvalet rezervuarını tercih et: 17 ton

- Çamaşır makinesini gereksiz kullanma, tam dolu olarak çalıştır: 9 ton

Benzin faturasını düşürmenin kolay yolları

- Yakın mesafelere mümkün olduğunca yürüyerek gidin ya da toplu tasıma araçlarını tercih edin.

- Aracınızın bakımını düzenli olarak yaptırın. Doğru vitesle ve sabit hızla gidilmeli, ani fren veya gazdan kaçınılmalı.

- Hava filtreleri kontrol edilmeli, bagajda gereksiz yük taşınmamalı.

- Mümkün olduğunca çevre yol tercih edilmeli ve şehir içi sıkışık trafikte araç kullanılmamalı.

- Lastiklerin havasını düzenli kontrol edin.

Ütü ve kek gece yapılırsa elektrik faturası kabarmaz

- Aydınlatma için tasarruflu ampuller tercih edilmeli.

- Gereksiz yanan lambalar kapatılmalı,

- Kirli ve tozlu lambaların üzeri temizlenmeli.

- Akıllı sayaç ile indirimli elektrik tarifesinden yararlanmak mümkün,

- Az miktarda suyun ısıtılması için elektrikli ısıtıcılar tercih edilebilir,

- Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalı, masa ve koltuklar pencereye yakın yerleştirilmeli.
Güneş gibi ol şefkatte,merhamette.
Gece gibi ol ayıpları örtmekte.
Akarsu gibi ol keremde,cömertlikte.
Ölü gibi ol öfkede ,asabiyette.
Toprak gibi ol tevazuda,mahviyette.
Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol.

Mevlana Celaleddin Rumi

Neler Oluyor?...

Neler oluyor?

İktisatçı filan değilim, ama bu defaki kriz, dışında olduğumuz için olsa gerek, bizzat yaşadıklarımıza nazaran çok daha net bir görüntü veriyor.

Ülkemizdeki sıcak para denilen Amerikan sermayesinin %70'i memleketi terk etmiş, üstelik giderken de kara gün için yastık altına dolar koymuş olanları, senelerden sonra ilk defa mutlu ederek ayrılmış. Geride kalanların gitmeye niyeti yok galiba ki, dolara olan talep ani bir şekilde azalıp, hızlı bir değer kaybı yaşandı. Gerçi bir süre daha emme basma tulumba gibi hareketler olacak, geride kalanlar kaçabilmek için kurun düşmesini kollayacak, bu seviye iyi, hadi dolara dönüp gidelim dedikleri anda, hoop tekrar yukarı.

Ancak tabii bir süre sonra büyük bir kısmı gitmiş olacak. Bu şekilde oluşan boşluğu doldurmak hükümet yurt dışındaki paraların getirilmesini istiyor. Türkiye'nin kendi vatandaşlarının paralarını çağırması ise en çok Almanya'yı endişelendiriyor. 2001 krizi ile çelikleşmiş bir bankacılık sektörünün olduğu ülkemizde, mevduat hiçbir yerde olmadığı kadar güvenli bir ortamda. Ve üstüne üstlük dünyada en yüksek faizi ödeyen de biziz (maalesef).

Avrupa'daki vatandaşlarımız paralarını daha emniyetli ve daha kazançlı olan Türk bankalarına getirmez mi? Getirebilir, getirir.

Kim zarar görür paranın bu hareketinden? Tabii en büyük zarar Deutche Bank'ın hanesine yazılır. Peki Deutche Bank'ın kurnazları ne yapmalı:

Bir rapor hazırlarsın, IMF'ye en çok ihtiyaç duyan ülkeler listesi diye, Türkiye'yi de ilk sıraya yazma, ciddi bulunmaz, ama şöyle üst sıralara yazarsın, sanki dünyadaki kriz en kısa zamanda Türkiye'yi vuracakmış gibi raporu kamuoyuna açıkladın mı, Almanya'daki Türklerin parası Türkiye'ye gitmez, Deutche Bank da bu işten zarar görmemiş olur. Alman'a göre Deutche bank zarar göreceğine, varsın Türkiye batsın.

Türkiye'nin 90 milyar dolar acil paraya ihtiyacı varmış güya. Halbuki toplam dış borcumuz 87 milyar dolar. Bunun kısa vadeli olanı sadece 1.8 milyar dolar. Üşenmedim kalktım, hazinenin raporlarını inceledim, çok güzel sunumlar hazırlanmış, her şey açık ve net: www.hazine.gov.tr

Anlaşılan Almanya'nın özellikle de Deutche Bank'ın durumu hiç iyi değil ki, göz göre göre böyle bir senaryoyu yazıp, utanmadan bunu açıklayabiliyor. Alman hükümeti mevduata ne garanti veriyor bilmiyorum, ama Almanya'daki Türk vatandaşlarının son derece dikkatli olması şart. Nüfusun gittikçe yaşlandığı ve ekonominin geri saymaya başladığı Almanya, kaşıkla verdiğini kepçeyle toplayabilir.

Şimdiye kadar hep biz krizlerle boğuştuk ve onlar kazandılar. Şimdi de kendi krizlerinin kaybedeni olmamızı istiyorlar.

n.firat@secimler.com.tr

www.secimler.com.tr sitesinden alıntıdır.

Doğru bilinen 7 seks yalanı

Cinsellliği ne kadar biliyoruz! Peki doğru bildiğiniz 7 şeyin yalanlarla dolu olduğunu bilseydiniz ne yapardınız?

Gençlerin cinsellikle tanışırken öğrendikleri yanlış bilgiler, kulaktan kulağa yayılıyor. Psikiyatrist Sabri Yurdakul, cinsellikle ilgili yanlış inanışlar hakkında açıklamalar yaptı...

Cinsellik hakkındaki yanlış inanışlar, özellikle ergenlik döneminde gençler arasında 'doğru' bilgiler gibi kulaktan kulağa yayılıyor. Psikiyatrist Sabri Yurdakul gençlerin en çok inandığı mitleri sıraladı ve bu mitlerin doğru açıklamalarını yaptı:

1- Fazla mastürbasyon, kısırlığa ya da zeka geriliğine yol açar: Hayır, mastürbasyonun fazlası kısırlığa ya da zeka geriliğine yol açmaz. Ama cinsel organlarda tahrişe neden olacağı için mahsurlu sayılıyor. Ayrıca çocuk mastürbasyona fazla düşkün olduğunda; çevreden kopabilecek, arkadaşlarından uzaklaşacak, kendi içine kapanacak ve sadece cinsellikten oluşan bir dünyada yaşayacaktır. Böyle bir durumda karşı cinse olan bakışı değişecek ve onları sadece cinsel objeler olarak görecektir. Bu durum da, sosyal gelişimini engelleyecektir.

2- Bir kız çocuğu banyoda otururken, oraya daha önce bir erkek oturmuş ve erkeklik sıvısı oraya bulaşmışsa hamile kalır: Hayır, bir kız çocuğu daha önce oraya oturmuş bir erkeğin erkeklik sıvısı bulaştı diye hamile kalmaz. Hamile kalabilmesi için bu sıvının cinsel organının içine bulaşması gerekir. Bu da, normal bir oturuş pozisyonu ile pek fazla mümkün olmayacaktır.

3- Bir kız erkeklerin girdiği tuvalette, onların kullandığı musluğu kullanırsa, hamile kalır: Musluktan ya da havludan bulaşan erkeklik sıvısı ile hamile kalınmaz. Hamile kalınabilmesi için bu sıvının belirli bir miktarda kadın cinsel organından içeri girmesi gerekir. Erkeklerin kullandığı eşyaları kullanmakla hamile kalınmayacağı bilinmelidir.

4- Öpüşmek, bazen bir kızın hamile kalmasına yol açabilir: Öpüşme ile hamile kalınmaz. Hamile kalmak için kadın ve erkek cinsel organlarının biraraya gelmesi gerekir. Bu birliktelik olmadan, hamilelik de olmaz.

5- Hamile kalmak için illa cinsel ilişkiye girmek gerekmez: Hamile kalmak için cinsel ilişki gereklidir. Cinsel ilişki olmadan, hamile kalınamaz.

6- İlk cinsel ilişkide mutlaka kanama durumu ortaya çıkar: Hayır, cinsel ilişki sırasında kanama olmayabilir ya da çok hafif sızıntı şeklinde bir kanama görülebilir. Bu durum, cinsel ilişkinin gerçekleşmediği anlamına gelmez. Kızlık zarı cinsel organın hemen girişindedir. Ancak kimi kızlarda bu zarın yapısı cinsel ilişkiye müsaittir ve yırtılma olmadan da cinsel ilişki olabilmektedir. Cinsel ilişki sırasında kızlık zarında yırtılma olmadığı için kanama da ortaya çıkmayabilir.

7- Adet gören kız evli ise, hemen hamile kalır: Adet gören bir genç kız, cinsel ilişkiye girdiği gibi hemen hamile kalmayabilir. Hamilelikle ilgili yapılar biraz daha geç olgunlaşabilir ve hemen hamile kalınmayabilinir. Bu yüzden adet gören bir genç kızın cinsel ilişki ile hemen hamile kalabileceğini düşünmek son derece yanlış olacaktır.

Orgazm iğnesi uçuruyor

ABD’li Jinekolog Dr. David Louis Matlock, orgazm aşısı icat etti. Aşı, ABD’de şimdiden çok tutuldu. İngiltere’nin başkenti Londra’daki bir klinik de aşının tüm ülkeye yayılmasını sağladı. Kadınların erojen noktası olarak bilinen g-noktası bölgesine vurulan aşının içeriğinde kolajen bulunuyor.
Hassas bölgenin büyümesini sağlayan icat, kadınların 4 ay boyunca orgazm süresi ve cinsel isteklilik süresi artıyor. Bir seansı ise 1600 dolar (2 bin 100 YTL) tutuyor.
G-NOKTASI OLMAYANA AŞI YAPILMIYOR
Lazerle Vajina Gençleştirme Merkezi’nden Profesör Phanuel Dartey, elde ettikleri başarıyı anlattı: "Bu aşıyı yaptıran kadınların yüzde 87’si sonucu ‘inanılmaz’ diye nitelendirdi. Önce müşterimizde g-noktası bulunup bulunmadığını test ediyoruz. Çünkü kadınların yüzde 15’nin g-noktası bulunmuyor. Bu noktayı bulduktan sonra özel bir spekulum cihazı ve ışık kullanarak bölgeye ulaşıyoruz.
Ama bu prosedür esnasında müşterimizin rahat hareket etmesi çok önemli. Aşının herhangi bir yan etkisi bulunmuyor. Ama kadınların bunun bir libido artırma süreci olduğunu ve seks tedavisi olmadığını bilmeli. Bunun için o alandaki uzmanlara başvurulması gerektiğini bilmeleri gerekli."