14 Mart 2010 Pazar

TRT 7'ye Mısırlı transfer


TRT, Arapça yayın yapacak olan “TRT 7” kanalı için Mısır’dan assolist transfer ediyor.

TRT, Arapça yayın yapacak olan “TRT 7” (Seba) kanalı için Mısır’dan assolist transfer ediyor. İşte dünyaca tanınan o isim...

Mısır’ın dünyaca ünlü şarkıcılarından Emel Mahir, Selami Şahin ile birlikte TRT 7’de haftalık müzik ve eğlence programı hazırlayıp sunacak. Tüm Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine uydudan yayın yapacak olan TRT 7’nin en önem verdiği eğlence programı projesinde iki sanatçıyla anlaşmaya varıldı. Arap ülkeleriyle Türkiye’yi müzikle birbirine bağlamayı amaçlayan programda “altın plak ödüllü” Emel Mahir, Türkçe şarkıları Arapça olarak da söyleyecek.

KÜLTÜR KÖPRÜSÜ

Annesi Mısırlı bir Arap olan ve Türkçe’yi 7 yaşında öğrenen Selami Şahin, programın çerçevesini TRT 7 kanalının koordinatörü Sefer Turan ile birlikte çizdiklerini ve ünlü Arap şarkıcının kim olacağına
karar verdiklerini dile getirdi. TRT yetkilileri, çok geniş bir coğrafyada anlaşılan Arapça lehçesi olduğu için, programın “Mısır Arapçası”yla hazırlanmasına karar verdi. Kanalın sabah programı ünlü gazinocu Sacit Aslan’ın şarkıcı eşi Yasemin Kutsi’ye emanet. Lübnan doğumlu olan ve çok iyi Arapça konuşan Yasemin Kutsi, hafta içi her gün sabah kuşağında kadınlara yönelik programı sunacak. Program, 11.00 ile 13.00 saatleri arasında yayınlanacak.

Bülent İpek / Gazete Habertürk

Islak imza bitti e-yargı yolda

Yeni Kamu Hizmetlerinin Hızlandırılması Tasarısı’ndaki düzenlemeler şöyle:

Hükümet hayatın tüm alanlarında vatandaşların ‘e-imza’ yöntemiyle işlem yapmasına olanak sağlayan en kapsamlı düzenlemeyi Meclis’e sundu.

29 ayrı kanunu değiştiren tasarı, belediyeden yargıya, tapudan notere, pasaporttan Maliye’ye kadar her alanda elektronik imza ve e-işleme olanak sağlıyor. Vatandaş isterse kamuda hayatı boyunca ıslak imza kullanmayacak. Kamu Hizmetlerinin Hızlandırılması Tasarısı’ndaki düzenlemeler şöyle:

Yargıya Habur ayarı

Savcılar ve hakimler telekonferans yöntemiyle sorgu ve ifade alıp yargılama yapabilecek. Sanıkların, tanıkların, bilirkişilerin, mağdurların ifadeleri, yurtiçi veya yurtdışında olmalarına bakılmaksızın görüntülü ve sesli iletişim araçlarıyla alınacak. Böylece PKK’lıların Habur’da teslim olmasında yaşananlara benzer yargı skandallarının önüne geçilecek. Duruşma tutanakları e-imza ile düzenlenecek.

Özel belgelere koruma

Avukatlar, vekili olmadıkları kişilere ait dosyaları da Ulusal Yargı Ağı’ndan (UYAP) inceleyebilecek. Bu izin, kopyalamayı engelleyecek şekilde sadece dosya inceleme ile sınırlı tutulabilecek. Ancak bilgisayar ekranına yansıyan belgelerin kötü niyetle kullanımının nasıl önleneceğine dair hüküm bulunmuyor.

Islak imzaya son

E-imza, elle atılan imza ile aynı ispat gücünü taşıyacak. E-imzalı belge ve kararlarda, mühürleme olmayacak. E-imza ile oluşturulan veriler senet hükmünde sayılacak. Bu veriler aksi ispat edilinceye kadar kesin delil sayılacak. Resmi ya da özel nitelikteki her türlü belge ve karar, e-imza ile düzenlenebilecek.

Özel hayat tartışması

Anayasa Mahkemesi’nin 2008’de verdiği karar çerçevesinde özel hayatla ilgili bilgilerin nasıl korunacağıyla ilgili tartışma sürüyor. Tasarıda, kişisel verilerin korunması ve bilgi güvenliğinin sağlanması için her kurumun mevzuattaki tedbirleri almakla yükümlü olduğu yazıyor. Bu genel hükmün, kişisel verileri ne derece koruyacağı Meclis’te tartışılacak.

TC taşınmaz numarası

Tapu sicilinde kaydedilen araziler ile taşınmazlar sınıflandırılacak. Tapu Kadastro Müdürlüğü, TC kimlik numarasında olduğu gibi her taşınmaza “Türkiye Cumhuriyeti taşınmaz numarası” verecek.

Ruhsat eve gelecek

Araçların noterdeki satış işlemleri anında elektronik yolla emniyete bildirilecek. Araç ruhsatı, elden veya posta aracılığıyla sahibine teslim edilecek. Tescil belgesi bir ay içinde verilmezse araç sahibi sorumlu olmayacak.

İcra, vize, pasaport

İcra ve iflas işlemleri, vize ve pasaport başvuruları, harç tahsilatları, sağlık kayıtları, ticaret sicili kayıtları, elektronik ortamda yapılacak. Tüm noter belgeleri e-imzayla düzenlenebilecek.

Yanlış bilgiye 500 lira

Sağlık Bakanlığı her vatandaşın sağlık bilgilerini elektronik ortamda saklayacak. Bu bilgiler izin verilen kurumlarla paylaşılacak. Emniyet, adres kayıt sistemini sağlıklı ve güncel tutmayan yetkililer hakkında soruşturma açacak. Muhtarlar, adresi değişikliklerini her ayın son haftası nüfus müdürlüğüne bildirecek. Adres beyanında yanlış bilgi verenlere 500 lira ceza uygulanacak.

Bülent SARIOĞLU / Hürriyet

4 Mart 2010 Perşembe

Dikkat! Biri sizi dolandırabilir


Devletin koruması gereken Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'ndeki veriler, internete sızdı.

Devletin koruması altında olması gereken kimlik bilgileri internet aracılığıyla satışa çıkarıldı. Veri tabanında kayıtlı olan 50 milyon vatandaşın bütün bilgilerine, yüklenen yazılımla anında ulaşılabiliniyor

Ülke genelinde yapılan tarama ile hazırlanan ve sadece Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü'nde bulunması gereken, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'ndeki milyonlarca kişisel veri, internete sızdı. 18 yaşından büyük yaklaşık 50 milyon kişinin nüfus kayıtlarına ilişkin özel bilgilere ulaşan bir internet sitesi, hazırladığı korsan yazılımı sanal ortamda satışa çıkardı. İhbar üzerine harekete geçen Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü'nün, verilerin sızdırılmasıyla ilgili soruşturma başlattığı ve kişisel verileri satışa çıkaran internet sitesine karşı suç duyurusunda bulunulacağı öğrenildi.

MÜŞTERİ ARANIYOR

Vatandaşların kişisel verilerinin bin TL veren herkesin eline geçmesini sağlayan skandal gelişme, bir internet sitesinde yayınlanan duyuru ile ortaya çıktı. Sitenin ana sayfasında yer alan duyuruda, 18 yaşından büyük 50 milyon kişinin T.C. kimlik no, anne-baba adı, doğum yeri, bulunduğu il ve adres bilgilerini içeren korsan programdan söz edilerek, 'İcra ve dava takiplerinizde adres bilgilerine ulaşamadığınız kişilerin bilgilerinin yer aldığı programı indirebilirsiniz' ifadesine yer verildi.

SİSTEM NASIL İŞLİYOR?

Site herhangi bir kurumsal içerik taşımıyor, logo içermiyor. Sadece ziyaretçi defterine bırakılan not ile yazılımın lisansını talep eden kişiye site yöneticisi elektronik posta, ya da chat programı aracılığı ile ulaşıyor. Böylece anlaşma sağlanıyor ve para elden teslim alınarak alışveriş tamamlanıyor. Böylece veri tabanında kayıtlı olan 50 milyon vatandaşın bütün bilgilerine, yazılımla anında ulaşılabiliyor. Bu şekilde tamamen kişisel olan ve gizliliği esas olan bilgiler üçüncü şahısların eline kolayca geçmiş oluyor

NELER YAPILABİLİR?

Vatandaşlara ait kişisel verilerin, kimlik ve adres bilgilerinin illegal yoldan üçüncü kişilerin eline geçmesini sağlayan yazılım milyonlarca kişi için ciddi riskler oluşturuyor. Kötü niyetli kişilerin bu bilgileri kullanarak, bankalardan kredi çekmesi, gayrimenkul satışı yapması veya sahte kimlik çıkarması mümkün.
Devletin güvencesinde bulunan vatandaşlara ait kişisel verilerin, internet ortamına sızması Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü'nü de harekete geçirdi. Bir ihbar üzerine olayla ilgili soruşturma başlatıldığı ve yasa dışı hizmet veren bu site için suç duyurusunda bulunulacağı öğrenildi.

Kişilere ait özel verilerin üçüncü şahıslar tarafından ele geçirilmesi ve kullanılması TCK'ya göre de suç oluşturuyor. Ayrıca, Adrese Kayıt Sistemi Yönetmeliği'nin 31. maddesi de, devletin elinde bulunan kişisel verilerin özel hayatın gizliliği ilkesi çerçevesinde olduğu güvencesi yer alıyor. İlgili madde şöyle:

'Sistemin işletilmesinde ve sistemden yararlanmada kanunlarda ve uluslararası sözleşmelerde yer alan özel hayatın gizliliğine ilişkin hükümler esas alınır.'

Akşam

Tarımda maliyetin artması enflasyonu tırmandırıyor


Dün Tüketici Fiyatları Endeksi’ndeki yıllık artışın yüzde 10.13’e çıktığı açıklanınca “Eyvah... Enflasyon artıyor... Ne yapacağız!” diye üzülenler yanında, sevinenler de (veya enflasyonun yükselmesinden medet umanlar) oldu.

- Konut stoku olanlar, ellerindeki gayrimenkulleri satmak arayışında olanlar, “Fiyatlar yakında artacak” diyerek müşterilere gel gel yapıyordu. Artan enflasyon onların ekmeğine yağ sürecek. “Fiyatlar tırmanışa geçti... Şimdi alan kazanıyor” diyecek.

- Borcu olmayan, yüksek faiz döneminde faiz gelirine alışanlar, enflasyonun risklerini unutarak, enflasyon artsa da faizler de biraz yükseldi diyorlardı.
Bekledikleri olacak. Faizlerde az da olsa artış gerçekleşecek.

Ama işsizler, dar ve sabit gelirliler üzülecek.
- Gıda fiyatları sadece şubat ayında yüzde 5.01 oranında arttı.
- Yıllık gıda fiyatları artışı yüzde 14.84, dolmuş-otobüs fiyatları yüzde 9.68 arttı

Arz var, talep daraldı

Fiyat hareketinin arkasındaki ana neden “arz-talep dengesi”dir. Basitleştireyim:

- Ekonomide 4 ekmek üretiliyor. Halkın elinde de 4 para var. Bu durumda 4 para:4 ekmek = 1, her bir ekmek 1 paraya satılır.

- Eğer 4 ekmek yerine ekonomide 2 ekmek üretilirse, 4 ekmek:2 para = 2, her bir ekmeğin fiyatı 2 paraya yükselir.

- Tersi olur, ekonomide 4 ekmek üretilirken, para miktarı 2’ye iner ise, bu defa da 2 para:4 ekmek = 0.50, her bir ekmeğin fiyatı 0.50 paraya düşer.
Kriz sonu halkın geliri azaldı. Merkez Bankası para basmıyor. Maliye bütçeyi sıkıyor. Demek ki kriz sonu piyasada para artışı söz konusu değil. Talep artmadı, tersine, daraldı.

Sanayici, düşük kapasiteyle çalıştığı için ağlıyor. Ülkede sanayi kesimde mal arzı sorunu yok. İthalat kapısı açık. İthalatçı satılabildiği kadar mal getiriyor. Demek ki arz sorunu yok. Tersine, sanayideki üretici de ithalatçı da arzı artırmaya hazır.
Bu durumda da fiyatlar artabilir. Maliyetlerin yükselmesi nedeniyle, üretici fiyatları yükseltmeye mecbur kalabilir.

Sanayici fiyat artıramıyor

Kriz sonunda bizim ekonomimizde neler oldu? Bir de onları hatırlayalım:

- İmalat sanayii kesiminde özellikle enerjiden ve ana girdilerden kaynaklanan maliyet artışı olduysa da, genelde bu kesim işçi çıkararak, verimliği artırarak maliyet artışlarını fiyata yansıtmadı. Hatta fiyatları geriye çekti. (Örnek: Giyim sanayiinde 12 aylık ÜFE endeksi artışı yüzde 2.85)

- Tarım kesiminde ise gelişmeler farklı. Tarım kesiminde fiyatlar artıyor. Bunun iki nedeni var (1) Tarımda girdi fiyatları arttı artıyor. (2) Tarımda üretim artmıyor, geriliyor. Açık anlatımla, tarımda bir yanda maliyet artışı, öte yanda arzdaki daralma fiyat artışlarına yol açmaya başladı.

- Üretici Fiyatları Endeksi’ne (ÜFE) göre 12 ayda imalat sanayii ürünleri fiyatlarındaki artış yüzde 5.52 olurken, tarım kesiminde ÜFE artışı yüzde 19.73 oldu.

- Türkiye genelinde tüketici harcamalarının yüzde 30’a yakın kısmı gıdaya gider. Gıda fiyatları tarım fiyatlarından etkilenir.

Şimdilerde yükselen enflasyonun arkasında tarım ürünleri girdilerindeki maliyet artışı ve tarım ürünleri arzının yetersizliği var. Yanlış tarım politikaları bizi bu noktaya getirdi.

4 Mart 2010

GÜNGÖR URAS

Google'a Türk rakip geliyor


Türksat, "Türksat Maps" ile Google'a rakip oluyor.

Devletin uydu haberleşme şirketi Türksat, dünyanın en büyük arama motoru Google'ın en çok ilgi gören uydu görüntüleme ürünü olan "Google Maps'e", "Türksat Maps" ile rakip oluyor.

Zaman'ın haberine göre, kullanıcılar, Google'da olduğu gibi Türksat Maps üzerinden de, yerinden bile kalkmadan, isterse Çin Seddi'ni, isterse Mısır piramitlerini görebilecek. Türksat, projeyi bu yıl içinde hayata geçirecek ve ticari olmayan görüntüleri, internet üzerindenvatandaşın hizmetine sunacak.

DAHA KALİTELİ GÖRÜNTÜ

Ancak, Türksat'ın "TürksatMaps" hizmeti, Google'a göre daha kaliteli ve güncellenmiş görüntüler içerecek. Şirket bu çerçevede, internet üzerinden daha önce Google'a hizmet veren 'Dijital Globe' ile anlaştı. Hannover CeBİT 2010 fuarında, Zaman'a açıklamada bulunan Türksat Coğrafi Bilgi Teknolojileri Direktörü Hayati Taştan, Google'ın verdiği uydu görüntülerinin daha gelişmiş halini internet üzerinden dünyaya sunacaklarını vurguladı.

Bu konuda iddialı olduklarını kaydeden Taştan, "Bildiğiniz gibi, Google'ın internet görüntülerini sağlayan, Digital Globe ile anlaşması sona erdi. Biz de Digital Globe ile anlaştık. Kısa sürede internet üzerinden görüntü hizmeti vermeye başlayacağız." dedi.

Taştan, TürksatMaps ile 60 cm çözünürlüklü ve renkli fotoğraf vereceklerini, buna karşın Google'ın 50 cm çözünürlüklü ve görüntüleri siyah beyaz verdiğine dikkat çekerek, arama motorunun ancak 1 metre çözünürlüklü görüntüyü renkli verebildiğini kaydetti.

GOOGLE'UN GÖRÜNTÜLERİ ÇOK ESKİ

Hayati Taştan söyle devam etti: "Onlar GoogleMaps API ile ticari hizmetleri sunuyor. Biz de TürksatMaps API ile ticari hizmetleri sunacağız. Google'ın ticari olmayan, internetteki uydu görüntüleri ise çok eski. Bazıları 1-2 yıl önce çekilmiş görüntüler. Bizimki ise çok daha güncel, yeni görüntüler olacak."

Öte yandan fuarda çeşitli ülkelerin uydu operatörleriyle yaptıkları anlaşmalarla 3 ayrı gözetleme uydusundan fotoğraf aldıklarını da bildiren Taştan, "Ürünlerimizi ve hizmetlerimizi uluslararası düzeyde tanıtmak, benzer ve aynı alanda hizmet veren firmalarla işbirliği imkânlarını araştırmak. Coğrafi bilgi teknolojileri konusundaki son gelişmeleri özellikle bilgi teknolojileri altyapısı açısından yakından izlemek ve Türkiye'ye aktarmayı amaçlıyoruz." diye konuştu.

2013'ten itibaren Türkiye'nin gözlem uydusu Göktürk-1'in pazarlaması için çalışacakları bilgisini veren Taştan, Türk Hava Kuvvetleri'nin uzaya göndereceği Göktürk uydularına Türksat'ın da ortak olduğunu hatırlattı.

Taştan, "Gözlem uydumuz yabancı ülke uydularının görüntülerini kullanıyor. Hedefimiz, Göktürklerle, kendi uydumuzun verilerini kullanmak. Böylece 50 cm çözünürlüklü (50x50 boyutlarındaki bir alanı net gösteren fotoğraf ve görüntü) görüntüleri Göktürk-1'den, daha sonra 2, 5 metre çözünürlüklüleri ise Göktürk-2 uydusundan alarak ulusal ve uluslararası düzeyde pazarlamayı hedefliyoruz." şeklinde konuştu.

28 Şubat 2010 Pazar

İnternet Bağımlılığı Sigaradan Beter!

İnternet bağımlılarının, internete ulaşamadıkları zaman tıpkı sigara, alkol bağımlılıklarında olduğu gibi “yoksunluk” belirtileri gösterdiği bildirildi.

 
Uzmanlar, internet başında kalan kişinin günlük yaşamında işlevsel bozukluklar ortaya çıkmasının bağımlılık belirtilerinden olduğunu belirterek, “Bu bağımlılık, öğrencinin okulunu, yetişkinin de işini etkilemeye başlıyor. Kullanıcı, internet kullanım süresi ve amacı hakkında yalan söyleyebiliyor. İnternet bağımlıları, internette olmadıkları zamanlarda da yarım kalan sohbetleriyle veya oyunda geldiği seviyeyle zihinlerini meşgul ediyor ve internete ulaşamadıkları zaman tıpkı sigara, alkol bağımlılıklarında olduğu gibi aşırı sinirlilik, gerginlik ve huzursuzluk gibi belirtiler gösterebiliyorlar” dediler.

İnternet ortamının erişkinlerin ve üniversite öğrencilerinin kimlik denemeleri yapmak, yaşıtları ile yakın ilişkiler kurmak için uygun bir yer olduğunu kaydeden uzmanlar, “Özellikle içine kapanık, çevredekilerle kolay iletişim kuramayan bireyler için internet tam bir kurtarıcı görevi görüyor. Ancak, internetin aşırı derecede kullanılması, internet bağımlılığıyla sonuçlanabiliyor. Kimi internet bağımlıları sanal dünyadaki kimliklerini gerçek yaşamdaki kimliklerine aktaramıyor. Sanal ilişkiler kurmayı alışkanlık haline getiren bireyler, zamanla yalnızlaşıp, sosyal fobi, depresyon gibi bazı ruhsal bozukluklar yaşayabiliyor. Her yaş grubunun kendi gelişim ihtiyacı doğrultusunda internetin belli etkinliklerine bağımlılığı var. Erişkin ve gençlerde daha çoğunlukla chat bağımlılığı, çocuklarda oyun bağımlılığı daha yaygın görülüyor” diye konuştular.

Çocuklarda internetin aşırı kullanımının fiziksel, bilişsel ve psikososyal gelişimlerini olumsuz yönde etkilediğini ifade eden uzmanlar, şunları kaydetti; “Uzun süre bilgisayar başında oturmaya bağlı olarak, çocuklarda iskelet ve görme bozuklukları da oluşabilir. Aileler, çocuklarının internet başında geçirdikleri zamanı ve hangi amaçla kullandıklarını sürekli olarak denetlemelidir.”


Kadınlar erkeklerden mutlu


Kadınlarda mutluluk oranı erkeklerden fazla.

Türkiye’de 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin yüzde 54.3’ü kendilerini mutlu olarak ifade ederken, kadınlarda mutluluk oranı yüzde 58.1, erkeklerde ise yüzde 50.2 olduğu belirlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2009 Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarını açıkladı. Buna göre, 2009 yılında bireylerin yüzde 54.3’ü kendini mutlu, yüzde 14.6’sı ise mutsuz olduğunu belirtirken, 2008 yılında bu oran sırasıyla yüzde 55.8 ve yüzde 13.9 olmuştu. 2009 yılında kadınların, erkeklere göre daha mutlu olduğu görüldü. Kadınlarda mutluluk oranı yüzde 58.1 iken, erkeklerde bu oran yüzde 50.2 oldu.

-EĞİTİM DÜZEYİ ARTTIKÇA MUTLULUKTA ARTIŞ GÖSTERDİ-

Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi değiştiği belirlendi. 18-24 yaş grubundaki bireylerde mutluluk oranı yüzde 57.4 iken, 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde bu oran yüzde 54.3’e düştü. Eğitim düzeyi arttıkça mutluluk düzeyi de artış gösterdi. Geçen yıl ilkokul mezunu olanlarda mutluluk oranı yüzde 52.5 iken, yüksekokul ya da üniversite mezunlarında bu oran yüzde 63.2’ye yükseldi.

-EVLİLER DAHA MUTLU-

Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu görüldü. Evli bireylerin yüzde 57.3’ü mutlu iken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 46.8 oldu.

-AİLELER VE SAĞLIKLI OLMAK MUTLULUK NEDENİ-

Bireyleri en çok aileleri ve sağlıklı olmak mutlu etti. Kendilerini en çok ailenin mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı yüzde 71.2 olurken, kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı ise yüzde 70.7 düzeyinde olduğu görüldü. Kendi geleceklerinden umutlu olan bireylerin oranı yüzde 65.5 olduğu belirlendi. Kadınların yüzde 67.9’u, erkeklerin ise yüzde 62.8’i kendi geleceklerinden umutlu olduklarını belirtti.

-2009’DA UCUZ ÜRÜN TÜKETİLDİ-

Yaşanan ekonomik gelişmelerin bireyler üzerinde etkisi incelendiğinde, bireylerin yüzde 60’ının daha ucuz ürün tüketmeye başladığı görüldü. Buna karşılık yüzde 34.3’ü borçlanmış, yüzde 25.9’u eğlence ve tatil masraflarını kıstığını ifade etti.

ANKA