10 Ağustos 2023 Perşembe
Ev için pratik bilgiler
8 Ağustos 2023 Salı
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) tarafından yayımlanan üretim verilerine göre, 2023 Temmuz ayında toplam kurulu gücün 10.352 MW’ı güneş enerjisi santralleri tarafından oluşturuldu. 2023 yılı Haziran ayı sonunda 104.903 MW olan toplam kurulu güç değeri 162,91 MW’lık artışla 2023 yılı Temmuz ayı sonunda 105.066 MW olarak kaydedilmiştir.
2023 Yılı Haziran ayında gerçekleşen toplam 24.549 GWh elektrik üretiminin % 78,37’si serbest üretim şirketleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Serbest üretim şirketlerinin üretimdeki payı, bir önceki aya göre 2,17 puan düşüş, geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre ise 1,81 puan artış göstermiştir. TEİAŞ tarafından yayımlanan üretim verilerine göre, 2023 Temmuz ayında termik santrallerin gerçekleşen toplam üretimdeki payı % 59,65 olarak kaydedilmiştir.
Yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik üretiminin payı ise % 40,35 olarak gerçekleşmiştir. 2022 yılı Temmuz ayı içerisinde toplam 29,171 GWh olan elektrik talebi, 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki yıla göre % 7,31 oranında artış göstererek, 31,303 GWh değerine ulaşmıştır. 2022 yılı Temmuz ayında 38.457 MWh olarak ölçülen saatlik ortalama talep, 2023 yılı Temmuz ayında 42.075 MWh olarak gerçekleşmiştir. Toplam kurulu gücün % 67,7’lik (71.104 MW) kısmını serbest üretim şirketleri oluştururken, EÜAŞ santrallerinin toplam kurulu güçteki payı % 20,0 (21.025 MW) seviyesindedir. Yap işlet devret santralleri % 0,1’lik (116 MW), işletme hakkı devredilen santraller %3,1’lik (3,244 MW) bir orana sahiptir. Lisanssız santrallerin toplam kurulu güç içindeki payı da % 9,1 (9.577 MW) olarak kaydedilmiştir. 2023 Yılı Temmuz ayında gerçekleşen toplam 24.549 GWh elektrik üretiminin % 78,37’si serbest üretim şirketleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Serbest üretim şirketlerinin üretimdeki payı, bir önceki aya göre 2,17 puan düşüş, geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre ise 1,81 puan artış göstermiştir.
2023 yılı Temmuz ayı sonunda oluşan toplam kurulu gücün % 24,1’lik kısmı (25.362 MW) doğal gaz ve LNG yakıt tipi santralleri ile karşılanırken, % 22,2’lik kısmı (23.282 MW) barajlı hidrolik santraller tarafından karşılanmaktadır. Bu yakıt tiplerini % 10,9’luk (11.441 MW) oran ile yerli kömür santralleri ve % 9,9’luk oran (10.374 MW) ile ithal kömür santralleri izlemektedir. Akarsu tipi hidrolik santraller % 7,9’luk bir orana (8.310 MW) sahipken, rüzgâr santralleri toplam kurulu gücün % 11,0’lık bir kısmını (11.569 MW) oluşturmaktadır. Toplam kurulu gücün % 9,9’luk kısmı (10.352 MW) güneş enerjisi santralleri, % 1,6’lık kısmı (1.691 MW) jeotermal enerji santrallerinden oluşurken, % 2,6’lık kısmı (2.685 MW) ise diğer termik santraller tarafından oluşturulmaktadır. Gerçekleşen elektrik üretimi kaynak bakımından incelendiğinde ise, 2023 Temmuz ayında toplam üretimin % 21,2’sinin doğal gaz ve LNG santralleri tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. Barajlı hidroelektrik santraller, ilgili ayda toplam üretimin % 15,7’sini karşılarken, akarsu tipi hidroelektrik santraller ise % 5,2 oranıyla üretime katkıda bulunmuştur. İthal kömür santralleri Temmuz ayında toplam üretimin % 22,6’sını karşılarken, yerli kömür santralleri ise % 13,3 oranında katkı sağlamıştır. Yenilenebilir enerji santrallerinden rüzgâr enerjisi santralleri toplam üretime % 9,9 jeotermal ve güneş enerjisi santralleri ise toplam % 9,6 oranında katkıda bulunmuştur. Diğer termik santrallerin üretimdeki payı ise % 2,6 olarak gerçekleşmiştir.
Kaynak: TENVA
7 Ağustos 2023 Pazartesi
Enflasyonla Mücadele
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre temmuz ayında TÜFE bir önceki aya göre yüzde 9,49 bir önceki yılın aynı ayına göre ise %47,83 artış gösterdi.
Bir süredir düşüş gösteren enflasyon yeniden yükselişe başladı.
Sıklıkla ifade ettiğim üzere enflasyon fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artıştır.
Yani enflasyonun düşmesi fiyat artış hızının düşmesi anlamına gelir.
Türkiye uzun süredir birçok badireler atlattı. 2013 Mayıs ayı sonu itibariyle başlayan Gezi olayları, 17/25 Aralık emniyet ve yargı darbe girişimi, göç krizi, hendek barikat terörü, Rus uçağının düşürülmesi, 15 Temmuz hain darbe girişimi, Brunson krizi, pandemi (plandemi), Rusya-Ukrayna Savaşı, 6 Şubat depremleri...
Yaşanan her büyük kriz Türkiye’nin ekonomisinde derin yaralar açtı.
2021 Ekim-Kasım döneminde başlatılan yeni ekonomi modeli 24 Şubat 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı ile ağır darbe aldı. Türkiye’nin en önemli pazarı olan ABD ve AB’de ekonomik talep daralması ihracatın istendiği gibi artmamasına neden oldu. 14-28 Mayıs 2023 seçimleri sonrasında yeniden liberal ekonomi çizgisine dönülmesi ile faiz ve vergi oranlarındaki artış halkın alım gücünü iyice daralttı.
Bu politika ile talebin azaltılarak enflasyonun düşürülmesi planlanıyor. Enflasyon ile mücadelede öyle görünüyor ki bazı iş yerleri kapanmak zorunda kalacak. Özellikle “Zombi” olarak adlandırılan iş yerleri kapanırken işsizlik artacaktır. Genç nüfusun yoğun olmasının da etkisiyle yeni istihdam alanları oluşturulamazsa enflasyon düşerken işsizlik artacaktır.
Çünkü klasik kapitalist yöntemler çerçevesinde enflasyon ile mücadelede yapılması gerekenlere bakıldığında bu yöntemler uygulanmalıdır.
Merkez Bankası politika faiz oranlarını artırarak borçlanma maliyetlerini artırıp talebi kısma yöntemi izliyor. Bunun yanında para arzını kredileri azaltarak enflasyonu düşürme politikası uyguluyor. Deprem sebebiyle kamu harcamalarının arttığı bir dönemde artacaktır bir kamu borcu enflasyonu daha fazla artıracağı için vergi artışları ile kamu gelirlerinin artırılarak mali disiplin kontrol altında tutulmaya çalışılıyor. Yalnız buradaki problem kamu da tasarruf söylemlerinin olduğu bir dönemde eylemlerde vatandaşın bu tasarruf tedbirlerini görmemesi. Yoksa vatandaş her zaman devletinin yanında olmuş ve gerektiğinde fedakarlık yapmayı göze almıştır. Bu dönemde uygulanmaya çalışılan bir diğer politika da ithalatın azaltılarak ihracatın artırılmaya çalışılması. İhracata teşvikler devam ederken ithalatın kısılması için vergi artışları gibi politikaların uygulandığı görülüyor.
Enflasyon ile mücadelede fiyat artışlarının sıkı denetimi en önemli unsurlardan biri olarak görülmektedir. Ancak enflasyonla mücadelenin bir diğer adımı da ücret artışlarının kontrollü olmasıdır. Ücret/maaş artışları talebi artırıcı etki oluşturacaktır. Bu nedenle ücret/maaş artışları çok fazla artırılmayacaktır. Şahsen toplu sözleşmeden çok ciddi bir artış beklemiyorum. Aralık ayındaki asgari ücret görüşmelerinden de ciddi bir artış beklememek gerekir.
Para politikası ile maliye politikası birbiriyle uyumlu olmak zorundadır. Aksi halde enflasyon ile mücadelede başarılı olmak zordur. Tabi bu bahsettiğim konular klasik kapitalist iktisadi model çerçevesinde uygulanacak politikalardır. Kapitalizm vahşidir. Öl ya da öldür sistemi ile çalışır. Bencildir. Rasyonel olduğunu iddia eder. Bu nedenle enflasyon ile mücadelede edilirken işsizliğin artacağını baştan kabul eder ve bu doğrultuda hareket eder. Bu kapsamda politika öneren sosyal medya ekonomistleri de bu yönde söylemler ve politika önerirler.
Bu dönemde işsizliğin artmaması için yeni doğrudan yatırımlar yapılması için Körfez ülkeleri ile iş birliği anlaşmaları yapıldı. Ancak doğrudan yatırımlar kısa vadede hemen gerçekleşmez. Fabrika binasının inşa edilmesi makinelerin yerleştirilmesi gibi uzun süren işlemler vardır. Bu dönemde kısa vadede enflasyon ile mücadele edilirken işsizliğin artmaması için piyasanın ihtiyacına göre eğitim ve istihdam programları düzenlenebilir. Bu yönde atılan adımlar var ancak güncellenerek devam edilmesi gerekir. Özellikle deprem sebebiyle inşaat sektöründe çalışanların büyük kısmı deprem bölgesinde yapılan inşaatlarda çalışmak üzere giderken diğer bölgelerde yapılan inşaatlarda işçi bulunması çok zor bir hâl aldı. Bu yönde yapılacak eğitim programları ile piyasanın ihtiyacına göre eleman yetiştirme programları yapılmalıdır. Bu gibi uygulamalar enflasyon ile mücadele edilirken işsizliğin artmamasına katkı sağlayabilir.
6 Ağustos 2023 Pazar
Zararlı Yiyecekler
Çok Faydalı Tuz
Namazın Büyük Önemi
Hayat Sevgidir...
Hayata dair...