10 Ağustos 2023 Perşembe

Ev için pratik bilgiler

 

Fırına konacak tavuğa; 2 kaşık yoğurt, sulandırılmış 1 kaşık salça ve biraz da zeytinyağı karıştırılıp sürülürse lezzetli olur.

Hazırlanan kekin, pişerken çökmemesi için, fırına konmadan önce hamur kalıbı ile 20 dakika kadar dinlendirilir.

Pişirilen sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme şeker yahut limon suyu konur.

Hazırlanan omletin tavaya yapışmaması için, önceden tava ocakta iyice ısıtılır.

Mantarların daha lezzetli olması için, pişirmeden 5 dakika önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu konur.

Kiviler çok sert ve ham ise bir gece plastik bir torba içinde elma ve armutlarla saklanır.

Kuru soğanlar, kese kağıdına sarılıp buzdolabına konursa çürüyüp bozulması önlenmiş olur.

Kek kalıbının içine hamuru dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo konur. Kek pişince kolayca çıkar.

Kesilmiş ve açık havada kalmış soğan zararlıdır.

Kaynak: Türkiye Gazetesi Takvimi

8 Ağustos 2023 Salı

 

    Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) tarafından yayımlanan üretim verilerine göre, 2023 Temmuz ayında toplam kurulu gücün 10.352 MW’ı güneş enerjisi santralleri tarafından oluşturuldu. 2023 yılı Haziran ayı sonunda 104.903 MW olan toplam kurulu güç değeri 162,91 MW’lık artışla 2023 yılı Temmuz ayı sonunda 105.066 MW olarak kaydedilmiştir. 
    2023 Yılı Haziran ayında gerçekleşen toplam 24.549 GWh elektrik üretiminin % 78,37’si serbest üretim şirketleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Serbest üretim şirketlerinin üretimdeki payı, bir önceki aya göre 2,17 puan düşüş, geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre ise 1,81 puan artış göstermiştir. TEİAŞ tarafından yayımlanan üretim verilerine göre, 2023 Temmuz ayında termik santrallerin gerçekleşen toplam üretimdeki payı % 59,65 olarak kaydedilmiştir. 
  Yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik üretiminin payı ise % 40,35 olarak gerçekleşmiştir. 2022 yılı Temmuz ayı içerisinde toplam 29,171 GWh olan elektrik talebi, 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki yıla göre % 7,31 oranında artış göstererek, 31,303 GWh değerine ulaşmıştır. 2022 yılı Temmuz ayında 38.457 MWh olarak ölçülen saatlik ortalama talep, 2023 yılı Temmuz ayında 42.075 MWh olarak gerçekleşmiştir. Toplam kurulu gücün % 67,7’lik (71.104 MW) kısmını serbest üretim şirketleri oluştururken, EÜAŞ santrallerinin toplam kurulu güçteki payı % 20,0 (21.025 MW) seviyesindedir. Yap işlet devret santralleri % 0,1’lik (116 MW), işletme hakkı devredilen santraller %3,1’lik (3,244 MW) bir orana sahiptir. Lisanssız santrallerin toplam kurulu güç içindeki payı da % 9,1 (9.577 MW) olarak kaydedilmiştir. 2023 Yılı Temmuz ayında gerçekleşen toplam 24.549 GWh elektrik üretiminin % 78,37’si serbest üretim şirketleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Serbest üretim şirketlerinin üretimdeki payı, bir önceki aya göre 2,17 puan düşüş, geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre ise 1,81 puan artış göstermiştir. 
     2023 yılı Temmuz ayı sonunda oluşan toplam kurulu gücün % 24,1’lik kısmı (25.362 MW) doğal gaz ve LNG yakıt tipi santralleri ile karşılanırken, % 22,2’lik kısmı (23.282 MW) barajlı hidrolik santraller tarafından karşılanmaktadır. Bu yakıt tiplerini % 10,9’luk (11.441 MW) oran ile yerli kömür santralleri ve % 9,9’luk oran (10.374 MW) ile ithal kömür santralleri izlemektedir. Akarsu tipi hidrolik santraller % 7,9’luk bir orana (8.310 MW) sahipken, rüzgâr santralleri toplam kurulu gücün % 11,0’lık bir kısmını (11.569 MW) oluşturmaktadır. Toplam kurulu gücün % 9,9’luk kısmı (10.352 MW) güneş enerjisi santralleri, % 1,6’lık kısmı (1.691 MW) jeotermal enerji santrallerinden oluşurken, % 2,6’lık kısmı (2.685 MW) ise diğer termik santraller tarafından oluşturulmaktadır. Gerçekleşen elektrik üretimi kaynak bakımından incelendiğinde ise, 2023 Temmuz ayında toplam üretimin % 21,2’sinin doğal gaz ve LNG santralleri tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. Barajlı hidroelektrik santraller, ilgili ayda toplam üretimin % 15,7’sini karşılarken, akarsu tipi hidroelektrik santraller ise % 5,2 oranıyla üretime katkıda bulunmuştur. İthal kömür santralleri Temmuz ayında toplam üretimin % 22,6’sını karşılarken, yerli kömür santralleri ise % 13,3 oranında katkı sağlamıştır. Yenilenebilir enerji santrallerinden rüzgâr enerjisi santralleri toplam üretime % 9,9 jeotermal ve güneş enerjisi santralleri ise toplam % 9,6 oranında katkıda bulunmuştur. Diğer termik santrallerin üretimdeki payı ise % 2,6 olarak gerçekleşmiştir. 

    Kaynak: TENVA 

7 Ağustos 2023 Pazartesi

Enflasyonla Mücadele


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre temmuz ayında TÜFE bir önceki aya göre yüzde 9,49 bir önceki yılın aynı ayına göre ise %47,83 artış gösterdi.

Bir süredir düşüş gösteren enflasyon yeniden yükselişe başladı.

Sıklıkla ifade ettiğim üzere enflasyon fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artıştır.

Yani enflasyonun düşmesi fiyat artış hızının düşmesi anlamına gelir.

Türkiye uzun süredir birçok badireler atlattı. 2013 Mayıs ayı sonu itibariyle başlayan Gezi olayları, 17/25 Aralık emniyet ve yargı darbe girişimi, göç krizi, hendek barikat terörü, Rus uçağının düşürülmesi, 15 Temmuz hain darbe girişimi, Brunson krizi, pandemi (plandemi), Rusya-Ukrayna Savaşı, 6 Şubat depremleri...

Yaşanan her büyük kriz Türkiye’nin ekonomisinde derin yaralar açtı.

2021 Ekim-Kasım döneminde başlatılan yeni ekonomi modeli 24 Şubat 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı ile ağır darbe aldı. Türkiye’nin en önemli pazarı olan ABD ve AB’de ekonomik talep daralması ihracatın istendiği gibi artmamasına neden oldu. 14-28 Mayıs 2023 seçimleri sonrasında yeniden liberal ekonomi çizgisine dönülmesi ile faiz ve vergi oranlarındaki artış halkın alım gücünü iyice daralttı.

Bu politika ile talebin azaltılarak enflasyonun düşürülmesi planlanıyor. Enflasyon ile mücadelede öyle görünüyor ki bazı iş yerleri kapanmak zorunda kalacak. Özellikle “Zombi” olarak adlandırılan iş yerleri kapanırken işsizlik artacaktır. Genç nüfusun yoğun olmasının da etkisiyle yeni istihdam alanları oluşturulamazsa enflasyon düşerken işsizlik artacaktır.

Çünkü klasik kapitalist yöntemler çerçevesinde enflasyon ile mücadelede yapılması gerekenlere bakıldığında bu yöntemler uygulanmalıdır.

Merkez Bankası politika faiz oranlarını artırarak borçlanma maliyetlerini artırıp talebi kısma yöntemi izliyor. Bunun yanında para arzını kredileri azaltarak enflasyonu düşürme politikası uyguluyor. Deprem sebebiyle kamu harcamalarının arttığı bir dönemde artacaktır bir kamu borcu enflasyonu daha fazla artıracağı için vergi artışları ile kamu gelirlerinin artırılarak mali disiplin kontrol altında tutulmaya çalışılıyor. Yalnız buradaki problem kamu da tasarruf söylemlerinin olduğu bir dönemde eylemlerde vatandaşın bu tasarruf tedbirlerini görmemesi. Yoksa vatandaş her zaman devletinin yanında olmuş ve gerektiğinde fedakarlık yapmayı göze almıştır. Bu dönemde uygulanmaya çalışılan bir diğer politika da ithalatın azaltılarak ihracatın artırılmaya çalışılması. İhracata teşvikler devam ederken ithalatın kısılması için vergi artışları gibi politikaların uygulandığı görülüyor.

Enflasyon ile mücadelede fiyat artışlarının sıkı denetimi en önemli unsurlardan biri olarak görülmektedir. Ancak enflasyonla mücadelenin bir diğer adımı da ücret artışlarının kontrollü olmasıdır. Ücret/maaş artışları talebi artırıcı etki oluşturacaktır. Bu nedenle ücret/maaş artışları çok fazla artırılmayacaktır. Şahsen toplu sözleşmeden çok ciddi bir artış beklemiyorum. Aralık ayındaki asgari ücret görüşmelerinden de ciddi bir artış beklememek gerekir.

Para politikası ile maliye politikası birbiriyle uyumlu olmak zorundadır. Aksi halde enflasyon ile mücadelede başarılı olmak zordur. Tabi bu bahsettiğim konular klasik kapitalist iktisadi model çerçevesinde uygulanacak politikalardır. Kapitalizm vahşidir. Öl ya da öldür sistemi ile çalışır. Bencildir. Rasyonel olduğunu iddia eder. Bu nedenle enflasyon ile mücadelede edilirken işsizliğin artacağını baştan kabul eder ve bu doğrultuda hareket eder. Bu kapsamda politika öneren sosyal medya ekonomistleri de bu yönde söylemler ve politika önerirler.

Bu dönemde işsizliğin artmaması için yeni doğrudan yatırımlar yapılması için Körfez ülkeleri ile iş birliği anlaşmaları yapıldı. Ancak doğrudan yatırımlar kısa vadede hemen gerçekleşmez. Fabrika binasının inşa edilmesi makinelerin yerleştirilmesi gibi uzun süren işlemler vardır. Bu dönemde kısa vadede enflasyon ile mücadele edilirken işsizliğin artmaması için piyasanın ihtiyacına göre eğitim ve istihdam programları düzenlenebilir. Bu yönde atılan adımlar var ancak güncellenerek devam edilmesi gerekir. Özellikle deprem sebebiyle inşaat sektöründe çalışanların büyük kısmı deprem bölgesinde yapılan inşaatlarda çalışmak üzere giderken diğer bölgelerde yapılan inşaatlarda işçi bulunması çok zor bir hâl aldı. Bu yönde yapılacak eğitim programları ile piyasanın ihtiyacına göre eleman yetiştirme programları yapılmalıdır. Bu gibi uygulamalar enflasyon ile mücadele edilirken işsizliğin artmamasına katkı sağlayabilir.

6 Ağustos 2023 Pazar

Zararlı Yiyecekler

 

    ABD'de eatthis.com sitesi beslenmede yer vermememiz gereken zararlı maddeleri açıkladı: 

İşlenmiş Etler: Nitrat, çok tuz.
Aşırı Yağda Kızaranlar: Hidrojenize yağ.
Yapay Tatlandırıcılar: Sukraloz.
Çips: Monosodyum glutamat.
Margarin: Potasyum sorbat, trans ve soya yağı, gıda boyası.
Şekerlemeler: Yapay boya, fazla şeker.
Doymuş yağ: Yüksek tuz, Orange B. (Gıda boyası)
Mikrodalga Patlamış Mısır: Trans yağlar.
Tavuk Nugget: Digliserid, Red (Gıda boyası), karajenan.
Paketlenmiş Smoothie: Fruktoz, ksantan sakızı.
Kahve Kreması: Titanyum dioksit, trans yağlar ve şeker.
Beyaz Un: Klor dioksit.
Tofu: Magnezyum Sülfat.
Kurutulmuş Balık ve Deniz Ürünlüri: Tert-bütilhidrokinon
Şekerli Kahvaltılık Gevrek: İşlenmiş karbonhidrat ve şeker.
Hazır Turşu: Çok tuz ve potasyum benzoa. (Koruyucu katkı)
Hindi: Arsenik
İşlenmiş Somon: PCB (Poliklorlu bifenil)
Muffin: Soya yağı, yüksek fruktozlu mısır şurubu, trans yağlar.
Yapay Çikolatayla Kaplanmış Gıdalar: Polisorbat 60
Kurutulmuş Meyva: Sülfit.
Pankek Şurubu: Yüksek fruktozlu mısır şurubu.
Salata Sosu: Sodyum karboksimetil selüloz.
Granolabar: Şeker, mısır şurubu, sorbitol (Yapay tatlandırıcı), soya yağı ve BHT
Konserve Çorba ve Bulyon Küpleri: Monosodyum glutamat.
Dondurulmuş Ara Sıcak: Trans yağlar.
Jöle: Şeker, gıda boyası ve pektin.
Sporcu İçeceği: Yapay boya, ağaç reçinesi.
Kirpi balığı: Derisinde yumurtalıklarında ve karaciğerinde zehir bulunur. Dikkatli tüketilmeli.
Çiğ Kaju: Yüksek alınan dozu zehir üretebilir.
Murver Yaprakları, Tohumları ve Dalları: Siyanür. (Pişirilir.)

Fast-Food Yiyecekler
Yasemin - 30.11.2021

Kaynak: Türkiye Gazetesi Takvimi

Çok Faydalı Tuz

 

Kırıkkale’nin Delice ilçesinde, dağların eteklerindeki fay hattından günlük 200 bin litre civarında doğal kaynak suyu yeryüzüne çıkıyor. Toprak minerallerini toplayıp sera tipi havuzlara getirilen bu kaynak su, güneşte buharlaştırılıyor ve tuzu kalıyor. Bol mineralli bu tuz; başta ABD, Almanya, İsviçre, İngiltere, Avustralya, Belçika ve Yeni Zelanda’ya ihraç ediliyor. Katı hâli yurt içi ve yurt dışında ilgi gören tuzun sıvı hâli de yurt dışına gönderiliyor. Mayi Tuz Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ortağı Sibel GÖZÜYUKARI, İHA muhabirine şu açıklamayı yaptı: “Babam ile beraber bu tuz ocağını keşfettik. Bu kadar kaliteli bir tuzu bulduktan sonra; Neden ülkemizden çıkan bu tuz dünya markası olmasın?” dedik ve bu tuzun markalaşma hikâyesini başlattık. Bu kadar kaliteli tuzu bulduktan sonra dünyada çok nadir olduğunu keşfettik. Dünyada sadece 3 yerde bu gibi kaynaktan tuz çıkıyor. Özellikle magnezyum oranının yüksekliği ile diğer tuzlardan ayrılıyor. Ödemi önlemesi, potasyum oranının yüksek olması ile kalp sağlığı ve tansiyon bakımından önemli. Kramp ve eklem ağrılarına faydalı olduğundan sporcularda tercih ediyor. Bu su; 1.300 metre kadar derinliğindeki bir fay kırığından geliyor. Bu bölgede tek iyotlu topraklar buralardadır. Toprakta ne kadar mineral varsa bu dolaşma esnasında bünyesine katıp çıkıyor. Kırıkkale Üniversitesi’nin, mineral bakımından dünyanın en kaliteli tuzu olduğunu literatür çalışmasıyla ispatladı. Akdeniz Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi  de bir araştırma yaptı. Onlar da olumlu sonuçlar elde etti. 

Namazın Büyük Önemi

 

    Namazın güzelliği, diğer ibâdetlerin aksine olarak îmân gibi kendisindendir. Kendisinde en çok ibâdetleri toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran bir ameldir. Namazı, huşû ve hudû, yani tevâzu ve korkuyla, kalp huzuruyla; rükû ve secdelerde, kavmede ve celsede, bütün uzuvların hareketsiz kalmasına riâyetle ve cemaatle edâ etmek, kurtulmanın başlıca sebeplerindendir. Bu sûretle namazını kılan mü’minlerin kurtulacakları, âyet-i kerîmede beyan buyurulmuştur. Kasten bir namazını kazaya bırakmış olan kimse; pişman olup, tevbe edip bu namazını kazâ etmedikçe, 100 bin kere hac etse ve Ramazan ayında oruç tutsa ve Kurân-ı kerîmi hatmetse, 100 bin câmi yaptırsa ve saatte 1000 kere Allahü teâlâyı zikretse de, o kimse yine Allahü teâlânın indinde kötü kimse olup, o namazın karşılığı olarak günahtan kurtulamaz.

     Seyyid Abdülhakîm Arvâsî (Namaz Risâlesi)

Hayat Sevgidir...

 

Hayata dair...

ne varsa
ne bulabildiysek,
ne görebildiysek,
ne gösterirseniz
ve neyi görebilirseniz....
Burada birlikte paylaşalım....
...
Hayata dair söylenmemiş söz kalmış mıdır acaba ?
Söylenecek söz kalmadıysa da, farketmemiz gereken çok şey var...
Bu blog zinciri ile "farkedilmesi gereken her şey için" bir sayfa oluşturma çabasındayız...
*

Amacımız; paylaşmak...
Hayata dair ne varsa, ne görmüşsek, ne öğrenmişsek tüm bilgilerimizi, görüşlerimizi paylaşmak çabasında olacağız...
Sevgiyle...